Öhd İzmir Kadın Komisyonu ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Havin Aşkan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma ve açılan kamu davasına yönelik basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 24 Aralık 2024 tarihinde yaşamını yitiren Aşkan’ın ölümünün ilk aşamada intihar olarak değerlendirildiği, ancak soruşturma sürecinde elde edilen bulguların bu değerlendirmeyi değiştirdiği ifade edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, şüpheli eş hakkında “kasten öldürme” suçundan kamu davası açıldığı hatırlatılarak, bu gelişmenin olayın niteliğine ilişkin ortaya konulan iddiaları destekleyen önemli bir aşama olduğu vurgulandı.
Tutuklama talebinin reddine tepki
Açıklamada, dosyada yer alan delillerin olayın aydınlatılması açısından önemli bir noktaya ulaştığı belirtilirken, şüpheli hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmamasının kamu vicdanını zedelediği ifade edildi. Mahkeme tarafından tutuklama talebinin gerekçe gösterilmeden reddedildiği ve şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiği belirtilen açıklamada, benzer nitelikteki dosyalarda tutuklama tedbirine ilişkin farklı uygulamaların kamuoyunda tartışmalara yol açtığına dikkat çekildi.
Boğuşma ihtimali
Kadın örgütleri, dosyada yer alan adli bulgulara da değinerek, Havin Aşkan’ın tırnaklarından alınan örneklerde şüpheliye ait DNA izlerinin tespit edildiğini aktardı. Bu bulgunun, olay sırasında fiziksel temas ve olası bir boğuşma ihtimaline işaret ettiği belirtildi.
Bununla birlikte, olayın ilk aşamada “şüpheli ölüm” kapsamında ele alınmaması nedeniyle şüpheliye yönelik adli muayenenin zamanında yapılmadığı ifade edildi. Bu durumun, olası fiziksel bulguların tespitini zorlaştırdığı ve soruşturma sürecini olumsuz etkilediği vurgulandı.

'Adli işlemler gecikti'
Açıklamada, soruşturma kapsamında verilen gizlilik kararının müşteki vekillerinin dosyaya etkin katılımını sınırladığı ifade edildi. Ayrıca ilk aşamada gerekli adli işlemlerin gecikmesi nedeniyle delillerin kaybolma veya zayıflama riskinin ortaya çıktığı belirtildi.
Kadın örgütleri, şüpheli kadın ölümlerinde soruşturmanın hızlı ve kapsamlı yürütülmesinin önemine dikkat çekerek, mevcut uygulamaların maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırabileceğine işaret etti.
'Peşini bırakmayacağız'
Havin Aşkan’ın ağabeyi Bedirhan Aşkan ise kardeşinin intihar ettiğine kesinlikle inanmadıklarının altını çizerek, “Kardeşim kesinlikle öldürüldü. Çünkü eve gittiğimizde asılı vaziyette gördüğünü söyledi. Kapı kolunda herhangi bir çökme, cam patlaması yoktu. Kamu görevlisi olduğu için elini kolunu sallayarak gitti. Ne bir tutuklama oldu ne de telefonuna bakıldı. Hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Şu anda Van’da aktif görevini yapıyor. Biz Havin’in ailesi olarak şikayetçiyiz. Sonuna kadar adalet istiyoruz. Olayın peşini bırakmayacağız” dedi.



