İzmir’de kentsel dönüşüm projeleri kapsamında kooperatif modeliyle yürütülen yapım süreçlerine ilişkin tartışmalar sürerken, kooperatif üyelerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yeni bir açıklama geldi. Kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, aynı belediye bünyesinde aynı yıl içerisinde farklı kooperatifler için farklı sözleşme modellerinin uygulandığı öne sürülerek, söz konusu farklılığın gerekçesinin açıklanması istendi.

Kooperatif üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının yer aldığı S.S. İzmir Emekçileri Konut Yapı Kooperatifi ile Egeşehir A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin, İZBETON ile kentsel dönüşüm projelerinde çalışan diğer kooperatiflerle yapılan protokollerden farklı koşullar içerdiğini savundu.

Sözleşme modellerindeki farklılık gündeme getirildi

Açıklamada, Egeşehir A.Ş. ile yapılan sözleşmede kooperatif üyelerinin yükümlülüğünün önceden belirlenen bedelin ödenmesiyle sınırlandırıldığı, inşaatın gerçekleştirilmesi ve sürecin yürütülmesine ilişkin sorumluluğun ise belediye iştiraki Egeşehir A.Ş.'de olduğu ileri sürüldü.

İZBETON ile yapılan protokollerde ise kooperatiflerin doğrudan yapım sürecinin tarafı haline getirildiği belirtildi. Açıklamada, sözleşmelerde kooperatiflerden yüzde 6 kesin teminat istendiği ve yapıların zamanında tamamlanmaması halinde kooperatif üyeleri açısından günlük ceza hükümlerinin bulunduğu ifade edildi.

Kooperatif üyeleri, söz konusu sözleşme yapısının inşaat, maliyet ve hukuki risklerin önemli bölümünü kooperatifler üzerinde bıraktığını öne sürdü.

“Yüklenici” ve “taşeron” ifadelerine dikkat çekildi

Basın açıklamasında özellikle 2022 yılında düzenlenen iki belgeye dikkat çekildi. Buna göre 25 Şubat 2022 tarihli İZBETON protokolünde ilgili kooperatifin “yüklenici” olarak tanımlandığı, 10 Mart 2022 tarihli yer teslim tutanağında ise kooperatif için “taşeron” ifadesinin kullanıldığı belirtildi.

Kooperatif üyeleri, aynı yılın 4 Ekim tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının üye olduğu S.S. İzmir Emekçileri Konut Yapı Kooperatifi ile Egeşehir A.Ş. arasında imzalanan sözleşmede ise farklı bir model uygulandığını savundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş açıklamalarında da Egeşehir A.Ş. tarafından belediye çalışanları ve dar gelirli yurttaşlar için 546 konutluk proje yürütüldüğü, bunların 450'sinin İzmir Emekçileri Konut Yapı Kooperatifi üyeleri için planlandığı açıklanmıştı.

Bilirkişi raporundaki yüzde 9,77 oranı gündemde

Kooperatif tarafından yapılan açıklamada, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/181 D. İş sayılı dosyasında hazırlanan 22 Ağustos 2024 tarihli bilirkişi raporuna da yer verildi. Açıklamaya göre söz konusu raporda ilgili inşaatın gerçekleşme seviyesi yüzde 9,77 olarak tespit edildi.

Kooperatif üyeleri ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanssız konut kooperatiflerine anahtar teslim kat karşılığı yapım işi verilmesine ilişkin süreç sonrasında çalışmaların durduğunu belirtti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi de daha önce yaptığı resmi açıklamada, yapı kooperatifleri eliyle yürütülen bazı yapım işlerinin Bakanlık talimatı doğrultusunda durdurulduğunu açıklamıştı. Belediye, daha sonraki süreçte Örnekköy, Uzundere ve Aktepe-Emrez'deki proje alanlarının kooperatiflerden teslim alınarak yapım sürecinin İZBETON ve Egeşehir koordinasyonuyla tamamlanmasının hedeflendiğini duyurmuştu.

60 aylık ödeme planına itiraz

Açıklamada ayrıca 30 Mart 2026 tarihli olduğu belirtilen Niyet Protokolü'ne değinildi. Kooperatif üyelerinin aktardığına göre söz konusu protokolde yapım işinin bundan sonra İZBETON tarafından sürdürülmesi, tamamlama maliyetinin ise üyeler tarafından 60 ay boyunca ödenmesi öngörüldü.

Kooperatif, protokolde nihai tadil metninin imzalanması için 15 Temmuz 2026 tarihinin belirlendiğini ancak bu tarihin geçmesine rağmen kendilerine dönüş yapılmadığını savundu.

Üyeler, mevcut durumda inşaatın tamamlanması için ortaya çıkacak maliyetin tamamının kooperatif üyelerine yüklenmesinin gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Davanın sürdüğü belirtildi

Basın açıklamasında kooperatif tarafından İZBETON ve İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine açıldığı belirtilen davanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde sürdüğü ifade edildi.

Kooperatif yönetimi, uyuşmazlığın hukuki yönüne ilişkin nihai değerlendirmeyi yargının yapacağını vurgularken, kamu kurumlarının süreçle ilgili açıklama yapmasının mahkeme kararından bağımsız bir hesap verme sorumluluğu olduğunu savundu.

Belediyeye 7 soru yöneltildi

Kooperatif üyeleri açıklamanın sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yedi başlık altında soru yöneltti. Belediyenin kendi çalışanlarının yer aldığı kooperatif için uyguladığı belirtilen sabit bedelli modelin diğer kooperatiflere neden uygulanmadığı, yaklaşık 1.500 ailenin yer aldığı kooperatiflerin hangi gerekçeyle yüklenici veya taşeron konumuna getirildiği ve protokol hazırlanırken mali ve hukuki risklerin üyeler açısından değerlendirilip değerlendirilmediği soruldu.

Açıklamada ayrıca geçmişte satış ofislerinde, broşürlerde ve şantiye alanlarında İzmir Büyükşehir Belediyesi logosunun kullanıldığı belirtilerek sonraki dönemlerde logo kullanımına ilişkin farklı bir karar alınıp alınmadığının açıklanması istendi.

Kooperatif üyeleri, protokollerde öngörülen kontrol teşkilatının kurulup kurulmadığı, kurulmuşsa inşaat seviyesinin düşük kaldığı süreçte hangi denetim raporlarının hazırlandığı ve 60 aylık tamamlama maliyetinin neden üyeler tarafından karşılanmasının istendiği konusunda da yanıt talep etti.

Açıklamada taleplerin kişilere değil kurumlara yönelik olduğu belirtilerek, kooperatif üyelerinin ödedikleri bedellere ve devam eden konut projelerine ilişkin kamu kurumlarından açıklama istemelerinin hak olduğu ifade edildi.

Kaynak: Bülten