Milli Eğitim Bakanlığı'nın mülakat uygulaması nedeniyle mağdur edildiğini belirten 1611 öğretmen ile taban maaş ve güvenceli çalışma talebiyle Ankara'ya gelen özel sektör öğretmenlerinin TBMM önünde yapmak istediği eylem polis müdahalesiyle karşılaştı. Çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığı olayların ardından öğretmenlerin açlık grevi kararı aldığı öğrenildi.

Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelerek TBMM Çankaya Kapısı'na yürümek istedi. Ancak Güvenpark'ta polis engeliyle karşılaşan eğitim emekçilerine yönelik müdahale sırasında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Öğretmenler daha sonra Sakarya Caddesi'nde eylemlerini sürdürdü.

Ogretmene Cop Talebe Barikat (3)

Yaşananları gazetemize değerlendiren Eğitim-İş İzmir Şube Başkanı Özgür Şen, öğretmenlerin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını ülke gündemine taşımak amacıyla Ankara'da buluştuğunu söyledi.

Şen, "TBMM önünde yapılmak istenen eylemin amacı, yıllardır görmezden gelinen öğretmen sorunlarını ülkenin gündemine taşımaktı. Mülakat mağduru öğretmenler hak ettikleri atamaları ve liyakate dayalı bir sistem talep ederken, özel sektör öğretmenleri de taban maaş hakkının yeniden yasal güvence altına alınmasını, insanca yaşayabilecek ücretlere kavuşmayı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyordu. Öğretmenler yalnızca kendi gelecekleri için değil, kamusal ve nitelikli eğitimin geleceği için seslerini duyurmaya çalışıyordu" dedi.

Öğretmenlerin iki gündür seslerini duyurmaya çalıştığını belirten Şen, taleplerini iletmek isteyen eğitim emekçilerinin diyalog yerine baskıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

"59 öğretmen gözaltına alındı"

Polis müdahalesine tepki gösteren Şen, gözaltı sayılarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Anayasal haklarını kullanarak seslerini duyurmaya çalışan öğretmenlere yönelik müdahaleyi kabul etmiyoruz. Dün gerçekleştirilen müdahalelerde 41 öğretmen ve sendika yöneticisi gözaltına alınırken, bugün de Kurtuluş Parkı'nda yapılan eyleme sert polis müdahalesi gerçekleşmiş ve 18 öğretmen gözaltına alınmıştır. Üstelik bu müdahaleler öğretmenlerin anne ve babalarının, ailelerinin gözü önünde yaşanmıştır."

Şen, son alınan bilgiye göre öğretmenlerin açlık grevi kararı aldığını da belirtti.

Ogretmene Cop Talebe Barikat (2)

"Öğretmenler patronların insafına bırakıldı"

Özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Şen, taban maaş uygulamasının kaldırılmasıyla eğitim emekçilerinin ciddi bir güvencesizlik içine sürüklendiğini söyledi.

Şen, "Özel sektör öğretmenleri eğitim sisteminin en ağır emek sömürüsüne maruz bırakılan kesimlerinden biridir. Taban maaş uygulamasının kaldırılmasıyla birlikte öğretmenler patronların insafına terk edilmiş, birçok eğitim emekçisi asgari ücret düzeyinde hatta bazı durumlarda bunun biraz üzerinde ücretlerle çalışmaya zorlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Ogretmene Cop Talebe Barikat (2)-1

“Mağduriyetleri yaratan politikalar engellenmeli"

Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli ise öğretmenlerin Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya haklarını savunmak için geldiğini belirterek yaşanan müdahaleyi kınadıklarını söyledi.

Danyeli, "1611 mülakat mağduru öğretmenleri atama hakkı ve özel sektör öğretmenleri taban maaş hakkı, insanca çalışma koşulları ve temel haklar için Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelerek seslerini duyurmak istediler. Ne yazık ki aileleri ile gerçekleştirdikleri bu mücadeleleri baskı ve barikatlarla karşı karşıya kaldı" dedi.

Öğretmenlerin demokratik haklarını kullandığını vurgulayan Danyeli, "İnsanca çalışma koşulları, iş güvencesi ve güvenceli istihdam taleplerini demokratik yöntemlerle dile getiren öğretmenlerin ablukaya alınması, gözaltına alınması ve şiddete maruz bırakılması kabul edilemez" diye konuştu.

