CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, emeklilerin ekonomik ve psikolojik durumuna ilişkin çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaştı. Emeklilerin yaklaşık yüzde 70’inin kendini tükenmiş hissettiğini, yarısının ise ne insanlara ne de kurumlara güven duyduğunu belirten Özlale, bu tablonun münferit değil, uzun süredir devam eden bir sistem sorununun sonucu olduğunu ifade etti.
Böyle bir yüksek gelirli ülke dünyada yok
2019’dan bu yana her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde en düşük emekli maaşının konuşulmasının bir iyileştirme değil, yapısal bir kriz göstergesi olduğunu vurgulayan Özlale, ekonomi yönetiminin çelişkili tutumuna dikkat çekti. Türkiye’nin yüksek gelirli ülke olduğu yönündeki söylemlerin, konu emekli maaşları ve asgari ücrete geldiğinde yerini kaynak yok gerekçesine bıraktığını belirterek, dünyada bu çelişkiyi yaşayan başka bir yüksek gelirli ülke bulunmadığını dile getirdi.
Çin ve Brezilya’dan daha kötü durumdayız
Türkiye’nin uluslararası emeklilik endekslerinde 44 ülke arasında 42’nci sırada yer aldığını hatırlatan Özlale, ülkenin Kolombiya ile aynı seviyede, Çin ve Brezilya’nın ise gerisinde kaldığını söyledi. Emekli aylıklarının milli gelire oranının yıllardır yüzde 6 seviyesinde sabit tutulduğunu, buna karşın emekli sayısının hızla arttığını belirtti. Bu dengesizlik nedeniyle ortalama emekli maaşının, kişi başına milli gelire oranının 15 yıl önce yüzde 60 iken bugün yüzde 33’e gerilediğini aktardı.
Bu anlayış sosyal adaleti de çökertiyor
Sistemin yalnızca yetersiz değil, aynı zamanda adaletsiz hale geldiğini ifade eden Özlale, 30 yıl boyunca yüksek prim ödeyenlerle çok daha düşük prim ödeyenlerin maaşlarının giderek birbirine yaklaştığını belirtti. En düşük emekli maaşının her seferinde yukarı çekilmesinin sistemi düzeltmediğini, aksine adalet duygusunu zayıflattığını söyledi.
Çözüm, nitelikli istihdam yaratmak
Özlale’ye göre çözüm, her yıl en düşük emekli maaşını tartışmak değil; nitelikli ve kapsayıcı istihdam yaratmak. Türkiye’de nüfusun yalnızca üçte birinin çalıştığını, çalışanların yarısına yakınının ise açlık sınırının altında ücret aldığını belirterek, dünya ortalamasına ulaşmak için 1,1 milyon erkeğe ve 4,9 milyon kadına yeni istihdam alanı yaratılması gerektiğini kaydetti. Buna karşın bütçede istihdamı artırmaya ayrılan payın giderek azaldığını paylaştı.
Günlük 42 TL destekle istihdam artmaz
İşverene verilen günlük 42 liralık asgari ücret desteğinin istihdam artışı yaratmayacağını savunan Özlale, bu desteğin İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmasını da eleştirdi. Fonun amacının işsiz kalan yurttaşları korumak olduğunu, işverenlerin yükünü hafifletmek için kullanılmasının yanlış olduğunu kaydetti.
Bu ülkenin ihtiyacı yamalı düzenlemeler değil
Özlale, Türkiye’nin ihtiyacının geçici ve parçalı çözümler değil; adil paylaşımı esas alan, güven veren ve istihdamı merkeze alan bir ekonomik sistem olduğunu vurguladı. Aksi halde her yıl aynı noktaya dönüleceğini belirterek, toplumun her seferinde biraz daha yoksullaşacağını, daha da güvensiz hale geleceğini ekledi.



