Kurban Bayramı geride kalırken elindeki kurbanlığı satamayan birçok besici memleketine ortalama 400 bin TL zarar ederek döndü. Uğradıkları zarara gerekçe olarak ülkede düşen alım gücünü gösteren besiciler, bu yıl Adana, Ağrı, Van ve Muş başta olmak üzere birçok şehirden sadece 90 bin TL nakliyat ücreti vererek kurbanlık getirdiklerini ancak ellerindeki malın yarısını satamadıklarını belirtti. Öte yandan besiciler, kar edemedikleri için gelecek sene büyükşehirlere hayvan götürmeyeceklerini aktardı.

ÇADIR BAŞI 400 BİN CİVARI ZARAR ETTİK
Satmak için kilometrelerce öteden getirdikleri kurbanlıkların neredeyse yarısının ellerinde kaldığını ya da zararına çevredeki çiftliklere satıldığını belirten besici Ramazan Dağgül pazarda kurulan çadır başına 400 TL zarar edildiğini aktardı. Dağgül, “Ben yıllardır İzmir’e kurbanlık satmaya gelen bir besiciyim ve düzenli müşterilerimiz var ancak ona rağmen özellikle bu sene zarar ettik. Aslında geçen seneki tabloyu görünce bu sene getirdiğim malı yarı yarıya azalttım, 50 yerine 25 getirdim ama onu bile satmakta zorlandık, hatta elimde bir iki tane kaldı. Onları da mecburen yerli çiftlik sahiplerine zararına sattım. Birçok arkadaşım ise yaklaşık 90 bin TL nakliyat ücreti verip malını memleketine geri götürmek zorunda kaldı. Örneğin Ağrılı bir arkadaş düve getirmişti. Satamadı. Arife günü ve bayram gününü satabilmek için bayağı ucuza verdi. Ancak elindekileri yine de bitiremedi ve kamyon tutup kurbanlıkları geri Ağrı’ya götürdü. Zaten İzmir’e geldiğimizde yer kirasına 150 bin TL; onun altına döktüğümüz betona 20 bin TL ödedik, çobana verdiğimiz ücret ve kendi yeme içme masrafımız cabası. Ortalama 405 bin lira civarında bir masrafımız oldu. Kar edemedik aksine her çadırın 300 bin, 400 bin civarı bir zararı oldu. Biz bu hayvanlara en az bir sene çocuğumuz gibi bakıyoruz, yanımızda yemine kadar getiriyoruz hayvan yemeğe küsmesin diye. Fakat alım gücünün de düşmesiyle birlikte ne çektiğimiz çilenin ne de emeğimizin karşılığını alamadık” dedi.
ZARAR EDEN BESİCİ ‘BİR DAHA GELMEM’ DİYOR
Yaklaşık iki senedir gelir-gider dengesinin tamamen bozulduğunu dile getiren besici Ramazan Dağgül, “İnsanlar büyük umutla gelip zarar edip döndüler. Zarar eden birçok kişi “Ben bir daha buraya mal getirmem" dedi. Ben de gelecek sene şartlar ne gösterir bilmiyorum ama pek sıcak bakmıyorum çünkü artık kar edemiyoruz. Çadır hayatı çok zor oluyor ve kar de etmeyince eziyete değmiyor. Her yıl durum biraz daha kötüye gidiyor, alım gücü düşüyor. Biz de doğal olarak malımızı satamıyoruz. Müşterimiz azaldı, gelen de artık küçükbaş alıyor. Özellikle emeklilerin birçoğu küçükbaş kesiyor, etim az da olsa en azından kesmiş olayım diyor” şeklinde konuştu.
Dağgül, yem, veterinerlik hizmetleri ve bakım maliyetlerindeki artışın da besicileri zor durumda bıraktığını belirterek, “Bir hayvanın yıllık bakım maliyeti her geçen gün yükseliyor. Yem fiyatları sürekli artıyor, nakliye giderleri katlanıyor. Biz satış fiyatlarını artırdığımızda vatandaş alamıyor, artırmadığımızda ise zarar ediyoruz. Bu işin sürdürülebilirliği giderek zorlaşıyor” dedi.
ALIM GÜCÜ CİDDİ ORANDA DÜŞTÜ
Son olarak kurban pazarlarında önceki yıllara göre hareketliliğin belirgin şekilde azaldığını ifade eden Dağgül, özellikle bayrama son birkaç gün kala beklenen yoğunluğun yaşanmadığını söyledi. Vatandaşların bütçelerine göre hareket ettiğini dile getiren Dağgül, “Eskiden insanlar büyükbaş hisselerine daha rahat giriyordu. Şimdi birçok kişi bütçesi yetmediği için ya küçükbaşa yöneliyor ya da kurban kesmekten vazgeçiyor. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkiliyor. Eğer maliyetler bu şekilde devam eder ve alım gücü artmazsa önümüzdeki yıllarda pazarlara gelen besici sayısında ciddi bir düşüş yaşanabilir” diye konuştu.





