Ortadoğu’da devam eden çatışmaların bir haftayı geride bırakmasıyla birlikte bölgede yaşayan Türk vatandaşlarının güvenliği gündemdeki yerini koruyor. Türkiye, savaşın başladığı ilk günlerden itibaren bölgedeki vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla diplomatik temsilcilikler aracılığıyla uyarılar yayımlarken, olası tahliye senaryoları üzerinde de çalışmalar yürütüyor.
Diplomatik temsilcilikler süreci yakından takip ediyor
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ardından bölgede bulunan Türk vatandaşlarının durumunun yakından takip edildiğini açıkladı. Bakanlık yetkilileri, güvenlik koşullarının sürekli değiştiğini belirterek vatandaşların bulundukları ülkelerdeki büyükelçilik ve konsoloslukların duyurularını dikkatle takip etmeleri gerektiğini vurguladı. Yetkililer ayrıca diplomatik temsilciliklerin acil durum hatlarının ve Konsolosluk Çağrı Merkezi’nin kesintisiz hizmet verdiğini belirterek, vatandaşların ihtiyaç duydukları her konuda destek alabileceklerini ifade etti.
Yardım ve bilgi taleplerinde artış
Savaşın başlamasının ardından Konsolosluk Çağrı Merkezi’ne yapılan başvurularda belirgin bir artış yaşandı. Kriz öncesinde günlük ortalama 2 bin civarında olan çağrı sayısı, çatışmaların ardından yaklaşık 3 bin 500’e yükseldi. Çağrıların önemli bölümünün İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldiği belirtilirken, başvuruların yalnızca tahliye taleplerinden oluşmadığı ifade ediliyor. Vatandaşlar çoğunlukla güvenlik durumu hakkında bilgi almak, yakınlarına ulaşamama sorununu bildirmek veya sağlık ve ulaşım konularında destek talep etmek için çağrı merkezine başvuruyor. Yetkililer, şu ana kadar yaklaşık 30 farklı ülkeden yardım ve bilgi talebi alındığını belirtiyor.
Bölgede kaç Türk vatandaşı bulunduğu net değil
Türkiye tarafından yapılan resmi açıklamalarda çatışmaların yaşandığı ülkelerde kaç Türk vatandaşının bulunduğuna ilişkin kesin bir rakam paylaşılmadı. Ancak seçim verileri, bölgede önemli sayıda Türk vatandaşının yaşadığını ortaya koyuyor. Yüksek Seçim Kurulu verilerine göre Körfez ülkelerinde kayıtlı 54 binin üzerinde Türk seçmen bulunuyor. Bu ülkeler arasında en fazla Türk seçmen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yer alıyor. Ayrıca Katar, Lübnan, İsrail, Irak, Kuveyt ve Ürdün gibi ülkelerde de binlerce Türk vatandaşının kayıtlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, geçici işçiler, turistler ve iş insanları da hesaba katıldığında bölgede bulunan Türk vatandaşlarının sayısının daha yüksek olabileceğini belirtiyor.
Toplu tahliye planı açıklanmadı
Şu ana kadar Türkiye tarafından resmi bir toplu tahliye operasyonu duyurulmuş değil. Ancak yetkililer, ihtiyaç duyulması halinde devreye sokulabilecek çeşitli senaryolar üzerinde çalışıldığını ifade ediyor. Diplomatik kaynaklar, tahliye ihtimali bulunan vatandaşların durumunun tek tek değerlendirildiğini ve farklı ulaşım seçeneklerinin planlandığını belirtiyor. Muhalefet temsilcileri ise bölgede bulunan vatandaşlar için daha hızlı tahliye planlarının devreye alınması gerektiğini savunuyor.
Kara yoluyla tahliye seçeneği
Hava sahalarının kapanması nedeniyle birçok ülkede uçuşlar iptal edildi veya ciddi şekilde kısıtlandı. Bu nedenle Türkiye, bazı ülkelerde bulunan vatandaşların kara yoluyla bölgeden ayrılmasına yönelik planlar hazırladı. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Irak, İran, İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Suriye, Umman ve Ürdün’den farklı ulaşım yöntemleriyle bölgeden ayrılmak mümkün. Hava yoluyla doğrudan ulaşımın bulunmadığı bazı Körfez ülkelerinde ise vatandaşların kara yoluyla Suudi Arabistan veya Umman’a geçmesi için otobüs seferleri planlanıyor. Ancak bu seferlerin başlaması için yerel makamların onayının gerekli olduğu belirtiliyor.
Ulaşımda büyük aksama yaşandı
Savaşın başlamasıyla birlikte Ortadoğu hava sahasında ciddi aksaklıklar yaşandı. Havacılık verilerine göre 28 Şubat ile 5 Mart arasında bölgede yaklaşık 25 bin uçuş iptal edildi. Özellikle İran hava sahasının kapanması sivil havacılığı önemli ölçüde etkiledi. Birçok havayolu şirketi uçuşlarını iptal ederken, bazı ülkelerde yalnızca sınırlı tahliye uçuşlarının yapılabildiği bildiriliyor.
Süreç yakından takip ediliyor
Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini belirterek bazı ülkeler üzerinden kara yolu tahliyesi için diplomatik temasların sürdüğünü açıkladı. Yetkililer, çatışmaların seyrine bağlı olarak yeni ulaşım seçeneklerinin de devreye alınabileceğini ifade ediyor. Ortadoğu’da süren gerilimin devam etmesi halinde Türkiye’nin bölgedeki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla farklı tahliye ve destek planlarını gündeme alabileceği belirtiliyor.





