Türkiye, kişi başına yıllık yaklaşık 3,5-4 kilogram kuru çay tüketimiyle dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu oran, toplamda yıllık yaklaşık 280 bin ton kuru çay tüketimine denk geliyor. Kahve tüketimi ise son yıllarda artış gösterdi. 2014 yılında kişi başına düşen yıllık kahve tüketimi 350-400 gram iken, 2023 yılında bu miktar yaklaşık 1,5 kilograma yükseldi ancak Türkiye bu artışa rağmen kahve tüketiminde hala Avrupa ortalamasının altında.
Yüzde 30 zam
Türkiye’nin tüketim alışkanlıklarının birinci sırasında çay ve kahve tüketimi yer alırken, maliyetlerdeki fahiş artış, tüketimi azaltıyor. İzmir Kahveciler Odası Başkanı İsmail Hakkı Kırdı, kira, elektrik, su, vergi gibi giderlerdeki fahiş artışlar nedeniyle kahvecilerin zor durumda olduğunun altını çizerken, yeni yılda çay ve kahveye aynı asgari ücrette olduğu gibi yüzde 30 oranında zam geleceğini belirtti. Bu artışla birlikte, yeni yılda çay ocaklarında çayın 15 TL, kahvehanelerde 17 TL, birinci sınıf işletmelerde 20 TL ve çay bahçelerinde 30 TL olması beklenirken, kahve fiyatlarının ise en düşük 40 TL olacağı öngörülüyor. Böylece, dışarıda bir çay ve bir kahve içmenin maliyeti en az 60 TL'ye ulaşacak.

‘Çay dağıtacak yok’
Maliyetlerdeki artış ile birlikte fiyat artışlarının işlerin azalmasına neden olduğunu belirten Kırdı, "Fiyatların yükselmesi demek, işlerin azalması demektir. Biz, fiyatların yükselmesinden yana değil, girdi fiyatlarının aşağı çekilmesinden yanayız. Hizmet sektörüne, esnafa özellikle vergi konusunda, büyük iş adamlarına yapıldığı gibi bir vergi düzenlemesi istiyoruz” dedi. Artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların çay ve kahve tüketim alışkanlıklarında değişiklikler yaşandığını belirten Kırdı, “Gün geçtikçe fiyatların yüksek olmasından dolayı insanlar kendi imkânlarıyla çaylarını kendi evlerinde içiyor. İşyerlerinde herkes kendi çay ve kahvesini kendi yapıyor. Ancak zaruri olduğu zaman işletmelerden kahvelerden misafirlerine ikramda bulunuyorlar” ifadelerini kullandı. Öte yandan çay ve kahve satacak kalifiye eleman bulmakta zorlandıklarını da belirten Kırdı, “Hizmet grubundayız o yüzden sıkıntı ekiyoruz. Kalifiye işçi bulmak zor oluyor. Maliyetler ve çalışan bulamamak nedeniyle dükkanını kapatanlar da oluyor” dedi.

‘Kilosu 500 TL’ye kahve’
İzmir Alsancak’ta nostaljik ürünlerin ve eşyaların bulunduğu bir kafe işleten Emrah Anduz, kahve fiyatların her gün zamlandığını söyledi. Anduz, kahveye daha yeni zam gelmesine rağmen yılbaşından sonra yeni zamların kapıda olacağını vurgulayarak, “Birkaç ay önce yüzde 20 oranında zam gelmişti. Daha kasım ayının ortasında yeniden yüzde 30’luk bir zam geldi. Ben kafemde yeni nesil kahve satmıyorum. Sadece Türk kahvesi satıyorum. Şu anda kilogramını 450-500 TL civarında çekirdek halindeyken alıyorum. İzmir’de kahvenin kilogramını benden daha pahalıya alan yoktur çünkü özel bir yere yaptırıyorum. Normalde 300-400 bandında fiyatlara da kahve var” diye konuştu.
En pahalısı Bostanlı’da
İzmir’de kahve satan esnafın zor durumda olduğunu ve müşteri kitlesinin düştüğünü kaydeden işletmeci Emrah Anduz, “Bütün esnaf ağlıyor ve haklılar. Fiyatlar çok yükseliyor ve maalesef bunu da kendi fiyatlarımıza yansıtmak durumunda kalıyoruz. İzmir’de Kemeraltı kahvede ortalamanın çok daha altında fiyatları bulabileceğiniz bir yer çünkü orada çok fazla alternatif var ve çoğunun da konsepti aynı. Bence kahve için en pahalı yerlerin başında Bostanlı geliyor, ardından Güzelbahçe, Mavişehir ile Alsancak geliyor. Çünkü buralarda daha çok farklı konseptler ve yeni nesil kahveciler revaçta” ifadelerini kullandı.





