Yüce Allah, insanoğlunu dünya hayatında yalnız bırakmamış, ona aile olmayı lütfetmiştir ve aile huzuru konusunda peygamberi örnek göstermiştir. Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de 3.Âl-i İmrân Suresi 31. Ayette Peygamberimize hitaben şöyle buyurur: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Bir mümin için Allah Resûlü’nü sevmenin anlamı, onun yolundan gitmek yani onun hayat tarzını benimsemektir. Mutlu bir aile yuvası için de onun örnekliğine ve yaşattığı ahlakî değerlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır.
Peygamberimiz (a.s) ailesini ihmal etmez, onların işiyle ve sorunlarıyla ilgilenip yardımda bulunurdu. Onun ailesinde sevgi, şefkat ve merhamet gibi değerler esas alınmıştır. Peygamberimiz (a.s) asla eş ve çocuklarına en küçük bir şiddet ve hakarette bulunmamıştır.
Allah Resûlü (s.a.s) aile efradına mesul oldukları ibadetleri zaman zaman hatırlatarak hem tebliğ görevini yerine getiriyor hem de onların ibadetlerini îfa noktasında ihmalkâr davranmamalarını sağlıyordu. Hz. Peygamber, aile fertlerine bu konularda da baskıcı ve zorlayıcı tavırlar göstermez, uygun bir üslûpla uyarılarda bulunurdu. Nitekim Enes b. Mâlik onun aile efradını namaza davet edişini şöyle anlatır: “Resûlullah (sav) altı ay boyunca sabah namazına çıktığında Fâtıma’nın (r.a) kapısına uğrayıp, ‘Haydin namaza ey ev halkı!’ dedi ve ‘Ey Peygamber’in ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.’ Ahzâb, 33/33 âyetini okudu.” (İbn Hanbel, III, 285)
Peygamber Efendimizin ailesinde vazgeçilmez olan değerlerden biri de şefkatti. Efendimiz (s.a.s), ailesine karşı son derece müşfik davranırdı. Ailede kimsenin gönlünü kırmaz, kaba ve incitici konuşmaz, bağırıp çağırmaz, ağzından kötü söz çıkmazdı. Eli asla şiddete kalkmaz, kadının ve çocuğun hırpalanmasına kesinlikle izin vermezdi. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım!” (Tirmizî, Menâkıb, 63.)
Ailede şefkat ve merhametin varlığı, Rabbimizin “Rahmân” isminin tecellisidir. Merhamet sadece acıma hissi değil, muhatabımızın kıymetini bilerek onu anlama çabasıdır. Merhamet, aile fertlerine ihsanla, insafla, iyilikle, güzellikle ve şefkatle davranmaktır.
O’nun aile hayatına şahit olan Ashâbı'nın anlattıkları da bu gerçeği doğrular mahiyettedir. Uzun yıllar Resûlullah’ın hizmetinde bulunan ve O'nun yaşantısına içeriden şahit olma imkânına sahip olan Enes b. Mâlik’in, “Ailesine karşı Resûlullah’tan daha şefkatli olan bir kimse görmedim.” (İbn Sa’d, 50 Tabakât, I, 136) ifadesi bunlardan sadece birisidir.
Allah Resûlü’nün (s.a.s) ailesinde istişare hâkimdi. Peygamberimiz aile fertlerinin fikirlerine değer verirdi. Çünkü istişare, şiddete ve hiddete başvurmadan akl-ı selim ile sıkıntıları aşmayı sağlar. Aile fertlerinin ortak aklı sayesinde daha isabetli kararlar verilmiş olur. Ailede hakların ve sorumlulukların dengeli biçimde dağıtılmasını sağlar. Çünkü erkeklere ailede adaleti öğütleyen Allah Resûlü’nün ifadesiyle, “Sizin hanımlarınız üzerinde hakkınız olduğu gibi, hanımlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.” (Tirmizî, Radâ, 11. )
Rasul-i Ekrem, aile hayatında nazik, son derece ilkeli bir kişilik, adil bir eş, şefkatli bir babaydı. O, kendi işini kendi görürdü. Elbiselerini temizler, söküğünü kendi dikerdi. Ayakkabısını tamir eder, koyun sağar, hayat şartlarının getirdiği aile sorumlulukları paylaşırdı. Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Sizin imanızın en iyi olanları bakımından en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olandır.” (Tirmizî, Menâkıb, 63) buyurmuştur.
Hz. Peygamber (s.a.s) çocukları çok sever, selam verir, onlarla ilgilenir, onlara değer verir, dua eder, onları öper-koklar, şakalaşır ve oyunlar oynardı. Peygamber Efendimiz bir gün yol kenarında oynayan çocukların yanına gidip samimi bir şekilde ‘Beni seviyor musunuz’ diye sormuş; çocuklar da coşkulu bir şekilde ‘Evet Ya Rasulallah!’ cevabını vermişlerdi. Buna karşılık Peygamberimiz (s.a.s) ‘Ben de sizi seviyorum’ demiştir.
Peygamberimizin kurduğu örnek aileyi göz önüne alarak yuvalarımızı huzurla buluşturalım. Sevgiyle mayalanan aile ocağımızda gönül dilini, nezaketi ve adaleti hâkim kılalım. Hanemiz, merhamet rehberimiz Allah Resûlü’nün aile saadetinden izler taşısın. Rabbimiz bizlere de Peygamber Efendimizin ailesine gösterdiği merhamet, sabır, adalet ve sevgiyi örnek alabilmeyi, anne-babamıza, eşimize, çocuklarımıza ve yakınlarımıza karşı güzel ahlak ile muamele edebilmeyi nasip eylesin… Amin…
Selam ve muhabbetlerimle...
*Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından derlenmiştir.

Kadir KÜÇÜK (İzmir İl Vaizi )

Kaynak: Bülten