Türkiye’de öğretmenlerin emeklilik hakkını kazanmış olmalarına rağmen görevlerine devam etmesi, bireysel bir tercih olmaktan çok ekonomik zorunlulukların dayattığı yapısal bir sorun olarak öne çıkıyor. Artan yaşam maliyetleri, yetersiz maaşlar ve emeklilikte gelir kaybı riski, eğitim emekçilerinin dinlenmeleri gereken bir dönemde dahi çalışmayı sürdürmesine neden oluyor. Mevcut ücret sisteminde maaşların önemli bölümünün emekliliğe yansımayan tazminatlardan oluşması, öğretmenleri emeklilikten fiilen uzaklaştırırken; yer değiştirme ve rotasyon tartışmaları da bu tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Eğitim sisteminin yükünü yıllarca sırtlanan öğretmenler için bugün temel mesele, yalnızca görevdeyken değil, emeklilikte de insanca yaşam koşullarını güvence altına alacak bir ücret ve sosyal hak düzeninin hayata geçirilmesi olarak öne çıkıyor.

Özgür Şen-4

‘Yarıya düşüyor’

Eğitim İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen, Türkiye’de 100 bini aşkın öğretmenin emeklilik hakkını kazanmış olmasına rağmen görevine devam ettiğini hatırlatan Eğitim İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen, bunun temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu vurguladı. Öğretmenlerin emekli olduklarında alacakları maaşın neredeyse yarıya düşeceğini belirten Şen, “Bu durum öğretmenleri emeklilikten fiilen uzaklaştırıyor. Yıllarca eğitim sisteminin yükünü omuzlayan öğretmenler, emekli olduklarında insanca yaşayabilecek bir gelir güvencesine sahip değil. Bugün birçok öğretmen geçim derdiyle karşı karşıya. Çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanan, üniversitede okuyan evladı için mücadele eden, kira ödeyen ya da çocuğunu evlendirmeye çalışan öğretmenler için emeklilik ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle öğretmenler dinlenmesi gereken bir dönemde bile çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor” dedi.

‘Zorunlu tayin’

Yer değiştirme bekleyen öğretmenlerin haklı taleplerinin de göz ardı edilemeyeceğini aktaran Şen, “Son atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde yer alan, 12 yılını dolduran öğretmenlerin istekleri dışında re’sen yer değişikliğine tabi tutulmasına ilişkin düzenleme ise özellikle emeklilik hakkını kazanmış öğretmenler açısından farklı sonuçlar doğurabilir. Bu durum bazı öğretmenlerin zorunlu yer değişikliği yerine emekliliği tercih etmesine yol açabilecek bir tabloyu da beraberinde getirebilir. Bu nedenle yapılacak düzenlemelerde hem yer değiştirme bekleyen öğretmenlerin beklentilerinin hem de meslek yaşamının son dönemindeki öğretmenlerin koşullarının birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Barış Düdü-1

‘Tazminatlar yansımıyor’

Öğretmenlerin bugün aldıkları maaşların önemli bir bölümü temel ücretten değil, çeşitli tazminatlardan oluştuğunu vurgulayan Eğitim İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü ise, “Teknik öğretmen tazminatı gibi kalemler maaşları bir miktar yukarı çekiyor. Ancak bu tazminatlar emekliliğe yansımadığı için öğretmenlerin emekli olduktan sonraki gelirlerinde ciddi bir düşüş yaşanıyor. Örneğin bir asker albay rütbesiyle emekli olduğunda, emeklilikte teğmen rütbesine düşürülmez. Görevdeyken sahip olduğu unvan ve haklar emekliliğinde de korunur. Fakat öğretmenlerde durum farklı işliyor. Başöğretmen olarak görev yapan bir eğitimci emekli olduğunda artık başöğretmen sayılmıyor; yalnızca öğretmen statüsünde değerlendiriliyor. Bu nedenle başöğretmenlik ve uzman öğretmenlikten doğan tazminatlar emekli maaşına yansımıyor. Görevdeyken yaklaşık 85 bin lira civarında olan bir gelir, emeklilikte 43–44 bin lira seviyesine kadar gerileyebiliyor” diye konuştu.

‘Pratikte zor’

Çıkan son yönetmelik ile resen yer değişikliği yapılabileceğini aktaran Eğitim İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü, “İlk olarak sekiz yıl sınırıyla gündeme gelen düzenleme, sendikaların itirazları sonrası 12 yıla çıkarılmıştı. Buna rağmen uygulamada ciddi zorluklar ortaya çıktı ve düzenleme uzun süredir hayata geçirilemedi. Türkiye’de yaklaşık bir milyon öğretmen görev yapıyor ve aynı okulda 12 yılını doldurmuş yüz binlerce öğretmen bulunuyor. Böyle bir düzenlemenin bir anda yürürlüğe girmesi, çok sayıda öğretmenin aynı anda yer değiştirmesi anlamına geliyor. Bu nedenle uygulamanın pratikte oldukça zor” dedi.

Kaynak: Filiz Erol