İzmir’de geliştirilen yapay zekâ destekli bir robot, rüzgâr enerjisi sektöründe uzun süredir çözüm bekleyen kritik bir soruna doğrudan müdahale ediyor. “Maça” adı verilen bu yerli teknoloji, rüzgâr türbinlerinin kanat içlerinde oluşan hasarları hızlı, güvenli ve veri odaklı biçimde tespit ederek bakım süreçlerini yeniden tanımlıyor.

Zorlu bir alana robotik çözüm

Rüzgâr türbinleri, özellikle kanat yapıları itibarıyla bakım ve denetimi en zor enerji altyapılarından biri olarak kabul ediliyor. Onlarca metre uzunluğundaki kanatların iç kısmı dar, karanlık ve erişimi güç bir ortam sunuyor. Geleneksel yöntemlerde teknisyenler bu alanlara fiziksel olarak girerek, çoğu zaman sınırlı görüş ve yüksek risk altında inceleme yapmak zorunda kalıyor.

Yaklaşık beş yıl önce güvenlik ve verimlilik odaklı robotik çözümler geliştirmek amacıyla kurulan İzmir merkezli girişim, bu problemi odağına alarak çalışmalarını derinleştirdi. Ekip, insan erişiminin zor olduğu kanat içi denetim süreçlerini otomatikleştirecek bir sistem geliştirme hedefiyle “Maça” robotunu ortaya çıkardı.

Lidar ve yapay zekâ ile dijital haritalama

“Maça”, kompakt boyutları sayesinde türbin kanatlarının içinde rahatlıkla ilerleyebilen bir robot olarak tasarlandı. Üzerinde yer alan kamera sistemleri ve aydınlatma bileşenleri, tamamen karanlık olan bu ortamlarda yüksek kaliteli görüntü alınmasını sağlıyor.

Robotun en kritik teknolojik bileşenlerinden biri ise Lidar sensörleri. Bu sistem, lazer ışınları aracılığıyla ortamın üç boyutlu haritasını çıkarıyor. Elde edilen veriler, yapay zekâ algoritmalarıyla işlenerek kanat iç yüzeyinin dijital bir kopyası oluşturuluyor. Bu model üzerinden çatlaklar, yüzey kabarmaları ve deformasyonlar yüksek hassasiyetle tespit edilebiliyor.

Toplanan görüntüler ve sensör verileri eş zamanlı olarak birleştirilerek kapsamlı bir analiz altyapısı oluşturuluyor. Böylece sadece anlık bir kontrol değil, karşılaştırmalı ve izlenebilir bir bakım süreci de mümkün hale geliyor.

“İş güvenliği ve verimlilik en büyük problemdi”

Robotun geliştiricilerinden Emre Onan, rüzgâr enerjisi sektöründe kanat içi denetimlerin uzun süredir önemli bir sorun alanı olduğunu belirtiyor. Mevcut yöntemlerin hem iş güvenliği açısından riskli hem de operasyonel olarak verimsiz olduğunu vurgulayan Onan, türbin kanatlarının yaklaşık 20 yıllık bir kullanım ömrüne sahip olduğunu ve yaşlandıkça daha sık kontrol gerektirdiğini ifade ediyor.

Türkiye’deki birçok türbinin 10 yılı geride bıraktığına dikkat çeken Onan, Avrupa’daki sistemlerin ise daha da yaşlı olduğunu belirterek, bakım ihtiyacının giderek arttığını söylüyor. Bu ihtiyacın daha güvenli ve hızlı şekilde karşılanması için robotik çözümlerin kaçınılmaz hale geldiğini dile getiriyor.

Dakikalar içinde denetim

“Maça”nın sağladığı en somut avantajlardan biri zaman tasarrufu. Geleneksel yöntemde bir teknisyenin bir türbinin üç kanadını kontrol etmesi 4-5 saat sürebilirken, robot tek bir kanadı yaklaşık 17 dakikada tarayabiliyor. Bu da toplam bakım süresini dramatik biçimde azaltıyor.

Ayrıca insanın kanat içine girmesine gerek kalmaması, iş kazası riskini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Bu durum hem iş güvenliği standartlarını yükseltiyor hem de işletme maliyetlerini dolaylı olarak düşürüyor.

Sahada aktif kullanım ve ihracat

Girişim, geliştirdiği robotu kısa sürede sahaya entegre etmeyi başardı. Yaklaşık bir yıl içinde 150’den fazla türbinde denetim hizmeti verildiği belirtiliyor. Sistem, sadece yerel pazarda değil uluslararası alanda da dikkat çekmiş durumda.

İlk hizmet ihracatı Ürdün’e gerçekleştirilirken, Almanya, Azerbaycan ve Yunanistan’dan da talep alındığı ifade ediliyor. Bu gelişme, yerli mühendislik çözümlerinin küresel enerji sektöründe rekabet edebilirliğini ortaya koyuyor.

Enerji üretimine kesintisiz katkı

Robotik denetim sayesinde bakım sürelerinin kısalması, türbinlerin daha uzun süre aktif kalmasına olanak tanıyor. Bu da enerji üretiminde kesinti sürelerini minimize ederek işletmeler için önemli bir avantaj sağlıyor.

Sonuç olarak “Maça”, yalnızca bir denetim aracı değil; iş güvenliği, operasyonel verimlilik ve veri temelli bakım anlayışını bir araya getiren entegre bir çözüm olarak öne çıkıyor. Rüzgâr enerjisinin giderek büyüyen küresel rolü düşünüldüğünde, bu tür teknolojilerin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşması bekleniyor.

Kaynak: AA