Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KESİAD), yeni dönemde uluslararası pazarlara yönelik çalışmalarına çevrimiçi etkinliklerle başladı. KESİAD Uluslararası İlişkiler Komitesi koordinasyonunda düzenlenen ilk toplantıda, Japonya pazarı ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Türkiye Cumhuriyeti Tokyo Ticaret Başmüşaviri Sedat Yıldız’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, Japonya ekonomisinin güncel görünümü, ihracat fırsatları ve Türk firmalarının pazarda karşılaşabileceği dinamikler ele alındı.

“Üyelerimizin ihracat kapasitelerini destekleyeceğiz”

Toplantının açılışında konuşan KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özken, dernek olarak üyelerinin uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Özken, yeni dönemde ticaret müşavirleri, uzmanlar ve farklı ülkelerde görev yapan bürokratlarla üyeleri buluşturacaklarını ifade ederek, ihracat olanaklarının daha somut şekilde değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüteceklerini kaydetti. Japonya gibi yüksek standartlara sahip bir ülkeyle başlatılan ilk etkinliğin bu açıdan önemli bir adım olduğunu vurguladı.

“Japonya ekonomisi güvenlik odaklı yeniden şekilleniyor”

Toplantıda Japonya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sedat Yıldız, ülkenin doğal kaynaklar, enerji ve ara malı açısından yüksek dışa bağımlılığa sahip olduğunu belirtti. Küresel jeopolitik gelişmelerin Japonya’nın ekonomi politikalarında güvenlik odaklı bir dönüşümü beraberinde getirdiğini ifade eden Yıldız, tedarik güvenliğinin artık ekonomik güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğünü anlattı. Japonya’nın yalnızca üretim gücüyle değil, tedarik zincirlerini yönetme kapasitesiyle de öne çıktığını dile getirerek, sürdürülebilir ve kesintisiz tedarik anlayışının ülke ekonomisinde belirleyici rol oynadığını söyledi.

Otomotiv ve teknoloji ihracatın lokomotifi

Japonya’nın ihracat yapısına ilişkin verileri de paylaşan Yıldız, otomotiv sektörünün yüzde 20,2 ile ilk sırada yer aldığını, makine ve mekanik ürünlerin yüzde 17,7, elektrik ve elektronik ürünlerin ise yüzde 14,4 paya sahip olduğunu belirtti. Hassas optik ürünler, medikal teknolojiler, kimyasallar, demir-çelik ve plastik sektörlerinin de Japon sanayisinin güçlü alanları arasında bulunduğunu ifade ederek, ülkenin çok katmanlı ve dengeli bir üretim altyapısına sahip olduğuna dikkat çekti.

“Türkiye ile Japonya ticaretinde yapısal ayrışma var”

Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkileri değerlendiren Yıldız, iki ülke arasındaki temel farklılığın ürün kalitesinden çok tedarik yaklaşımında ortaya çıktığını belirtti. Japon firmalarının uzun vadeli iş birlikleri, izlenebilirlik, standartlara uyum ve sürdürülebilir tedarik zincirlerine büyük önem verdiğini aktaran Yıldız, Türk firmalarının Japonya pazarında başarılı olabilmesi için yalnızca ürün satmaya değil, güvenilir bir tedarik sisteminin parçası olmaya odaklanması gerektiğini vurguladı. Türkiye’den çıkan birçok ürünün farklı ülkelerde işlenerek Japonya’ya ulaştığını ifade ederek, bu durumun katma değerin ve marka görünürlüğünün Türkiye dışında kalmasına neden olduğunu kaydetti.

Yeni gümrük dönemi için uyarı

Sunumunda Türkiye ile Japonya arasında yürütülen Ekonomik Ortaklık Anlaşması sürecine de değinen Yıldız, 2014 yılında başlayan müzakerelerin henüz anlaşmayla sonuçlanmadığını hatırlattı. Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin Japonya’nın Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi kapsamından çıkacağını belirten Yıldız, bu değişikliğin bazı ürün gruplarında maliyet artışına yol açabileceğini ifade etti. Özellikle tarım ve işlenmiş gıda ürünlerinde etkilerin daha belirgin olabileceğine dikkat çekerek, ihracatçıların yeni tarife yapısına göre maliyet planlamalarını güncellemeleri gerektiğini dile getirdi.

“Japonya pazarında güven, kalite ve yerelleştirme belirleyici”

Japonya’nın dünyanın en büyük çevrim içi tüketim pazarlarından biri olduğunu belirten Yıldız, yüksek alım gücü ve kalite beklentisinin pazarı farklılaştırdığını ifade etti. Japonya ile iş yapmak isteyen firmaların potansiyel iş ortaklarını detaylı şekilde araştırmasının önemine dikkat çekerek, şirket kayıtlarının, vergi bilgilerinin ve iletişim kanallarının doğrulanmasının kritik olduğunu belirtti. Ayrıca, Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan ihracat destekleri, pazar araştırması teşvikleri, marka tescili, tanıtım ve küresel tedarik zinciri desteklerinin firmalar açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Toplantı, Japonya pazarına açılmayı hedefleyen KESİAD üyelerinin sorularının yanıtlanması ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

Kaynak: Bülten