Doğal taş sektörünün küresel vitrini Marble İzmir, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de 31. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen sektör temsilcilerini buluşturan fuar, bu yıl da milyarlarca dolarlık iş hacmine zemin hazırlıyor. 38 farklı ülkeden gelen yabancı alıcılar, İzmir’de sektörün en yeni teknolojilerini ve en nadide doğal taşlarını yerinde inceliyor. Bu fuarın dünya çapında ilk 3’e giren fuarlardan biri olduğunu aktaran Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Ülkemiz jeolojik yapısı sayesinde dünyanın en zengin doğaltaş rezervlerine sahip yerlerden biri. Çevreye ve topluma duyarlı bir şekilde çıkarılıp ekonomiye kazandırılması ve yeni pazarlar kazandırması çok önemli bir konudur. 2025 yılında maden sektörü 6 milyar 400 milyon dolara ulaşmıştır. Doğaltaş sektöründe ise 2,1 milyar dolarlık ihracatımız söz konusu. Çin ve İtalya’dan sonra üçüncü sıradayız. En büyük doğaltaş fuarları Çin, İtalya ve Türkiye’de yapılıyor. Ülkeler olarak işbirlikleri yapıyoruz. Türkiye yüzde doğaltaş ihracatında 11,6’sını gerçekleştiriyor. Hep blok olarak geliyor ve işleyip 5 katına satıyor diye dövünürdük. İşlenmiş doğaltaş ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık. Teknoloji ve makineye ihtiyaç var. Teknolojimiz gelişti, kesme ve işleme makineleri ülkemizde üretiliyor. Marble İzmir simgeleşmiş bir fuar ismi olarak dünyadaki sektör temsilcilerini bir araya getiriyor. Bu yıl 100’den fazla ülkeden 1000’e yakın katılımcı firma geldi. 70 bin kişilik bir ziyaret beklentisi var. Etrafımızda sıcak savaşlar devam ediyor ama fuarımız yapılıyor. Bu yıl Ocak ayının başından beri ülkemizde değişik yerlerden yapılan fuarlardaki bilgilere göre; çok memnunlar. Marble İzmir de bereketli bir fuar olarak geçecek. 2024 yılında fuara katılanlara 23,3 milyon TL hibe vermiştik, 2025 yılında 34,6 milyon TL destek sunduk. Bu sene daha yüksek olacak. Bu fuarı prestijli fuar olarak tanımladık ve payı yüzde 50’den 70’e çıkardık, helali hoş olsun” dedi.

“Birçok ülke arz problemi yaşıyor”
Osmanlı döneminde İzmir’in ihracat kapısı olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, “Cumhuriyet kurulduktan sonra bu özelliğini sürdürdü. 2025 yılı bilançosunda 22,5 milyar dolar ihracat yaptı, 12,9 milyar dolar ithalat yaptı. Bize dış ticaret fazlası veren bir şehir. 5,3 milyar dolar ihracat kazandırdı, 3,1 milyar dolar ithalat yapmış oldu. Ülkemize dış ticarette değer katıyor. Serbest bölgelerimiz çok güzel çalışmalar yapıyor. Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) lider durumda, 23 bin 600 kişi çalışıyor. 3,5 milyar dolar ihracat yapmış. Serbest bölgelerdeki toplam ihracatın yüzde 27 civarında katkı yapıyor. Ege limanları oldukça canlı. Aliağa ve İzmir’in merkez limanı ihracata çalışan güzide limanlarımız. 2025 yılında bakanlık olarak 2 milyar TL hibe destek ödemesi yaptık. Hizmet ihracatçılarına 534 milyon TL ihracat desteği verdik. Hükümetimiz göreve geldiğinden bugüne 450 milyar TL kamu yatırımı yaptı. İzmir’e son 23 yılda 53,5 milyar TL esnaflara destek sağladık. Dünya ciddi sarsıntılar geçiriyor. Birçoğu da bizim çevremizde cereyan ediyor. 1973 petrol krizi, 1979 petrol krizi, 2022 Rusya Ukrayna Savaşı… Bunların hepsinin toplamından daha büyük enerji krizi yaşıyoruz. Birçok ülke arz problemi yaşıyor. Hükümetimiz gerekli stoklarımı zamanında yaptığı için biz hiçbir arz krizi yaşamadık. Çılgın artışlara karşı eşel mobil sistemi ile en az etki ile yaşanması için gayret ettik. Bu sarsılmalar enflasyonist etkiler meydana getirdi. Dünya ticaretinde geçen yılın artış hızının gerisinde kalabilir. Savaş ne kadar hızlı biterse, dibe vurup yukarı çıkmakla daha hızlı olacaktır. Hürmüz Boğazı bu anlamda çok önemli. Enerji arzı ve fiyatlardaki sıkıntılar boğazın kapanmasından meydana geldi. Ülkemiz büyümesini devam ettirdi. 1,6 trilyon milli gelire ulaştık. G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 2 ülkeden biri konumuna geldik” ifadelerini kullandı.

