İzmir’in Konak ilçesinde 9 Mart gecesi meydana gelen olayda, taksiye yolcu olarak binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer’i (52) ara sokağa yönlendirdi. Ücretin sorulması üzerine herhangi bir tartışma yaşanmadan yanında bulunan tabancayla Örer’in başına ateş eden şüpheli, bilincini kaybeden sürücüyü araçtan indirerek taksiyi gasbetti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelinin olayın ardından araca F.A. isimli bir kadını aldığı ve öldürülen şoförün kanının bulunduğu araçta uyuşturucu kullandığı bilgisine yer verildi. Araç takip sistemi sayesinde yakalanan sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası ile “gece vakti silahla yağma” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından toplam 19 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Ailenin acısı ve güven vurgusu

Hayatını kaybeden Deniz Örer’in kardeşi Engin Örer, olay sonrası büyük bir üzüntü yaşadıklarını belirterek, yaşanan kaybın hiçbir şekilde telafi edilemeyeceğini ifade etti. Hukuki sürece güvendiklerini dile getiren Örer, devletin gerekli adımları atacağına inandıklarını ancak verilecek cezaların acılarını dindirmeye yetmeyeceğini söyledi.

Ağabeyinin mesleğin risklerinden sıkça bahsettiğini aktaran Örer, oğlunun geleceğini güvence altına aldıktan sonra işi bırakmayı planladığını ifade etti. Sektörde güvenlik sorunu bulunduğunu belirten Örer, kalıcı önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Ailenin yaşadığı süreci dayanışma içinde aşmaya çalıştığını da sözlerine ekledi.

Hukuki süreç ve ceza beklentisi

Ailenin avukatı İlker Kasapoğulları, olayın doğrudan kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kamuoyuna yansıyan görüntülerde olayın açık şekilde görüldüğünü ifade eden Kasapoğulları, yargılama sürecinde takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini dile getirdi.

Kasapoğulları, cinayetin yanı sıra şüphelinin cüzdanı alması, taksiyi gasbetmesi ve ruhsatsız silah taşıması nedeniyle de ayrı ayrı cezalandırılmasının beklendiğini belirtti. Aileye hukuki süreç boyunca destek vereceklerini vurgulayan avukat, adaletin sağlanmasının acıyı bir ölçüde hafifletebileceğini ifade etti.

“Madde etkisi” savunmasına değerlendirme

Sanığın olası “uyuşturucu madde etkisi altında olduğu” yönündeki savunmasının ceza indirimi gerektirmeyeceğini belirten Kasapoğulları, olay öncesi davranışların bilinçli olduğuna dikkat çekti. Görüntülerde şüphelinin planlı ve soğukkanlı hareket ettiğinin görüldüğünü aktaran Kasapoğulları, bu tür savunmaların hukuki açıdan karşılık bulmayacağını ifade etti.

Uyuşturucu veya alkol kullanımının suç sonrası sorumluluğu ortadan kaldırmadığını belirten Kasapoğulları, bu tür durumların çoğunlukla çevreye zarar verdiğini söyledi. Bu nedenle sanığın pişmanlık beyanlarının yargı sürecinde etkili olmayacağını değerlendirdi.

Aynı sokakta yaşanan ikinci kayıp

Aynı sokakta daha önce benzer bir kayıp yaşayan bir ailenin de süreci yakından takip ettiği belirtildi. 2007 yılında aynı bölgede öldürülen taksici Mustafa Girgin’in oğlu İsmail Girgin, yaşanan olayın kendisi için yeniden bir travma oluşturduğunu ifade etti.

Girgin, hayatını kaybeden Deniz Örer ile uzun yıllar yakın ilişkileri olduğunu belirterek, yaşananların ardından konuşmakta zorlandığını dile getirdi. Failin en ağır cezayı alması gerektiğini vurgulayan Girgin, bunun toplumsal vicdan açısından önemli olduğunu ifade etti.

Kaynak: İHA