BirGün Gazetesi tarafından hazırlanan “Meryem Ana Evi Direnişi” belgeseli, İzmir’in ardından İstanbul’da izleyiciyle buluştu. Gösterim, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu’nda, Maltepe Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Belgeselin ardından düzenlenen “Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler” başlıklı söyleşi, siyaset ve medya dünyasından isimleri bir araya getirdi. Yönetmenliğini gazeteci Aycan Karadağ’ın üstlendiği etkinliğe yerel yöneticiler, siyasi temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Halkın olanın halkta kalması mücadelesi

Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, açılış konuşmasında yerel yönetimlere yönelik müdahalelerin aslında halkın yönetime katılım hakkını sınırlandırdığını vurguladı. Ekonomik kayyum uygulamaları üzerinden belediyelerin baskı altına alınmaya çalışıldığını belirten Köymen, Efes Selçuk’ta verilen mücadelenin yalnızca belediye gelirleriyle sınırlı olmadığını, halkın ortak değerlerinin korunmasına yönelik bir duruşu temsil ettiğini ifade etti.

Mesele sadece Selçuk değil

Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Yaşar Aydın, belgeselin yalnızca Efes Selçuk özelinde bir hikâye sunmadığını, Türkiye genelinde benzer örnekleri bulunan bir süreci görünür kıldığını dile getirdi. Yerel yönetimlerden gazetecilere kadar farklı alanlardaki sorunların ortak bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Biz kazandık çünkü direnmeyi öğrendik

Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Selçuk’ta yaşanan sürecin toplumsal dayanışma açısından önemli bir deneyim olduğunu belirtti. Direnişin sadece sonuç odaklı değil, toplumsal bilinç oluşturma açısından da değer taşıdığını ifade eden Sengel, farklı kesimlerin bir araya gelerek ortak bir mücadele sergilediğini ve bunun en büyük kazanım olduğunu aktardı. Yaşanan sürecin yalnızca kendi ilçeleriyle sınırlı olmadığını, benzer uygulamaların farklı alanlarda da görüldüğünü belirterek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Ne demokrasiye ne adalete sığar

Gazeteci-yazar Timur Soykan, belgeselin bir kentin kendi değerlerine sahip çıkma hikâyesini anlattığını ifade etti. Yerel kaynakların kullanımına yönelik müdahalelerin demokratik ilkelere aykırı olduğunu vurgulayan Soykan, buna rağmen toplumun direniş refleksini koruduğunu belirtti.

Topyekûn bir birlikteliğe ihtiyacımız var

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ise konuşmasında yerel yönetimlere yönelik uygulamaların siyasi bir arka planı bulunduğunu ifade etti. Belediyelerin tüm kısıtlamalara rağmen hizmet üretmeye devam ettiğini belirterek, özellikle kriz dönemlerinde yerel yönetimlerin halka en yakın kurumlar olarak öne çıktığını söyledi. Bulut, sürecin yalnızca belediyeler ya da belirli meslek grupları üzerinden değil, geniş bir toplumsal birliktelik içinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Bülten