“10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz”
Sektörün katma değerli ürünlerle ihracat hedeflerine ulaşacağını, yerli makine üretimindeki başarıyı ve çevre duyarlılığının kamuoyuna doğru aktarılmasının önemini vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Daha inovatif ve katma değerli ürün ihracatına yönelerek konteyner sayısını artırmadan en kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz. Geçmişte tamamen dışa bağımlı olan sektörümüzün günümüzde neredeyse bütünüyle yerli makine kullanması ve yarım milyar dolara yakın makine ihracatı yapması gurur vericidir. Mermer ve doğal taş işleyenlerin doğaya düşman olmadığını, aksine faaliyetler sonrası alanların doğaya geri kazandırıldığını insanımıza çok daha iyi anlatmalıyız. Ayrıca, fuarımıza yüzde 70 seviyelerine ulaşan desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, bu güzel organizasyonun sektörümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum" sözlerine yer verdi.

“Markalaşmak zorundayız”
Marble İzmir Fuarı’nın sektörel gelişimdeki rolünü ve kent ekonomisine sağladığı devasa katkıyı vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Marble İzmir’in hikayesi 37 yıl önce başladı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş oluşumlarından birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçi ile tamamlanan fuarımızda, bu yıl Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Dünyanın doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine ve 120’den fazla mermer türüne sahip olan ülkemizin bu potansiyelini doğru değerlendirmek ve markalaşmak zorundayız. Marble İzmir’in kentimize katkısı çok önemli; konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin tamamında büyük bir hareketlilik oluşturarak İzmir’in ekonomisini büyütüyor ve uluslararası güvenilirliğini artırıyor. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan doğal taş ihracatını, daha fazla iş birliği ve ortak akılla çok daha yukarıya taşıyabiliriz" diye konuştu.

“63 milyar ton kaynağa sahibiz”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da, “Dünyanın en zengin mermer yataklarının bulunduğu ülkemizin, doğaltaş rezervi, dinamik sektör yapısı, nakliye kolaylığı ile doğaltaş piyasasında önemli bir yere sahiptir. Türk Mermeri dünyaca tanınmış birçok mekanda kullanılmıştır. Dünya doğaltaş ihracat piyasasında ilk 3 içinde yer alıyoruz. Yaklaşık 63 milyar ton kaynağa sahibiz. Doğaltaş maden ruhsat sayısı 3 bin 84’tür. Tüm maden ruhsat sayılarının dörtte 1’i gibi bir ölçüdedir. 2024’te 14,26 milyar ton doğaltaş madeni çıkardık. Doğaltaş ve mermer uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir bir malzemedir. Sektörümüzün kalkınmasına, ülke ekonomimizin büyümesine katkı sağlayan bu önemli fuarın katılımcılar için yeni işbirlikleri fırsatı yaratacağına inanıyorum. Her geçen yıl daha da güçlenen sektör, dünya pazarındaki hak ettiği yeri almaya devam edecek” sözlerine yer verdi.

“250 bin çalışanımız var”
Mermer Doĝaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, “1995 yılında doğal taş sektörü 77 milyon dolarlık ihracat yaparken, bugün bu rakam 2 milyar 80 milyon dolara ulaştı Sayın Bakanım. Sektörümüz ciddi bir gelişim gösterdi. O dönemlerde makineyi ithal eden bir ülkeyken, bugün aynı ülkelere makine ihraç eden bir noktaya geldik. Bugün sektörde yaklaşık 250 bin çalışanımız var. Yaklaşık 2 bin ruhsatlı işletme, 1650 civarında fabrika ve 8 bin 500’e yakın mermer atölyesi faaliyet gösteriyor. Dünya genelinde doğal taş ve mermer sektörünün ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde. Türkiye olarak biz de bu pastadan yaklaşık yüzde 11 pay alıyoruz. Sayın Bakanım, 6 Şubat’ta ülkemiz büyük bir felaket yaşadı. Bu vesileyle bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Ben de o bölgeden biri olarak birçok yakınımızı kaybettik. Ancak devletimiz bölgede yoğun bir konut çalışması yürütüyor. Bu süreçte maliyetlerin düşük tutulması büyük önem taşıyor. Mısır’dan gelen doğal taşlarla ilgili yaşanan haksız rekabetin önüne geçmek adına getirilen taban fiyat uygulaması sektörümüz için çok kıymetli oldu. Biz 500 dolar seviyesinde bir beklenti içindeyken, bu rakamın 700 dolara çıkarılması sektörümüz adına çok önemli bir adımdı. Bu nedenle size ve ekibinize teşekkür ediyorum. Böylece hem yerli üretici korunmuş oldu hem de kaynaklarımızın yurt içinde kalması sağlandı” diye konuştu.




