Türk sinemasının 77 yaşında hayatını kaybeden usta oyuncusu Kadir İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi. Törene Kadir İnanır'ın ailesi, akrabaları, hayranları ile sinema ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Duygu dolu anların yaşandığı törende, İnanır'ın 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural yaptığı konuşma sırasında gözyaşlarına hakim olamadı.
Tek isteğinin sessizce durmak olduğunu ifade etti
Konuşmasına, içinde bulunduğu duyguları ifade ederek başlayan Jülide Kural, aslında tek isteğinin sessizce durmak olduğunu ancak Kadir İnanır'ın söylemek istediklerinin büyüklüğü nedeniyle birkaç cümle paylaşmak istediğini belirtti. Kural, İnanır'ın haksızlık karşısındaki öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere ihtiyaç duymayan yapısını ve yoksulluk, adaletsizlik ile eşitsizlik karşısındaki vicdanını herkesin bildiğini söyledi.
Hayata gülümseyerek bakabilme cesaretini koruyordu
Kadir İnanır'ın sinemaya olan bağlılığından da söz eden Kural, usta oyuncunun oyunculuğunu icra ederken her zaman kalbine, sezgilerine ve merakına başvurduğunu, hayata gülümseyerek bakabilme cesaretini koruduğunu ifade etti. Bu süreçlere yakından tanıklık ettiğini belirten Kural, bunun kendisi için büyük bir ayrıcalık olduğunu dile getirdi.
İzleyicinin hafızasında unutulmaz bir yer edindi
İnanır'ın yıllar boyunca izleyicisinin hafızasında unutulmaz bir yer edindiğini belirten Kural, onun herkes için farklı anlamlar taşıdığını söyledi. Kadir İnanır'ın kimi zaman bir abi, kimi zaman bir oğul, sevgili, dayı ya da baba olarak görüldüğünü ifade eden Kural, onun halkın kendisi olduğunu ve Anadolu'yu temsil ettiğini dile getirdi. Kural, İnanır'ın bütün halkların dostu olduğunu belirterek, Rum, Türk, Ermeni, Çerkez, Boşnak, Arap ve Kürt olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Kadir İnanır'ın memleketine bıraktığı en büyük vasiyetinin halkların barışı olduğunu aktaran Jülide Kural, usta oyuncunun "O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız" sözünü dünyanın en güzel gülümsemesiyle dile getirdiğini ifade etti. Kural, bu vasiyetin sorumluluğunu taşıdıklarını belirterek konuşmasını, "Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim. Mutlaka..." sözleriyle tamamladı.





