Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli demiryolu projelerinde önemli bir eşiğin aşıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, saatte 225 kilometre hıza ulaşacak milli elektrikli hızlı tren setinin ilk üretiminde yüzde 90 fiziki ilerleme sağlandığını ve trenin 2026 yılı içinde raylara indirilerek test sürecinin başlatılacağını duyurdu.

Bakanlık tarafından yürütülen proje kapsamında, 2026-2028 yılları arasında biri prototip olmak üzere toplam 15 milli elektrikli hızlı tren setinin üretilmesi planlanıyor. Uraloğlu, bu sayının mevcut yüksek hızlı tren filosu dikkate alındığında oldukça stratejik bir büyüklüğe işaret ettiğini belirterek, yerli üretimin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacağını vurguladı.

Milli elektrikli hızlı tren setleri, alüminyum gövdeli ve 8 araçtan oluşacak şekilde tasarlandı. Toplam 577 yolcu kapasitesine sahip olacak trenlerde, yolcu konforu ve güvenliği ön planda tutuldu. Tren kontrol ve izleme sistemi, otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar sistemleri ile işitsel ve görsel bilgilendirme ekranları standart donanımlar arasında yer alıyor. Ayrıca kamera sistemleriyle tren içi güvenliğin sürekli izlenmesi sağlanacak.

Yolcuların seyahat sırasında ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak trenlerde wi-fi erişimi, yiyecek ve içecek otomatları ile mutfak bölümü de bulunacak. Engelli yolcular için özel olarak tasarlanan iki ayrı yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyelerin platformdan trene güvenli şekilde alınmasını sağlayan asansör sistemleri de setin dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.

Bakan Uraloğlu, milli elektrikli hızlı trenlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin ulaşım ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde geliştirildiğini ifade ederek, “Yüksek konfor, inovasyon ve sürdürülebilirlik anlayışıyla tasarlanan bu trenler, Türkiye’nin demiryolu teknolojisindeki kabiliyetini üst seviyeye taşıyacak” dedi.

Projeyle birlikte Türkiye’nin demiryolu sanayisinde yerlilik oranının artması, teknik bilgi birikiminin güçlenmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilir milli tren markalarının ortaya çıkması hedefleniyor.

Kaynak: AA