1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü yaklaşırken İzmir’de sendikalardan dikkat çeken açıklamalar geldi. Emek mücadelesinin simgesi olan bu önemli gün öncesinde yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, emekçilerin yaşam koşulları ve demokratik haklara yönelik baskılar öne çıktı.

“Yoksulluğa mahkum edildi”
Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, ülkede emeğin değersizleştirildiğini ve geniş kesimlerin yoksulluğa mahkûm edildiğini belirterek, asgari ücretin açlık sınırında seyrettiğini, emeklilerin ise insanca yaşam koşullarından her geçen gün daha da uzaklaştığını ifade etti. Milyonlarca yurttaşın temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini dile getiren Filiz, yaşanan ekonomik tablonun yanında siyasal alanda da ciddi bir hukuk erozyonuna dikkat çekti.
Filiz, demokratik siyasete dönük baskıların arttığını, yargının araçsallaştırıldığını ve hukuksuzlukların toplumsal barışı zedelediğini belirterek, ülkenin daha karanlık bir sürece sürüklendiğini savundu. Son dönemde madencilerin gerçekleştirdiği yürüyüşün, emeğin sabrının taştığını gösterdiğini vurgulayan Filiz, “Yeraltında yaşamını kazanan madencilerin sesi, yalnızca kendi taleplerinin değil, emeğiyle yaşayan herkesin ortak çığlığıdır” dedi.
Belediyelerde yürütülen toplu iş sözleşmesi süreçlerine de değinen Filiz, kazanılmış hakların geriye çekilmek istendiğini belirterek bunun yalnızca yerel değil, ülke genelinde emeğe yönelik sistematik bir müdahalenin parçası olduğunu söyledi. “Ağır bedeller ödeyerek elde ettiğimiz kazanımlarımızdan asla geri adım atmayacağız” diyen Filiz, mücadelelerinin sonuç alıncaya kadar süreceğini vurguladı.
Emekçilerin bu düzene teslim olmayacağını ifade eden Filiz, insanca yaşam, adil ücret ve güvenceli çalışma taleplerinden geri adım atmayacaklarını belirterek tüm kesimleri 1 Mayıs’ta alanlara çağırdı.

“Birlik ve beraberlik günü olmalı”
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ise 1 Mayıs’ın hem Türkiye’de hem de dünyada uzun yıllardır kutlandığını hatırlatarak, bu günün işçi ve memurların birlik ve beraberliğini simgeleyen bir bayram olması gerektiğini söyledi. Ancak birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de 1 Mayıs’ın çalışanların sıkıntılarının dile getirildiği bir gün haline geldiğine dikkat çeken Doğruyol, özellikle maden işçilerinin yaşadığı geçim sıkıntısının emekçilerin durumunu gözler önüne serdiğini ifade etti.
Çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücretle geçinmeye çalıştığını belirten Doğruyol, bu durumun 1 Mayıs’ın önemini daha da artırdığını söyledi. Emekçilerin alın terinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Doğruyol, herkesin insanca yaşayabileceği bir ücret seviyesine ulaşmasının önemine dikkat çekti.
Doğruyol ayrıca 1 Mayıs’ın bayram havasında kutlanması gerektiğini belirterek, tüm işçi ve memurları alanlara davet etti. Provokasyonlara karşı uyarıda bulunan Doğruyol, emekçilerin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.





