Türkiye’de artan kuraklık ve ani sel risklerine karşı kentlerin su yönetiminde köklü bir değişim ihtiyacı gündemde. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Başkanı Lütfi Akca, şehirlerin aynı anda hem susuzluk hem de taşkın tehdidiyle karşı karşıya kalmasını “paradoks” olarak tanımlayarak, çözümün “sünger şehir” modeli ve modern sarnıç uygulamalarında olduğunu dile getirdi.

İzmir’de Anadolu Ajansı’na konuşan Akca, mevcut sistemlerin yağmur suyunu hızla uzaklaştırmaya odaklandığını, bunun ise hem yer altı su kaynaklarının beslenmesini engellediğini hem de ani yağışlarda taşkın riskini büyüttüğünü söyledi. Yağmur suyunun bir atık değil, korunması gereken bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akca, “Yağmuru düştüğü yerde tutmak zorundayız. Bu yaklaşım çatıda da, sokakta da, arazide de geçerli olmalı” ifadelerini kullandı.

Akca’nın önerdiği modelde, yağmur sularının belirli bir seviyeye kadar toplandıktan sonra boru sistemleri aracılığıyla özellikle park ve yeşil alanların altına inşa edilecek büyük yer altı depolarına yönlendirilmesi öngörülüyor. Bu depoları “eskinin sarnıçlarının modern hali” olarak tanımlayan Akca, böylece hem suyun depolanabileceğini hem de yer altı kaynaklarının beslenebileceğini belirtti. Bu tür uygulamaların Çin ve Japonya’da hayata geçirildiğine de dikkat çekti.

“Sünger şehir” yaklaşımının yalnızca depolama ile sınırlı olmadığını ifade eden Akca, kentlerde beton ve asfalt gibi geçirimsiz yüzeyler yerine suyun toprağa sızmasına imkan tanıyan geçirgen zeminlerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Özellikle yeni yapılaşmalarda bu anlayışın zorunlu hale getirilmesinin kritik bir başlangıç olacağını dile getirdi.

Türkiye’de bu modele ilişkin doğrudan bir mevzuat bulunmadığını belirten Akca, düzenleyici çerçevenin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda yeni yönetmeliklerin hazırlanabileceğini, hatta düzenlemelerin taşkın yönetimi mevzuatına entegre edilebileceğini ifade etti. Sistemi kuranlara mali destek sağlanmasının da yaygınlaşmayı hızlandırabileceğini sözlerine ekledi.

Mevcut düzenlemede yalnızca 2 bin metrekare üzerindeki binalar için geçerli olan yağmur suyu toplama zorunluluğuna da değinen Akca, bu sınırın kaldırılarak tüm yapıları kapsayacak şekilde genişletilebileceğini belirtti.

Akca, yağmur sonrası sokaklarda biriken suların küçük miktarlarda ve erken aşamada kontrol altına alınmasının büyük taşkınların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade ederek, bu tür uygulamaların yüksek maliyet gerektirmediğini ve belediyeler tarafından hayata geçirilebileceğini kaydetti. Kentlerin suyu hızla uzaklaştıran değil, depolayan ve yöneten sistemlere geçmesinin hem kuraklık hem de sel riskine karşı eş zamanlı çözüm sağlayacağı değerlendiriliyor.

Kaynak: AA