Aydın’ın Kuşadası ilçesinde son günlerde etkisini artıran lodos fırtınaları, Anaia Kadı Kalesi çevresinde tarihi yapıların ortaya çıkmasına neden oldu. Bölgenin 8 bin yıllık geçmişine işaret eden kalıntılar arasında kilise yapıları, mezarlar ve çeşitli kemik parçaları tespit edildi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), fırtınayla birlikte yüzeye çıkan bu kalıntıların korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Dernek, bölgenin 1. derece arkeolojik sit alanı olmasına rağmen, yeterli koruma sağlanamadığını vurguladı.
Kilise kalıntıları ve mezarlar açığa çıktı
Kadı Kalesi Höyüğü’nün sahile inen güneydoğu girişinde dalgaların çekilmesiyle birlikte kilise temelleri ve mezar yapıları daha da belirgin hale geldi. Yapının doğu kısmında açığa çıkan kemikler arasında insan kol, bacak ve omur parçalarının yanı sıra hayvan dişlerinin de yer aldığı görüldü. EKODOSD, daha önce aynı alanda seramik parçaları, mühürler ve sikkelerin bulunduğunu hatırlatarak bölgenin arkeolojik açıdan taşıdığı öneme dikkat çekti.
Tarihin akışını değiştirebilir
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, Kadı Kalesi ve çevresinde tespit edilen üç kilise yapısının Kuşadası'nın kuzeyinden Güzelçamlı’ya kadar uzandığını aktardı. Kuştur’daki Pygale antik kentinde, Güzelçamlı'da ve Kadı Kalesi'nde yer alan bu yapılarla ilgili önemli bir tehlikeye de işaret eden Sürücü, özellikle kış aylarında yapıların bulunduğu alanlardan bilinçsizce kum alındığını dile getirdi. Sürücü, Kadı Kalesi kazılarında daha önce Hitit dönemine ait küçük bir fırtına tanrısı heykelciğinin gün yüzüne çıkarıldığını hatırlatarak, bu alanda yer alan her bir kum tanesinin bile tarihsel değer taşıyabileceğini ifade etti.
Bu alan olduğu gibi korunmalı
Dernek, sit alanı statüsündeki bölgede kaçak kazı ve kum alımının önlenmesi, araç girişlerinin engellenmesi ve sürekli bir denetim mekanizmasının devreye alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin önde gelen turizm destinasyonlarından biri olan Kuşadası’nın kültürel mirasının korunmasının yalnızca yerel değil, ulusal düzeyde önem taşıdığına dikkat çeken EKODOSD, alanın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti.





