İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası önünde başlatılan direniş tüm hızıyla devam ederken direnişin 5. gününde Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da alana gelerek destek verdi. Meslek Fabrikası önünde Ataç ve Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaptığı açıklamada sürecin kısa vadede olumlu sonuçlanmasını beklemediklerini belirtti.
VERDİĞİMİZ ÇABA KARŞILIĞINI BULMUŞ
Direnişe yönelik vatandaştan olumlu dönüşler aldıklarını belirten Tugay, “Bugün Meslek Fabrikası'nın sabahın beşinde polis eşliğinde kullanıma kapatılmasının beşinci günü. İlk günden itibaren biliyorsunuz burada o yaratılan kötü duruma karşı tepkimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Bir tarafta Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütü, bir tarafta belediye başkanlarımız, bir tarafta da halkımızdan insanlar ve zaman zaman da bize destek vermek üzere şehrimizdeler. Ne yazık ki başladığımız noktada duruyoruz. Yani Meslek Fabrikası şu anda halen polislerin çevirdiği barikatlarla kapalı durumda. İçeride belediyenin yüz milyonlarca liralık malzemesi ve şeyleri de var. Az önce Buca'daydım Görkem başkanla beraberdik ve Şirinyer'de epeyce bir vatandaş yolumu kesti, iki kişiden birisi bu yaşanan durumla ilgili ne kadar üzüntülü olduklarını söylüyorlar. Biz anlıyoruz ki burada yapmaya çalıştığımız şey, verdiğimiz çaba karşılığını bulmuş” dedi.
TÜRKİYE TARİHİNDE BİR İLK
Yaşananların Türkiye tarihinde benzeri olmayan bir yanlış olarak nitelendiren Tugay,
“Bir devlet kurumunun başka bir devlet kurumuna yapması asla normal görülmeyecek ve daha önce birkaç defa söylediğim gibi yani Türkiye tarihinde ilk defa gerçekleşmiş hem idari olarak hem hukuki olarak inanılmaz yanlış bir hareket bu. Yani devletin bir kurumu belediyeye ait bir tesisi bu şekilde polisle şey yapamaz, işgal edemez, bu şekilde kullanımdan alıkoyamaz. Yani devlet malları öyledir ki devlet mallarını mesela yediemine falan veremezler, yani kamu malları böyledir. O yüzden içerideki belediyeye ait malzemeleri de şu anda çıkaramıyorlar. Biz dün bir mahkeme heyetiyle beraber tespitlerde bulunduk biliyorsunuz. Geçmiş yıllarda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin restorasyon amaçlı ve binanın kullanımıyla ilgili hizmetin sağlanmasını amaçlayan pek çok yatırımı var, pek çok içeride yaptığı iş var. Bunların tespitini gerçekleştirdik, bunlar kayıt altına alındı çünkü bunlara zarar verileceğinden endişe ediyoruz. Diğer taraftan bunlarla ilgili maddi ve manevi haklarımızı her zaman koruyor olacağız ve talep ediyor olacağız” diye konutu.
TEPKİ GÖSTERMEYE DEVAM EDECEĞİZ
“İzmir'in tarihine bir utanç vakası olarak geçti bu olay” diyerek sözlerine devam eden Tugay, “Türkiye'nin başka yerlerinde de vakıflar kamu mallarına el koyuyorlar ama bunların hiçbirisi bu kadar manevi değeri yüksek yerler değil. Biz buradan herhangi bir para kazanmıyorduk biliyorsunuz, tamamen ücretsiz bir kamusal hizmet görülüyordu ama mesela Yerebatan Sarnıcı'nda İstanbul'da yani çok ciddi bir gelir de elde ediyordu belediye ondan da ettiler... Galata Kulesi'ni, Gezi Parkı'nı falan buraları maalesef yani bizce haksız gerekçelerle şey yaptılar, el koydular buralara da. Ama burada bu binaları yapan vakıflar değil. Bu binaların bu hale gelmesinde vakıfların hiçbir katkısı yok. Bütün yatırım İzmir Belediyesi tarafınca yapılmış. DGM olduğu dönemde de burada pek çok insanın hayatına acı yüklemiş bir, aynı zamanda bina haline gelmiştir ama DGM’nin çıkmasından sonra burasını bir de harap hale getirdiler. Ondan sonra belediye çok ciddi paralar harcayarak burayı restore etti ve tertemiz bir iş için kullanmaya başladı. O da insanların iş sahibi olması, meslek öğrenmesi, onların eğitimi için kullanılan bir tesise dönüştü. 2017’den beri, 9 yıldır burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor. Başka hiç kimse hiçbir amaçla kullanmadı. Biz hiçbir zaman bir başka birisine vermeyi ya da başka bir amaçla kullanmayı düşünmedik. Yani sadece İzmir’de değil, Türkiye’de de bu anlamda en değerli hizmet veren yerlerden biriydi.
Başladığımız noktada olduğumuzu söyledim. Hukuken yaptığımız girişimlerin bir sonuç vermesini umuyoruz ama açıkçası bugüne kadar yapılmış müdahalelere bakınca kısa vadede olumlu bir sonuç alamayacağız gibi görünüyor. Ama tepkimizi göstermeye devam edeceğiz” dedi.
DOĞRU KARARLAR ÇIKACAĞINA İNANIYORUM
Ahmet Ataç, “Ben bu davanızda başta Başkanımız olmak üzere bütün İzmir halkının yanındayım. Sonuna kadar hukuki mücadeleler sürecek. Günün birinde doğru kararlar çıkacağına inanıyorum. Yolumuz açık olsun arkadaşlar” dedi.
ATATÜRKÜN MİRASINI DEVREDİLEMEZ
“Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmirlilere miras bıraktığı bu tarihi yapı, bir anda böyle vakıflara devredilmesi kabul edilemez” diyerek sözlerine başlayan Başkan Görkem Duman, “Bu bir hukuksuzluktur. Burada yüz binlerce vatandaşımız, gencimiz, kadınımız burada meslek sahibi oldular. Ve ailelerine ekonomik olarak katkı sağladılar, kendi geleceklerini şekillendirdiler. Yani yüz binlerce insanın hayatına dokunan böylesine kıymetli bir yapı bir anda gelinip de burada vakıflara devredilmesi gerçekten İzmirliler için kabul edilebilir bir durum değil. Biz buranın en yakın zamanda tekrardan İzmirlilere meslek edinmeleri için verilmesini diliyoruz” dedi.



