"Şüphesiz, biz Onu /Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh / Cebrail o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir." (97.Kadir Suresi,1-5)
Resülullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır." (Buhârî, İmân, 25, Leyletü'l-Kadr,)

Kadir Gecesinin tayini hakkındaki rivayetler nasıl anlaşılmalıdır?

Kadir Gecesi Kur'an'da belirtildiğine göre, içerisinde bu gecenin bulunmadığı bin aydan daha hayırlıdır. Kur'an, Ramazan Ayında (2.Bakara Suresi, 185) ve bu gecede indirilmiştir. (97.Kadr Suresi, 1) Kadir gecesinin Ramazan ayında olduğu kesindir. Ancak hangi güne tekabül ettiği konusunda farklı rivayetler vardır. Zirr b. Hubeyş anlatıyor: "Ubey b. Kaba; (r.a.) İbn Mes'ud'un, (r.a.) 'Senenin bütün gecelerini ihya eden kimse kadir gecesine tesadüf edebilir' sözünü hatırlattığımda, bana şu cevabı verdi: 'Kendisinden başka ilah olmayan Yüce Allah'a yemin olsun ki, Kadir Gecesi Ramazan ayındadır. Kadir gecesi; Resülullah'ın (s.a.s.) bize namaz kılmamızı emir buyurduğu gecedir. O da Ramazan'ın 27. gününün gecesidir. O gecenin alameti, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınları gözü almayacak şekilde doğmasıdır." (Müslim, Salātül-Müsafirîn, 179)
Abdullah b. Ömer'den gelen bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.s.), "Kadir gecesini aramak isteyen 27. gecede arasın." (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VIII, 426) buyurmuş, böylece 27. geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir. Kadir Gecesinin Ramazan Ayının 27. gecesinde olduğu (Müslim, Salätül-Müsäfirîn, 179-180) genel kabul görmüş olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde veya son yedi gecesinde aranması ile ilgili farklı rivayetler de vardır. Dolayısıyla Ramazan'ın son gecelerini Kadir gecesiymiş gibi değerlendirmek tavsiye edilir. (Müslim, Sıyâm, 205-206-207)
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in isimlerinden biri “Burhan”dır. O, doğruluğunda hiçbir şüphe olmayan yegâne kitaptır. Ona uyan yücelir; ondan yüz çeviren zillete düşer. Kur’an “Hakîm”dir. Hikmet yüklü öğütlerle doludur. Onun davetine kulak veren Rabbinin rızasını kazanır; ona sağır kesilen kendini felakete sürükler. Kur’an “Furkân”dır. O, hak ile batılı birbirinden ayıran son ilahi kelamdır. Ona sarılan hakikati bulur; ondan uzaklaşan yanlış yollara sapar. Kur’an “Zikir”dir. Onu okuyan huzura erer; onu terk eden Allah’ın rahmetinden mahrum kalır. Kur’an “Mübîn”dir. Onu anlayıp yaşayan dünya ve ahiret saadetine ulaşır; kendini ondan yoksun bırakan karanlıklar içinde kaybolur.
Yazımı bitirmeden önce iki hususu paylaşmak istiyorum. Sizleri camilerimizin manevi atmosferinde buluşmaya, ülkemiz, şehitlerimiz, mazlumlar ve mağdurlar için namazdan sonra hep birlikte dua emeye davet ediyorum. Diğer taraftan bayram vesilesiyle birçok kardeşimiz yolculuğa çıkacak. Yolculuk boyunca hem kendimizi hem de başkalarını tehlikeye düşürecek davranışlardan uzak duralım. Trafikte sabırlı ve dikkatli olalım. Öfkemizin esiri olmayalım. Acelecilik yaparak kazalara sebebiyet vermeyelim. Bayram sevincini hüzne dönüştürmeyelim.

DUA:
"Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni cezalandırmaktan vazgeç ve beni affet, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhametli olansın."

*Kaynak: (Din Görevlisiyle 365 Gün,T.D.V. Yayınları) adlı eserden ve DİB Hutbelerinden istifade edilmiştir.

Hazırlayan: Adem ÇIPLAK İzmir İl Müftülüğü Merkez Vaizi

Kaynak: Bülten