Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde 81 ile gönderdiği genelgeyle okullarda yeni dönemin kuralları da netleşti. Yeni eğitim yılında okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin artırılması, öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamasına yönelik uygulamanın sürdürülmesi, öğretmenlerin sınıfta cep telefonu kullanmaması, öğrencileri yarıştıran ve velilere mali yük getiren Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarının zorunlu tutulmaması, veli görüşmelerinin randevu sistemi üzerinden yürütülmesi gibi düzenlemeler hayata geçirilecek. Bakanlık ayrıca öğrencilerin dijital bağımlılığa karşı bilinçlendirilmesi ve dijital imkânları doğru kullanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesini istedi.

Yeni eğitim döneminde kuralların kapsamının genişlemesi, bu düzenlemelerin öğrencilerin psikolojisine nasıl yansıyacağı sorusunu da beraberinde getirdi. Uzman Dr. Burcu Sandıkcıoğlu, öğrenciler açısından belirleyici olanın yalnızca kuralların içeriği değil, bu kuralların nasıl uygulandığı olduğunu belirterek, aşırı kontrolcü ve cezaya dayalı yaklaşımın çocuklarda baskı ve kaygıya yol açabileceği uyarısında bulundu.

Okullarda Yeni Donem Cocuklar Icin Kural Mi Kaygi Mi Yenibakishaber (5)

Kural değil, uygulama önemli

Yeni düzenlemelerin öğrencilerin psikolojisini genel olarak nasıl etkileyebileceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Sandıkcıoğlu, kuralların öğrencinin nedenini anlayabileceği şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekti.

Sandıkcıoğlu, “Kuralların kendisinden çok, nasıl uygulandığı önemli. Net, tutarlı ve öğrencinin nedenini anlayabildiği kurallar güven duygusunu artırabilir. Ancak aşırı kontrolcü ve cezaya dayalı bir yaklaşım, öğrencide baskı ve kaygı yaratabilir. Burada amaç öğrenciyi kontrol etmek değil, ona sağlıklı bir sınır çerçevesi sunmak olmalı.”

Telefon sınırı dikkat sağlayabilir

Yeni dönemde sınıf içinde cep telefonu kullanımına yönelik sınırlamanın öğrencilerin dikkat, motivasyon ve sosyal ilişkileri açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirten Sandıkcıoğlu, uygulamanın biçiminin burada da önemli olduğunu söyledi. Doğru uygulandığında olumlu sonuçları da olabileceğini kaydeden Sandıkcıoğlu, “Telefon, özellikle ders sırasında dikkati bölen önemli bir uyaran. Sınırlandırılması öğrencinin derse odaklanmasını ve sınıf içindeki etkileşimini artırabilir. Ancak telefonun tamamen yasaklanması yerine, öğrenciye neden sınır getirildiğinin anlatılması daha sağlıklı olur. Çünkü amaç telefonu ortadan kaldırmak değil, öğrencinin teknolojiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını desteklemek” dedi.

Okullarda Yeni Donem Cocuklar Icin Kural Mi Kaygi Mi Yenibakishaber (1)

Yarış baskısı kaygı yaratabilir

Bakanlık dışındaki öğrencileri yarıştıran ve sıralayan deneme ve tarama sınavlarının zorunlu tutulmamasına ilişkin düzenlemenin öğrencilerin üzerindeki sınav baskısı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sandıkcıoğlu, sürekli karşılaştırılmanın bazı çocuklarda performans kaygısını artırabileceğine dikkat çekti. Sürekli sıralanmanın ve karşılaştırılmanın bazı öğrencilerde performans kaygısını artırabildiğine dikkat çeken Sandıkcıoğlu “Bu nedenle sınavların bir yarıştan çok öğrencinin kendi gelişimini görmesine hizmet etmesi psikolojik açıdan daha sağlıklı. Ancak deneme sınavlarını tamamen ortadan kaldırmak da öğrencinin sınav pratiğini azaltabilir. Burada önemli olan sınavın sayısından çok, nasıl anlamlandırıldığı.”

Disiplin korkuya dönüşmemeli

Okullarda kuralların artmasının veya daha sıkı uygulanmasının öğrenciler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Sandıkcıoğlu, sınırların çocuklar açısından güven ve öngörülebilirlik sağlayabileceğini ancak disiplinin korku üzerinden kurulması halinde bunun kaygıya dönüşebileceğini söyledi. Sandıkcıoğlu, “İkisi de mümkün. Sınırların net olması çocuklara güven ve öngörülebilirlik sağlar. Fakat sınır, korku ve ceza üzerinden kurulursa kaygıya dönüşebilir. Disiplinin amacı öğrenciyi korkutmak değil, kendi davranışlarının sorumluluğunu almasını öğretmek olmalı” ifadelerini kullandı.

Okullarda Yeni Donem Cocuklar Icin Kural Mi Kaygi Mi Yenibakishaber (2)

Velilere önemli görev düşüyor

Yeni eğitim döneminde velilerin de okulda belirlenen kurallara uyum konusunda çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim kurması gerektiğini belirten Sandıkcıoğlu, ailelere kurallarla mücadele etmek yerine çocuklarının bu düzenlemeler hakkındaki düşüncelerini dinlemelerini önererek, “Öncelikle kurallarla mücadele etmek yerine çocukla konuşmalarını öneririm. ‘Bu kural neden var, sana nasıl geliyor?’ diye sormak önemli. Evde de okulun koyduğu sınırlarla çelişen bir tutum sergilememek gerekiyor. Çocuğun duygusunu kabul etmek, kuralı kabul etmek anlamına gelmez” dedi.

İlk haftalarda başarı değil uyum

Yeni eğitim döneminin öğrenciler için kusursuz bir başlangıç olmak zorunda olmadığını vurgulayan Sandıkcıoğlu, özellikle ilk haftalarda akademik başarıdan önce düzen ve aidiyet duygusunun oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti. Sandıkcıoğlu, “Yeni döneme mükemmel başlamak zorunda değiliz. Uyum zaman alan bir süreç. Öğretmen sabırlı, veli destekleyici, öğrenci de kendisine karşı daha anlayışlı olmalı. Özellikle ilk haftalarda akademik başarıdan önce düzen ve aidiyet duygusunun oluşmasına önem vermek gerekiyor” sözlerini kaydetti.

Geçiş dönemleri küçümsenmemeli

İlkokuldan ortaokula veya liseye geçen öğrencilerin yeni eğitim sistemine adapte olurken daha fazla desteğe ihtiyaç duyabileceğini belirten Sandıkcıoğlu, bu süreçte çocukların bir anda daha fazla ders, öğretmen, beklenti ve farklı bir sosyal çevreyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Geçiş dönemlerini küçümsememek gerektiğini vurgulayan Sabdıkcıoğlu, “Çocuk bir anda daha fazla ders, daha fazla öğretmen, farklı beklentiler ve yeni bir sosyal çevreyle karşılaşabiliyor. Velilerin ‘Artık büyüdün, kendin yapmalısın’ demek yerine, ‘İhtiyacın olduğunda yanındayım’ mesajını vermesi çok kıymetli. İlk dönemde hedef, her şeyi hemen kusursuz yapmak değil; yeni düzene yavaş yavaş alışmak olmalı” diye konuştu.

Muhabir: DİLEK ÇAKIR DURAK