İzmir’in merkezinde bugün tamamen yeraltında kalan Boyacı Deresi, 17. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar kentin günlük yaşamında ve kent hafızasında önemli bir yere sahip oldu. Halkapınar civarındaki Diana Hamamları’ndan kaynaklanan küçük bir su kolu olarak bilinen Boyacı Deresi, Kemer bölgesinden başlayarak Basmane ve bugünkü Kültürpark çevresinden geçiyor, Lozan Meydanı ile Vasıf Çınar Bulvarı doğrultusunda ilerleyerek körfeze ulaşıyordu. Adını kıyılarında faaliyet gösteren boya imalathaneleri ve basmahane atölyelerinden alan tarihi su yolu, zaman içinde kentin büyümesiyle yapılaşmanın arasında kaldı ve 20. yüzyılın başlarından itibaren gerçekleştirilen altyapı ve kentsel düzenlemeler sonucunda tamamen kapatıldı.

Halkapınar’dan başlayan su yolu körfeze ulaşıyordu

Boyacı Deresi, Halkapınar civarındaki Diana Hamamları’ndan kaynaklanan küçük bir su kolu olarak biliniyordu. Dere, Kemer bölgesi yakınlarından başlayarak dönemin kent dokusu içerisinde ilerliyordu. Eski Meles Caddesi ve Basmane Garı yakınlarından geçen su yolu, daha sonra günümüzde Kültürpark alanına karşılık gelen bölgede kavisler çizerek yoluna devam ediyordu.

Dere güzergâhı buradan bugünkü Lozan Meydanı ve Vasıf Çınar Bulvarı veya caddesi olarak bilinen bölgeye ulaşıyor, ardından İzmir Körfezi’ne dökülüyordu. Böylece Halkapınar çevresinden başlayan Boyacı Deresi, İzmir’in merkezindeki farklı yerleşim ve çalışma alanlarının arasından geçerek denize ulaşan bir su yolu oluşturuyordu.

Images 12 Yenibakishaber

Boyacı Deresi adını boya atölyelerinden aldı

Tarihi derenin adı, çevresinde ve kıyılarında faaliyet gösteren boya imalathaneleri ile basmahane atölyelerinden geliyordu. Boyacılık ve basmacılıkla uğraşan işletmelerin dere çevresinde yoğunlaşması, su yolunun zaman içerisinde Boyacı Deresi adıyla anılmasına neden oldu.

İzmir’in tarihsel zanaat yaşamında önemli bir yere sahip olan boyacılık ve basmacılık faaliyetlerinin bu güzergâhta yürütüldüğü biliniyor. Kentle özdeşleşen “İzmir kırmızısı” gibi renklerin yanı sıra basmacılık ve boyacılık gelenekleri de dere çevresindeki imalathane ve atölyelerin faaliyetleriyle bağlantılı olarak gelişti. Su kenarında şekillenen üretim faaliyetleri nedeniyle Boyacı Deresi yalnızca doğal bir su yolu değil, aynı zamanda dönemin üretim ve zanaat alanlarının çevresinde şekillendiği bir güzergâh olarak kent hafızasında yer aldı.

17. yüzyılda kentin sınırlarından biriydi

Boyacı Deresi’nin İzmir’in şehirleşme tarihi açısından taşıdığı önem yalnızca çevresindeki üretim faaliyetleriyle sınırlı kalmadı. Dere, 17. yüzyılda kentin büyümesi ve yayılması bakımından bir sınır veya eşik görevi görüyordu. Kentin yerleşim alanlarının gelişimi sırasında su yolunun konumu, İzmir’in o dönemdeki kentsel dokusunun şekillenmesinde belirgin unsurlardan biri olarak öne çıktı.

İlerleyen yıllarda İzmir’in büyümesiyle birlikte Boyacı Deresi’nin kent içindeki konumu da değişti. Başlangıçta yerleşim alanlarının sınırında bulunan dere, 19. yüzyılda kentin genişlemesi sonucunda mahallelerin ve yapılaşmanın arasında kaldı. Ermeni Mahallesi geçişi gibi yerleşim bölgelerinin arasından geçen su yolu, artık kentin dışında veya sınırında kalan bir dere olmaktan çıkarak doğrudan kent dokusunun içerisinde kalan bir güzergâha dönüştü.

638F0B2650Acca44D8Ecd402 Yenibakishaber

Basmane’den Kültürpark’a uzanan iz

Boyacı Deresi’nin tarihi güzergâhı, günümüzde İzmir’in en yoğun kullanılan merkezi bölgelerinden bazılarının altından geçiyor. Eski Meles Caddesi ve Basmane Garı çevresinden ilerleyen derenin bugünkü Kültürpark alanında kıvrımlar çizdiği, buradan Lozan Meydanı ve Vasıf Çınar Bulvarı doğrultusunda devam ettiği biliniyor.

Geçmişte açık şekilde akan bu su yolu, çevresindeki mahalleler, zanaat alanları ve üretim tesisleriyle birlikte günlük yaşamın bir parçasıydı. Kentin büyümesiyle birlikte Boyacı Deresi’nin çevresi giderek yapılaşırken, dere de zaman içerisinde modern İzmir’in sokak ve yapı düzeninin içerisinde kaldı.

20. yüzyılda üzeri tamamen kapatıldı

Boyacı Deresi’nin görünür bir su yolu olarak varlığı 20. yüzyılın başlarından itibaren giderek ortadan kalktı. Kent merkezinde gerçekleştirilen dönüşümler, altyapı çalışmaları ve dere yatağındaki akışın zaman içerisinde kaybolmasıyla birlikte Boyacı Deresi eski işlevini yitirdi.

Su yolunun zaman içerisinde körleşmesi ve kullanılmaz hale gelmesinin ardından derenin üzeri tamamen kapatıldı. Böylece yüzyıllar boyunca İzmir’in merkezinden geçen Boyacı Deresi, modern sokakların ve binaların altında kalan tarihi bir su yoluna dönüştü. Bugün kent merkezinde dolaşanların yüzeyde izini göremediği dere, eski İzmir’in doğal ve kentsel yapısına ilişkin önemli unsurlardan biri olarak geçmişte kaldı.

Kentin kaybolan zanaat hafızasında yaşamaya devam ediyor

Boyacı Deresi günümüzde fiziksel olarak görünür durumda olmasa da İzmir’in tarihsel boyacılık ve basmacılık kültürünün anlatıldığı çalışmalarda adı yaşatılmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından basmacılık geleneğini ve kentin zaman içinde kaybolan zanaat hafızasını yeniden canlandırmak amacıyla yürütülen projelerde Boyacı Deresi’nin geçmişte üstlendiği role de yer veriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi