Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesine ilişkin tartışmalar sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Kumburgaz Fayı üzerindeki bilimsel ölçümleri gündeme taşıdı. Fayın derinliklerinde meydana gelen hareketlerle deniz tabanından elde edilen veriler arasındaki farklılıklara dikkat çeken Bektaş, 2019 yılında yayımlanan iki ayrı araştırmanın sonuçlarını karşılaştırdı.

Kumburgaz Fayı'ndaki ölçümleri gündeme getirdi

Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ekim 2026 tarihinde yaptığı paylaşımda, Uchida ve Lange tarafından 2019 yılında gerçekleştirilen araştırmalara işaret etti. Bektaş'ın aktardığına göre Uchida'nın 2019 tarihli çalışması, fayın yerin 10 ila 20 kilometre derinliğinde yılda 30 ila 40 milimetre hızla süründüğünü ortaya koyuyor. Bilimsel literatürde creep olarak adlandırılan bu hareket, fayın bazı kesimlerinde ani kırılmalar yerine yavaş ve sürekli kayma meydana gelmesini ifade ediyor.
Lange'nin aynı yıl yayımlanan araştırmasında ise deniz tabanı ölçümlerinden hareketle Kumburgaz Fayı'nın kilitli olduğu kabul ediliyor.

1766 yılından bu yana 4 metrelik kayma açığı hesaplandı

Bektaş, Lange'nin araştırmasında Kumburgaz Fayı'nın kilitli olduğu varsayımı üzerinden 1766 yılından itibaren yaklaşık 4 metrelik kayma açığı hesaplandığını belirtti.
Söz konusu araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda 7,4 büyüklüğünde deprem beklentisinin ortaya konulduğunu aktaran Bektaş, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremi hatırlattı. İki araştırmanın sonuçları arasındaki farklılığa dikkat çeken Bektaş, deniz tabanından elde edilen ölçümlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Fayın derinliklerindeki hareket gizleniyor mu?

Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasında fayın derin kesimlerinde meydana gelen sürünme hareketinin deniz tabanı ölçümlerine ne ölçüde yansıdığı sorusunu da gündeme getirdi. Bektaş, fayın derinliklerindeki gerçek hareketin, yaklaşık 8 kilometre kalınlığındaki hareketsiz ve kilitli olduğu varsayılan tortul örtünün altında gizlenip gizlenmediğinin araştırılması gerektiğini ifade etti. Bu soruyla birlikte fayın derinliklerindeki hareket ile yüzeye yakın kesimlerinden elde edilen ölçümler arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti.

7,4 beklentisine karşılık 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Marmara Denizi'ndeki deprem araştırmalarına ilişkin değerlendirmesini sürdüren Bektaş, Lange'nin deniz tabanı ölçümlerine dayanan 7,4 büyüklüğündeki deprem beklentisi ile 2025 yılında gerçekleşen 6,2 büyüklüğündeki deprem arasındaki farklılığı öne çıkardı. Bektaş, bu durumun deniz tabanı ölçümlerinin doğruluğunun sorgulanmasını gerektirdiğini savundu. Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklamaları, Kumburgaz Fayı'nın kilitlenme durumu, derin kesimlerdeki sürünme hareketleri ve deniz tabanı ölçümlerinin değerlendirilmesine yönelik bilimsel tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Öte yandan, farklı büyüklüklerdeki depremlerin karşılaştırılması tek başına ölçümlerin hatalı olduğunu kanıtlamıyor. Bektaş'ın değerlendirmesi, mevcut ölçümlerin ve bunlara dayanan varsayımların yeniden incelenmesi gerektiği yönündeki bilimsel görüşünü yansıtıyor.

Kaynak: Haber Merkezi