Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 1766 İstanbul Depremi’ne atıfta bulunarak, benzer büyüklükte bir depremin bugün aynı ölçekte bir yıkım yaratmayabileceğini ifade etti. Bektaş, “Deprem aynı olabilir. Ama yapı aynı değil. Risk var. Ama kader değil” değerlendirmesinde bulunarak, yıkımın kaçınılmaz olmadığını, mühendislik kalitesinin belirleyici olduğunu dile getirdi.

2018 Yönetmeliği Kritik Rol Oynuyor

Bektaş, 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin yapı güvenliği açısından önemli kazanımlar sağladığını vurguladı. Söz konusu yönetmeliğin;

  • Zemin büyütmesini,
  • Rezonansı ve spektral ivmeyi,
  • Yapıların süneklik ve enerji yutma kapasitesini

hesaba kattığını belirtti. Bu teknik kriterlerin, deprem sırasında yapı performansını doğrudan etkilediğine işaret eden Bektaş, mühendislik standartlarının geçmişe kıyasla daha gelişmiş olduğunu ifade etti.

“Deprem Büyüklüğü Kader Değildir”

Açıklamasında, deprem büyüklüğünün tek başına yıkımı belirlemediğini vurgulayan Bektaş, asıl belirleyici unsurun mühendislik ve yapı kalitesi olduğunu kaydetti. “1766’nın beklediği eski İstanbul artık yok” diyen Bektaş, günümüz yapı stokunun ve mevzuat altyapısının 18. yüzyıldan farklı olduğuna dikkat çekti.

Kaynak: Haber Merkezi