Yaşar Üniversitesi’nde başlayan akademik yolculuğunu İtalya’ya taşıyan Gizem Pirinçciler’in yüksek lisans tezi kapsamında hazırladığı tasarımlar, bugün dünyanın farklı noktalarında satışa sunulan uluslararası bir çanta markasına dönüştü. Yaşar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ve Endüstriyel Tasarım bölümlerinden çift ana dal derecesiyle mezun olan Pirinçciler’in 9 yıl önce kurduğu Naturae Sacra, 25’ten fazla ülkede tüketiciyle buluşuyor.
Üniversite yıllarında farklı tasarım disiplinlerini bir arada ele alan Pirinçciler, lisans eğitiminin ardından akademik çalışmalarına İtalya’da devam etti. Politecnico di Milano’da yüksek lisans yapan Pirinçciler, burada hazırladığı “Çağdaş Dönemde Lüks Markalaşma Anlayışı” konulu tezinde sürdürülebilirlik ve kişiselleştirme kavramlarına odaklandı.
Akademik çalışma kapsamında hazırlanan prototiplerle başlayan süreç, kısa sürede ticari bir girişime dönüştü. Pirinçciler’in tez çalışması sırasında ortaya çıkardığı tasarımlar henüz web sitesinde ön sipariş aşamasındayken uluslararası lüks perakende platformlarının ilgisini çekti. Gelen ilk siparişlerin ardından başlayan marka yolculuğu, aradan geçen 9 yılda Avrupa, Amerika ve Orta Doğu’ya kadar uzandı.
Tezden markaya dönüştü
Gizem Pirinçciler’in yüksek lisans eğitimi sırasında üzerinde çalıştığı sürdürülebilirlik ve kişiselleştirme odaklı prototipler, Naturae Sacra’nın temellerini oluşturdu. Akademik bir çalışma olarak başlayan tasarım süreci, ürünlerin uluslararası platformlardan sipariş almaya başlamasıyla farklı bir boyut kazandı.
Marka, zaman içerisinde koleksiyonlarını genişleterek uluslararası pazardaki satış noktalarında yer almaya başladı. Bugün 25’ten fazla ülkede pazarlanan Naturae Sacra’nın tasarımları, Paris ve New York başta olmak üzere moda dünyasının önemli merkezlerinde de ilgi görüyor.
Markanın tasarım yaklaşımında zanaat, el işçiliği, sürdürülebilirlik ve özgün tasarım dili öne çıkarken, koleksiyonların ortaya çıkışında Pirinçciler’in eğitim hayatı boyunca edindiği farklı disiplinlerden gelen deneyimler de etkili oluyor.
İlhamı Ege’den geliyor
Uluslararası pazara açılan markanın tasarımlarında Ege coğrafyasının izleri de yer alıyor. Gizem Pirinçciler, koleksiyonların hazırlanması sırasında doğadan, coğrafyadan ve farklı mekânların kendine özgü özelliklerinden yararlandıklarını belirtiyor.
Markanın bazı modellerinin isimleri ve biçimleri de doğrudan Ege Bölgesi’nden esinlenerek oluşturuluyor. Ege kıyılarının girintili çıkıntılı coğrafi yapısından ilham alınarak hazırlanan “Aiges” modeli, markanın bu yaklaşımının örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Uzun süredir ilgi gören tasarımlardan “Cyssus” ise adını Çeşme’nin antik dönemde kullanılan isminden alıyor.
Tasarım sürecini anlatan Pirinçciler, “Bize ilham olan mekânlar, coğrafya ve doğanın yansıdığı her alan. Ege kıyılarından ilhamla girintili çıkıntılı dinamik forma sahip ‘Aiges’ modeli buna örnek verilebilir. Uzun süredir ilgi gören modellerimizden ‘Cyssus’ ise ismini Çeşme’nin antik dönemdeki adından alıyor” ifadelerini kullandı.
Üretim İzmir’de yapılıyor
Naturae Sacra uluslararası pazarda faaliyet göstermesine rağmen markanın tasarım ve üretim merkezi İzmir’de bulunuyor. Latince’de “gizemli ve kutsal” anlamına gelen Naturae Sacra’nın tüm tasarım ve üretim süreçleri Ege Serbest Bölgesi’nde gerçekleştiriliyor.
Zanaat ve el işçiliğini üretim anlayışının merkezine alan marka, İzmir’deki yapılanmasıyla çalışmalarını sürdürüyor. Tasarım bölümünde 12 kişilik ekip görev yaparken, üretim tarafında ise 20 kişilik ekip çalışıyor. Böylece uluslararası satış noktalarının vitrinlerine ulaşan ürünlerin tasarımından üretimine kadar bütün süreç İzmir’de yürütülüyor.
İzmir’den başlayan üretim süreci sonunda ortaya çıkan çantalar Avrupa, Amerika ve Orta Doğu dahil olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki satış noktalarına ulaştırılıyor.
Uluslararası seçkiye girdi
Markanın özgün tasarım yaklaşımı ve sürdürülebilirlik konusundaki çalışmaları, uluslararası lüks perakende platformlarının da dikkatini çekti. Naturae Sacra, dünyaca ünlü lüks perakende platformu Net-A-Porter tarafından gelecek vadeden tasarımcıların desteklenmesi amacıyla oluşturulan “The Vanguard” seçkisine dahil edildi.
Marka aynı zamanda yeşil dönüşümü destekleyen “NET SUSTAIN” programına da kabul edildi. Böylece Naturae Sacra, sürdürülebilirlik alanındaki yaklaşımıyla uluslararası platformlarda yer alan markalar arasına girdi.
Gizem Pirinçciler, markanın uluslararası alandaki yolculuğunda üniversite eğitiminin önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Yaşar Üniversitesi’nde farklı disiplinleri bir araya getiren eğitim anlayışının bugün Naturae Sacra’nın tasarım dilinin temelini oluşturduğunu söyledi.
Eğitimin katkısını anlattı
Yaşar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ile Endüstriyel Tasarım bölümlerinde aldığı eğitimin kariyerine katkısına değinen Pirinçciler, üniversite döneminde kazandığı farklı bakış açılarının uluslararası ölçekte üretim yapma sürecinde kendisine önemli katkı sunduğunu ifade etti.
Pirinçciler, “Platformun gelecek vadeden tasarımcıları desteklediği ‘The Vanguard’ seçkisine girdik. Aynı zamanda yeşil dönüşümü destekleyen prestijli ‘NET SUSTAIN’ programına kabul edilerek uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attık. Yaşar Üniversitesi mezunu olmanın kariyerimde büyük katkısı oldu. Gördüğüm eğitim, kendimi küresel ölçekte eserler üretmeye hazır hissetmemi sağladı. Farklı disiplinleri bir araya getiren bu yaklaşım, bugün markamın tasarım dilinin temelini oluşturuyor” dedi.
Yüksek lisans tezi kapsamında sürdürülebilirlik ve kişiselleştirme odağıyla geliştirilen prototiplerle başlayan Naturae Sacra’nın yolculuğu, 9 yılın ardından 25’ten fazla ülkeye ulaştı. Tasarımından üretimine kadar çalışmalarını İzmir Ege Serbest Bölgesi’nde sürdüren marka, Ege coğrafyasından aldığı ilhamı uluslararası moda pazarına taşımaya devam ediyor.