"Liyakat ve eşitlik esas alınmalı"

Mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini belirten Danyeli, atama süreçlerinde liyakat ve eşitlik ilkelerinin esas alınması çağrısında bulundu.

Danyeli, "1611 mülakat mağduru öğretmenin yaşadığı hak kaybı bir an önce giderilmeli, atama süreçlerinde liyakat ve eşitlik ilkeleri esas alınmalıdır. Liyakati yok sayan, eşitlik ve adalet ilkelerini zedeleyen atama uygulamaları kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

"Ters kelepçe kabul edilemez"

Danyeli, dayanışma amacıyla alanda bulunan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ile Genel TİS ve Hukuk Sekreteri Özlem Tolu'nun da gözaltına alındığını, daha sonra serbest bırakıldıklarını belirterek yaşananlara tepki gösterdi.

"Özellikle Genel Başkanımız Kemal Irmak'ın ters kelepçe uygulanarak gözaltına alınması, emek ve demokrasi mücadelesi yürüten sendikacılara yönelik onur kırıcı ve hukuksuz bir muameledir. Daha sonra gözaltı aracında serbest bırakılmış olmaları, uygulanan bu müdahalenin keyfiliğini ortadan kaldırmamaktadır" dedi.

Öğretmenlerin Ankara'daki eylemlerinin nasıl devam edeceği ve açlık grevi kararının nasıl uygulanacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Ogretmene Cop Talebe Barikat (1)-1

"Sonuç almadan Ankara'dan dönmeyeceğiz"

Ulusal Eğitim Derneği Başkanı Osman Gazi Oktay ise eylemin temelinde mülakat mağduriyetleri ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarına ilişkin sorunların bulunduğunu söyledi.

Oktay, mülakat mağduru öğretmenlerin yazılı sınavda başarılı olmalarına rağmen mülakatlarda düşük puan verilerek atanamadıklarını belirterek, seçim öncesinde verilen "mülakatın kaldırılması" sözünün tutulmasını istediklerini ifade etti. Özel sektör öğretmenlerinin ise yıllarca uygulanan ancak kaldırılan taban maaş düzenlemesinin yeniden hayata geçirilmesini talep ettiğini kaydeden Oktay, bu düzenleme sayesinde özel sektörde çalışan öğretmenlerin maaşlarının devlet okullarındaki öğretmenlerin maaşlarının altında kalamadığını hatırlattı.

Öğretmenlerin taleplerini önce Milli Eğitim Bakanlığı'na ardından da TBMM'deki siyasi parti temsilcilerine iletmek istediğini belirten Oktay, Güvenpark'ta polis engeliyle karşılaşıldığını, daha sonra Sakarya Caddesi'nde devam eden eylemlerin Kurtuluş Parkı'ndaki basın açıklamasında da müdahaleyle karşılaştığını söyledi.

Ankara'da konaklayan öğretmenlerin kaldığı otelin önüne barikat kurulduğunu öne süren Oktay, öğretmenlerin seyahat özgürlüğünün kısıtlandığını ve demokratik haklarını kullanmalarının engellendiğini savundu.

Özel sektörde 9 yıl öğretmenlik yaptığını belirten Oktay, özel sektör öğretmenlerinin her yıl sözleşme yenilemek zorunda kaldığını, iş güvencesinden yoksun şekilde çalıştırıldığını ve düşük ücretlerle karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, taban maaş uygulamasının yeniden yasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Öğretmenlerin ekonomik koşullar nedeniyle araştırma, inceleme ve mesleki gelişim faaliyetlerine yeterince zaman ve kaynak ayıramadığını belirten Oktay, birçok öğretmenin ikinci bir iş yapmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Öğretmenlerin mücadelede kararlı olduğunu vurgulayan Oktay, "Sonuç almadan Ankara'dan gelmeyeceğiz diyorlar. Halkımız öğretmenlere ve anne babalarına yapılanları kabul etmiyor, haklı mücadelelerini destekliyor" dedi.

Muhabir: DİLEK ÇAKIR DURAK