İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), TÜİK 2025 İç Göç İstatistikleri üzerinden hazırladığı İzmir Göç Görünümü 2025 çalışmasının sonuçlarını değerlendirdi. Araştırmaya göre İzmir, net göç almaya devam etmesine rağmen nüfus kazanımında son 17 yılın en düşük artışını kaydetti. Kentin net göç hızı binde 1,63 olurken İzmir, bu göstergede 81 il arasında 25'inci sırada yer aldı. İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, verilerin İzmir'in ekonomik ve sosyal politikaları açısından önemli bir erken uyarı niteliği taşıdığını paylaştı.

İzmir'de 204 bin kişiyi aşan göç hareketliliği

İZSİAD Trend ve Gelecek Araştırmaları kapsamında hazırlanan çalışmada, İzmir'in 2025 yılında aldığı göç 106 bin 83, verdiği göç ise 98 bin 728 kişi olarak hesaplandı. Böylece kentte toplam 204 bin 811 kişilik göç hareketliliği yaşanırken net nüfus kazanımı yalnızca 7 bin 355 kişi oldu. İZSİAD Başkanı Alaattin Yüksel, İzmir'in 2008 yılından bu yana her yıl net göç aldığını ancak 2025'teki artışın söz konusu dönemin en düşük seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Yüksel, göç verilerinin yalnızca kente gelen kişi sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini, İzmir'den ayrılanların kimler olduğunun ve ayrılma nedenlerinin de incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Yüzde 22,2'si konut ve yaşam koşullarını gösterdi

Araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri, İzmir'den ayrılanların göç gerekçeleri oldu. Verilere göre kentten göç edenlerin yüzde 22,2'si daha iyi konut ve yaşam koşullarını gerekçe gösterdi. Bu oran Türkiye ortalamasının 1,6 puan üzerinde gerçekleşti. Bununla birlikte konut ve yaşam koşulları gerekçesiyle gerçekleşen göçte İzmir'in net bakiyesi 2 bin 249 kişiyle pozitif kaldı. Alaattin Yüksel, bu verilerin İzmir'in yaşam kalitesi açısından çekim gücünü koruduğunu ancak barınma maliyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Yüksel'den yüksek kira ve yaşam maliyeti uyarısı

İzmir'deki konut fiyatları, kira giderleri ve yaşam maliyetlerinin ekonomik rekabet gücüyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Yüksel, özellikle gençlerin ve çalışanların barınma giderlerinden etkilendiğini ifade etti. Nitelikli çalışanların gelirlerinin giderek daha büyük bölümünü konut, ulaşım ve temel ihtiyaçlara ayırmak zorunda kalmasının uzun vadede iş gücü piyasasını etkileyebileceğini vurguladı. Yüksel, kentlerin yalnızca yatırımcıları çekerek değil, çalışanlara uygun yaşam koşulları sağlayarak da rekabet gücünü koruyabileceğini belirtti. Bu nedenle konut politikalarının ve ulaşım hizmetlerinin ekonomik kalkınma stratejileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İzmir iş ve istihdam nedeniyle göç almaya devam ediyor

Göç istatistiklerinde İzmir açısından olumlu değerlendirilen alanlardan biri ise iş ve istihdam kaynaklı hareketlilik oldu. Araştırmaya göre iş ve tayin gerekçesiyle gerçekleşen göçte İzmir, net 1.763 kişilik pozitif bakiye verdi. Bu sonucun kentin iş ve kariyer olanakları bakımından çekim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten Yüksel, mevcut avantajın yüksek katma değerli üretimle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. İzmir'in geleneksel sanayi sektörlerindeki üretim kapasitesinin yüksek teknoloji, inovasyon ve nitelikli istihdam yatırımlarıyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Gençlerin İzmir'de kalması için teknoloji yatırımı çağrısı

İZSİAD Başkanı Yüksel, kentlerin rekabetinin yalnızca sermaye ve yatırım çekmekle sınırlı olmadığını, nitelikli insan kaynağını korumanın da ekonomik gelişim açısından belirleyici olduğunu söyledi. Gençlerin, mühendislerin, teknisyenlerin, girişimcilerin ve yaratıcı sektör çalışanlarının İzmir'de gelecek kurabilmesi için yeni istihdam olanaklarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sanayide dijital dönüşümün hızlandırılması, yüksek teknoloji yatırımlarının artırılması ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, İzmir'in gelecekteki büyüme kapasitesinin nitelikli çalışanları kentte tutabilmesiyle de bağlantılı olduğunu dile getirdi.

"Göç verileri İzmir için erken uyarı"

İzmir'in Türkiye'nin önemli üretim, ticaret, eğitim ve yaşam merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirten Alaattin Yüksel, geçmişten gelen avantajların kendiliğinden devam edeceğinin varsayılmaması gerektiğini ifade etti. Göç istatistiklerinin kent açısından doğrudan bir alarm yerine erken uyarı olarak değerlendirilmesini isteyen Yüksel, yaşam kalitesi, erişilebilir konut, nitelikli istihdam ve teknoloji yatırımlarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. İzmir'in yalnızca göç alan değil, insanların uzun vadeli yaşam ve kariyer planlarını gerçekleştirebildiği bir kent olmasının hedeflenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Nur Duman