Momento, Arven Consultancy ve Hirex iş birliğiyle düzenlenen Re-HR etkinliği, bu kez İzmir’de gerçekleştirildi. Değişen iş dünyasını anlamak ve doğru yeteneğe ulaşmanın yeni yollarını değerlendirmek isteyen profesyonelleri bir araya getiren etkinlikte, insan kaynaklarında dijitalleşme, yapay zekâ destekli süreçler ve çalışan deneyiminin geleceği ele alındı.
Topluluk partnerliğini PERYÖN Ege ve İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nin üstlendiği etkinlikte, insan kaynaklarının dijital dönüşümünden yapay zekânın süreçlere etkisine, çalışan deneyimi ve bağlılığının geleceğinden yetenek yönetiminde öne çıkan yeni yaklaşımlara kadar pek çok başlık değerlendirildi. Farklı disiplinlerden profesyonellerin katıldığı buluşmada, ilham veren konuşmalarla insan kaynaklarının geleceğine ilişkin içgörüler paylaşıldı.

İnsan Kaynaklarında Dönüşüm ve Çalışan Deneyimi Vurgusu
Momento Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gövenç, insan kaynaklarındaki dönüşümün yalnızca teknoloji kullanımıyla sınırlı olmadığını, çalışanı anlama, beklentileri doğru okuma ve kurum ile çalışan arasındaki bağı güçlendirme süreçlerini de kapsadığını belirtti. Gövenç, yeteneği kazanmanın yanı sıra çalışanlara kendilerini değerli hissettiren bir deneyim sunmanın kritik önem taşıdığını, Momento’nun çalışan bağlılığını destekleyen ödüllendirme ve takdir çözümleriyle kurumların bu yolculuğuna katkı sağladığını ifade etti. Çalışan deneyimini merkeze alan yaklaşımlarla kurumların uzun vadeli performansını güçlendirmeyi ve sürdürülebilir başarıya katkı sunmayı hedeflediklerini aktardı.
Organizasyonel Dönüşüm ve Sistem Kurmanın Önemi
Arven Consultancy Kurucusu Burcu Doğru, insan kaynaklarının günümüzde süreç yönetiminin ötesine geçerek organizasyonun geleceğini tasarlayan bir yapı haline geldiğini belirtti. Rekabet avantajının yalnızca teknolojiyle değil, teknolojiyle birlikte kurgulanan insan deneyimiyle sağlanabildiğini ifade eden Doğru, yeteneği kazanmanın yanında bu yeteneğin kalmak isteyeceği bir yapı kurmanın önemine dikkat çekti. Şirketlerin işe alım süreçlerinin yanı sıra organizasyonel DNA, karar alma mekanizmaları ve büyüme yapılarının yeniden tasarlanması gerektiğini vurgulayan Doğru, sürdürülebilir başarının doğru sistemi kurmakla mümkün olduğunu aktardı.
Yapay Zekâ ve Veri Odaklı Karar Süreçleri Öne Çıkıyor
Hirex Kurucu Ortağı Ahmet Hoşgör, işe alım süreçlerinde temel sorunun yetenek bulmak değil, doğru adaya doğru zamanda karar verebilmek olduğunu belirtti. Şirketlerin çok sayıda başvuru almasına rağmen süreçlerin yavaşlığı nedeniyle en iyi adayları kaçırabildiğini ifade eden Hoşgör, işe alımın artık operasyonel bir süreçten ziyade karar verme sürecine dönüştüğünü kaydetti. Yapay zekâ ve veri odaklı sistemlerin daha hızlı, objektif ve isabetli karar alınmasını sağladığını, gelecekte insan kaynaklarının bu doğrultuda şekilleneceğini dile getirdi.
Teknoloji ve İnsan Odaklı Liderlik Birlikte Ele Alınıyor
4U Coaching & Consulting Kurucusu Sibel Uğur, yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarının insan kaynaklarının operasyonel yükünü azalttığını, veri odaklı ve öngörülebilir karar süreçlerini desteklediğini ifade etti. Uğur, özellikle yetenek kazanımı, performans yönetimi ve çalışan bağlılığı alanlarında akıllı otomasyon çözümlerinin İK profesyonellerinin stratejik rolünü güçlendirdiğini belirtti. Teknolojinin insan odaklı liderlik anlayışıyla birlikte ele alındığında gerçek değer yarattığını, gelecekte İK fonksiyonlarının yapay zekâ destekli içgörülerle organizasyonel çevikliği artıran bir yapıya dönüşeceğini aktardı.
İK Stratejik Karar Merkezi Haline Geliyor
Microsoft Yapay Zekâ İş Çözümleri Satış Yöneticisi Utku Şengül, yapay zekânın şirketlerde yalnızca teknolojiyi değil, karar alma biçimlerini ve departmanların rolünü de dönüştürdüğünü ifade etti. Verinin hızla arttığı ve belirsizliğin kalıcı hale geldiği dönemde fark yaratan organizasyonların doğru kararı en hızlı şekilde verebilen yapılar olduğunu belirten Şengül, insan kaynaklarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurguladı. İK’nın süreç yöneten bir yapıdan çıkarak işe alım ve performans yönetimi gibi alanlarda doğrudan iş sonuçlarını etkileyen stratejik bir karar merkezi haline geldiğini ifade etti. Yapay zekânın insan muhakemesini güçlendiren bir iş ortağı olarak konumlandırıldığını, geleceğin İK organizasyonlarının doğru içgörüyü hızlı aksiyona dönüştürebilen yapılar olacağını kaydetti.




