CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan, anayasa ve vatandaşlık tanımı başta olmak üzere Cumhuriyet’in temel değerleri konusunda net bir duruş sergilediklerini ifade etti. Komisyonda anayasa tartışmalarına ve vatandaşlık tanımının etnisite temelli ele alınmasına izin vermediklerini belirterek, kurucu değerlerin tartışma konusu yapılmasına karşı çıktıklarını dile getirdi. Komisyonun yalnızca PKK’nın silah bırakması ve örgüt mensuplarının dönüşüyle sınırlı olmaması gerektiğini, aynı zamanda demokratikleşme boyutu içermesi gerektiğini savunduklarını ve bu yaklaşımın büyük ölçüde rapora yansıdığını kaydetti.
Türk vatandaşlığı kapsayıcıdır
Komisyon raporunda yer alan Türk-Kürt-Arap vurgusuna şerh koyduğunu açıklayan Bakan, vatandaşlık tanımının etnisite üzerinden yapılamayacağını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kapsayıcı bir üst kimlik olduğunu belirterek, bunun dışında etnik bir tanımlamaya ihtiyaç bulunmadığını vurguladı. Toplumsal uzlaşıdan söz edilen bir raporda, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitler ile gazilerin özlük hakları ve taleplerine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemesini de eleştirdiğini aktaran Bakan, güvenlik güçlerinin fedakârlıklarının göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Mücadelemiz Meclis’te sürecek!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin bulunduğu bir komisyonda kurucu değerlerle çatışan bir anayasal değişikliğe izin verilmeyeceğini savunan Bakan, kırmızı çizgilerinin Cumhuriyet’in temel ilkeleri, vatandaşlık tanımı ve Anayasa’nın 66. maddesi olduğunu belirtti. Türkçenin resmi dil olmasının tartışma konusu yapılamayacağını ifade ederek, iddia edildiği gibi kurucu değerlerle çelişen bir yaklaşımın komisyonda yer bulmadığını söyledi. Bakan, sürecin Meclis’te devam edeceğini ve mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek açıklamasını tamamladı.




