İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kültürpark Lozan Kapısı’nda düzenlenen İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı’nın açılışına katıldı. Edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen fuarın 17-26 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacağı bildirildi. Başkan Tugay yaptığı açılış konuşmasında edebiyatın, kültürel ve sosyal yapıya olumlu etkilerine değindi.
"KÜLTÜRPARK’A KÜTÜPHANELER YAPILMAYA DEVAM EDİLECEK"
Kültürpark’ın yangınla yıkılmış bir alan olduğunu hatırlatan Tugay, “Burası yeşil alana dönüştürülürken dönemin Belediye Başkanı Behçet Uz ve arkadaşları buraya Kültürpark adını vermişler, vermek istemişler. Çünkü bu alanın aynı zamanda şehrin yaşayanlarına, ama özellikle İzmir’in gençlerinin kültürel yaşamına zenginlik katan, onları geliştiren bir alan olmasını hayal etmişler. O nedenle Kültürpark adı verilmiş bir yer. Ve biz buranın ruhuna uygun bir çalışmayı sakince, sessizce yürütüyoruz bir süredir. Daha fazla kültürel öğe olsun, daha fazla sanata dair bir şeyler olsun, daha fazla kültür ve sanatla bağlantılı etkinlikler olsun diye çaba gösteriyoruz arkadaşlarımızla birlikte. Bu düşünceyle artık Kültürpark’ın içerisinde yeni müzeler var, sergi alanları var. Artık Kültürpark’ta bir Hasan Ali Yücel Kütüphanesi var, bir İlber Ortaylı Kütüphanesi var ve her geçen gün bunların yenileri de eklenerek devam edecek” dedi.
‘YÜZLERCE ETKİNLİK DÜZENLENECEK’
“Kitap fuarı İzmir için çok değerli, her zaman İzmirlilerin çok ilgisini çekmiş bir etkinlik ve burada ağaçların gölgesinde kuş seslerinin arasında kitapla buluşmak insanlarımızın çok keyif aldığı bir olay” diyen Tugay, şunları söyledi: “Bu fuarda, yedincisi düzenlenen bu fuarda 10 gün boyunca İzmirliler kitaplarla konuşacak, yazarlarla buluşacak, yazarlar okurlarla buluşacak, edebiyat bu alandan şehrin her tarafına yayılacak. Bu fuarda yaklaşık 250 katılımcı var. 400'e yakın yazar, şair, akademisyen ve sanatçı katılım gösterecek ve onlarla birlikte yüzlerce etkinlik düzenlenecek. Belki bir çocuğun ilk kitabını seçerken yaşadığı heyecanda; bir gencin hayran olduğu bir yazarla tanıştığı anda ve kitabın sayfalarında ya da o güzel söyleşilerle buluşmalarda kendini bir cümlenin içerisinde bulduğu o derinlikte saklı olacak.”

ONUR KONUĞU OYA BAYDAR
Tugay, “Bu yıl onur konuğumuz, biraz önce kendisini dinleme mutluluğunu yaşadığımız Sayın Oya Baydar. Oya Hanım edebiyatımızın çınarlarından birisi. Romanları ve öyküleriyle toplumun bir panoramasını sunarken insanların da psikolojik derinliklerine iniyor. İnsanın hikayesi kurdukça var olduğunu gösteriyor aslında. O nedenle kendisiyle burada bulunmak bizim için büyük bir onur. Bu davetimize katıldığı için, burada bulunduğu için, bizi onurlandırdığı için kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘İZMİR PEK ÇOK YÖNÜYLE ÇOK KÜLTÜRLÜ’
Kültürün, bir şeylerin iyiye ya da kötüye gitmesinin yolu olduğunu söyleyen Tugay, “Hepimizin bunu anlaması lazım. Bu böyle kanun, yazılan kanunlarla olan bir şey değil. Yaşamla, yaşanarak olgunlaşan ve insanların içselleştirdiği şey kültür. Bize dair şeylerin bir bütünü. İnsanlarımızın zihin dünyasını, insanlarımızın kültür dünyasını zenginleştiren işleri yapmak zorundayız. O nedenle kültüre, sanata, sanatın her dalına ve içerisinde çok güçlü bir öge. Edebiyata dair yapılan her türlü şey çok değerli diye düşünüyoruz. İzmir pek çok yönüyle çok kültürlü, bir o kadar hoşgörülü, pek çok farklı kültürü içerisinde barındıran ve oradan gelen bir zenginliği yaşayan bir şehir. Bu şehir sanatçıyla her zaman barışık olmuş bir şehir. Biz bazen içimizde böyle tarif edemediğimiz bir duyguyu bir şiirin bir mısrasında buluyoruz ya da bir hikâyeyi okurken önümüze çıkan bir cümlede buluyoruz; 'İşte tam olarak budur,' diyoruz. Umuda kapılıyoruz. En çok ihtiyacımız olan şeyin umut olduğu bir gerçek ama umutların gerçeğe dönüşmesi için herkesin üzerine düşen görevler olduğunu da hepimizin ayrı ayrı hatırlaması lazım” diye konuştu.
Tugay son olarak şu sözleri kullandı: Ama bir araya geldiğimizde içimizdeki bir yanlışın ya da bir kötünün başkalarının umudunu kırmasına, duygusunu bozmasına izin vermememiz lazım. Böyle bir sorumluluğumuz var. Ne olursa olsun iyiliğin, doğruluğun, adaletin, barışın, dostluğun, kardeşliğin, edebiyatın, sanatın yanında olma bizlere düşüyor diye düşünüyorum. Homeros'un yaşadığı topraklardayız, edebiyatın da doğduğu topraklardayız. O nedenle İzmir daha fazla kitap demeli, daha fazla edebiyat demeli, daha fazla sanat demeli. Sanatçılarımız da İzmir'i ihmal etmemeli. Sizlerle birlikte olmak, bu güzel kitap fuarını açmak bizim için büyük bir mutluluk.





