Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ’de mutlak butlan kararıyla yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, “Şehir Buluşmaları” programı kapsamında, yıllar sonra İzmir’i ziyaret etti. 2023 yılındaki son kapsamlı İzmir programının ardından yaklaşık 3 buçuk yıl sonra kente gelen Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı sıfatıyla İzmir’de ilk temaslarını gerçekleştirdi. İki gün sürecek programın ilk gününde esnaf ve sanayicilerle bir araya gelen ve CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu toplantının ardından Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’nda vatandaşlarla buluştu. Burada Türkiye gündemine ilişkin açıklamada bulunan ve acılı aileler ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu, “Haklının yanında olacağız, adaleti arayanın yol arkadaşı olacağız” dedi.

"Olayları Örtmek Hukuku Katleder"

Kılıçdaroğlu, adaletin devlet yapısındaki hayati rolüne ve toplumda derinleşen uyuşturucu sorununa vurgu yaparak, “ Güvenlik güçlerinin görevi ne? Onların görevi adaleti sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek. Eğer bunlar olayları kapatmak gibi bir rol üstleniyorlarsa, devlet büyük yara alır. Devlet dediğimiz kurum, adaleti sağlayan bir kurumdur. Onun liyakatli kadroları adalet için mücadele ederler. Yargıçlar yemin ederler. Savcılar aynı şekilde haksızlıkları araştırırlar.
Ama olayları örtmek için savcı, hakim, avukat iş birliği yaparsa orada hukuk yara alır. Daha doğrusu adalet dediğimiz kavram son bulur” dedi.

Tunç Soyer İçin Adalet Çağrısı

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in durumuna da değinen Kılıçdaroğlu, toplumdaki herkes için aradıkları adalet talebini Soyer için de sürdürdüklerini belirterek, “yarın sizin Büyükşehir Belediye Başkanınız Sayın Tunç Soyer'i ziyaret edeceksiniz. Onun için de adalet arıyoruz. Herkes için aradığımız gibi onun için de adalet arıyoruz. Umarız kısa süre içerisinde adalet gerçekleşir” diye konuştu.

Milli Bilinç ve Adalet İlişkisi

"Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye" başlığı altında düşüncelerini paylaşan Kılıçdaroğlu, milli bilincin geçmişi ezberlemek değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımak olduğunu vurguladı. Farklı düşünen insanların aynı ülkenin geleceği için bir arada durabilmesinin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, adaleti sabit bir "Kutup Yıldızı"na benzeterek şu ifadeleri kullandı:

"Adalet kutup yıldızı gibidir, bütün kainat onun etrafında döner. Çünkü kutup yıldızı sabittir ve yerinde durur. İnsanlık tarihi aslında bir adalet mücadelesi tarihidir. Haksızlıklar karşısında susmayacağız; çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."

Uyuşturucu ve Kirli Siyaset Vurgusu

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadeledeki yetersizlik olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin belalarından birisi uyuşturucudur. Binlerce evladımız, binlerce evladımız bu belanın içinde. Acıları yaşayan bir annenin bana anlattığını sizlere anlatmak isterim. Oğlu uyuşturucuya alışmış bir anne: "Eşim emekli, ben ev kadınıyım. Akşam evimizin kapısını kapatıyoruz. Çünkü oğlumuz geldiği zaman bizden para istiyor, uyuşturucuya alışmış. Şikayet ediyoruz, içeri alıyorlar, 3-4 gün sonra bırakıyorlar. Evde satılmadık hiçbir şey kalmadı. Bir anne evladının ölmesini istemez ama ben anne olarak evladımın ölmesini istiyorum. Türkiye’yi bu noktaya taşıyanları iyi sorgulamamız lazım. Eğer bir anne bu noktaya gelmişse, kirli siyaset yüzünden gelmiştir” ifadelerini kullandı.

İktidar Baronlarla İş Birliği Yapıyorsa Baronu Değil Satıcı Çocuğu Yakalarsın

“Siyasi otorite, iktidar sahipleridir, iktidar sahipleridir” diyen Kılıçdaroğlu, “Uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmezsek sonuç alamayız. Sokaktakini yakalıyoruz, ama asıl yukarıdakini yakalamamız lazım. İlk halkada olanı yakalamamız lazım. O zaman Türkiye'de bu kötü bela, Türkiye bu kötü beladan kurtulmuş olacak. Değerli arkadaşlar, bunun için de devleti yönetenleri sorgulamamız gerekiyor. Devleti yönetenleri sorgulamazsanız sonuç alamazsınız. Devlet bir tüzel kişiliktir ama devleti yönetenler iktidar sahipleridir. İktidar sahipleri uyuşturucu baronlarıyla iş birliği yapıyorsa, uyuşturucu baronlarını değil sokakta uyuşturucuyu satan çocuğu yakalarsınız. Biz CHP olarak haklının yanında olacağız, adaleti arayanın yol arkadaşı olacağız” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyareti, yalnızca kent programı açısından değil, CHP’de yaşanan liderlik değişiminin ardından verdiği siyasi mesajlar açısından da önem taşıdı. “Şehir Buluşmaları” programının ilk durağı İzmir olurken, Kılıçdaroğlu yeni dönemde parti örgütü ve kent dinamikleriyle ilk kapsamlı temasını burada gerçekleştirmiş oldu.

Acılı Aileler Kılıçdaroğlu İle Buluştu

Gerçekleşen toplantıya; Bağımlılık mücadelesi veren Adnan Serkan Özacar ve Furkan Süleyman, İBAN’ları üçüncü şahıslar tarafından kullanılan ve mağdur olanlar adına TCK 158 Mağdurları Derneği Başkanı İlyas Ataş, trafik kazasında yaşamını yitiren motokurye Pekeroğlu'nun kuzeni Ayşe İrem, Markette bıçaklanarak öldürülen emekçi Aydın Karay’ın annesi Fatma Karay, lösemi nedeniyle çocuğunu kaybeden ve süreci anlatan Sevim Gültekin, kaybolan dört çocuk annesi Mevkiye Akyel’in kardeşi Halime Pigir, araç içinde vurularak öldürülen Pınar Sevim’in abisi Erdal Sevim, 18 yaşında silahlı saldırı sonrası hayatını kaybeden Baran Cengiz’in annesi Tülay Cengiz, pasajda şüpheli şekilde hayatını kaybeden 12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner'in annesi Güllü Can, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş programa katılım sağladı. Mağdur aileleri burada yaşadıkları dava süreçlerini ve mücadelelerini dile getirdi.

Bağımlılık mücadelesi veren Adnan Serkan Özacar ve Furkan Süleyman, İBAN’ları üçüncü şahıslar tarafından kullanılan ve mağdur olanlar adına TCK 158 Mağdurları Derneği Başkanı İlyas Ataş, trafik kazasında yaşamını yitiren motokurye Pekeroğlu'nun kuzeni Ayşe İrem, Markette bıçaklanarak öldürülen emekçi Aydın Karay’ın annesi Fatma Karay, lösemi nedeniyle çocuğunu kaybeden ve süreci anlatan Sevim Gültekin, kaybolan dört çocuk annesi Mevkiye Akyel’in kardeşi Halime Pigir, araç içinde vurularak öldürülen Pınar Sevim’in abisi Erdal Sevim, 18 yaşında silahlı saldırı sonrası hayatını kaybeden Baran Cengiz’in annesi Tülay Cengiz, pasajda şüpheli şekilde hayatını kaybeden 12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner'in annesi Güllü Can, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş programa katılım sağladı. Mağdur aileleri burada yaşadıkları dava süreçlerini ve mücadelelerini dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi