Geçirdiği rahatsızlık sonucu 8 yaşında görme yetisini kaybeden 11 yaşındaki Rüzgar Kalem, azmi ve müzik tutkusuyla engelleri aşarak gitarist oldu. Ailesinin desteği ile başladığı müzik eğitiminde kısa sürede elektro, bas ve akustik gitar çalmayı öğrenen Kalem, bu başarısı ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşırken üyesi olduğu "Sıradışı Çocuklar" orkestrasıyla da sahne alarak dinleyicileri büyülüyor. Tüm zorluklara rağmen Rüzgar’i desteklemekten vazgeçmeyen anne Özge Kalem ve müzik öğretmeni Tuğrul Öztürk ise yaşadıklarını ‘sıradışı’ ve ‘gurur verici’ olarak tarif ediyor.

Rüzgar, Karanlığı Notalarla Aydınlattı3

‘Hayatım, müzikle değişti’

Ailesinin teşviki ile gitar dersleri almaya başlayan 11 yaşındaki gitarist Rüzgar Kalem, müzikle tanışma hikayesini ve gelecek hayallerini şöyle anlattı: “Müzik ile 2 buçuk yıl önce tanıştım. Başlarda bu kadar başarılı olacağımı düşünmemiştim. Zaten ilgim de yoktu. Ancak buraya geldikten sonra müziğe karşı bakış açım çok değişti. Öğretmenime gitar çalmak istediğimi söyledim o da kabul etti ve derslere başladık. Çok sıkı çalıştık. O günden bu yana hayatımda da değişen şeyler oldu. Artık okulda, arkadaşlarım arasında durum biraz farklılaştı. Müziğe başlamadan önce okuldaki durumum daha sıradandı ama başladıktan sonra etrafımdan daha fazla ilgi görmeye başladım. Şu an elektro, bas ya da akustik gitar fark etmeksizin hepsini çalabiliyorum. ‘Sıradışı Çocuklar’ adında bir orkestranın üyesiyim ve onlarla birlikte konserlere çıkıyorum. Gitar çalmaya başladıktan sonra, öncesine kıyasla geleceğe dair hayallerim çok daha fazla netleşti. Gitar çaldığımı gördükçe "Ben bu enstrümanı daha da iyi çalacağım" dedim. İleride de gitar çalmaya devam etmek istiyorum. Müziği çok seviyorum. Bu alanda daha başarılı olmak istiyorum. Umarım ileride ünlü bir gitarist olurum” ifadelerini kullandı.

Rüzgar, Karanlığı Notalarla Aydınlattı2

‘Başarısından onur duyuyorum’

Küçük gitarist Rüzgar’în annesi 37 yaşındaki Özge Kalem, oğlu için çabalamaya her zaman devam edeceğini ve oğlunu sahnede görmenin bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Rüzgar doğuştan değil, daha sonradan geçirdiği bir hastalık sonucu görme engelli oldu. Bu sürecin ardından onun hayata karışması ve güçlü bir şekilde devam etmesi için bir anne olarak arayış içindeydim. Bu kapsamda olarak çok araştırdım ve tamamen tesadüf eseri Tuğrul Hoca ile yollarımız kesişti. Böylece oğlum müzik derslerine başladı. Rüzgarın yaklaşık 9-10 yaşlarından beri müzik hayatında. Aslında bundan önce müzikle herhangi bir ilgisi yoktu ama başlayınca çok sevdi. Müziğe başladığından beri çok daha mutlu. Bir şeyler başarmak onun için çok güzel bir duygu. Kendisi zaten normalde de yaramaz bir çocuk değildi; dersleriyle ilgili hiçbir sorunumuz yoktu, okulunu birincilikle bitiren birisiydi ve hâlâ da öyle. Tüm zorluklara rağmen bir orkestra ile çıkıp bu kadar başarılı olması bir anne olarak benim için çok gurur verici. Harcanan bu kadar emeğin karşılığını almak harika bir duygu çünkü normal bir sürecin iki katı, emek gerektiriyor. Rüzgar sağ olsun, emeklerimizin karşılığını fazlasıyla vererek bizi çok mutlu etti. Konser zaten çok güzeldi ama konser öncesinde de evde de bol bol onun konserlerini dinliyoruz. Şimdi bir de elektro bas gitar istiyor. Bundan 10-15 yıl sonrası için Rüzgar'ın sadece mutlu olduğu işi yapmasını ve mutlu olduğu yerde olmasını isterim; bu benim için yeterli. Bir anne olarak her zaman arkasındayız ve onu destekliyoruz. Onun için koşturmaya her zaman devam edeceğiz. Onun başarılarına şahit olmak bir onur” dedi.
Yaklaşık 9 yıl önce radikal bir karar alarak özel gereksinimli çocuklara müzik eğitimi vermeye başlayan Rüzgar’ın öğretmeni Tuğrul Öztürk, o günden bu yana öğrencileri ile aralarındaki uyum ve sevginin derslere de yansıdığını dile getirdi. Öztürk, Rüzgar’ın müzikte yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Bu yola girmeye karar verdiğimde amacım, sadece yetenek ve ilgiyi açığa çıkarmak değil, her çocuğun yaşamına dokunmaktı. ‘Özel çocukların yaşamını nasıl kolaylaştırırım?’ düşüncesiyle hareket ettim. Bu kapsamda geçen 9 yılda çok şey değişti; her şeyden önce bir bakış açısı değişti. Burada gitar, piyano, davul, ritim enstrümanları, org gibi pek çok enstrümanın eğitimi veriliyor. Yani o çocukların yaşamına etki edecek tüm enstrümanların eğitimi mevcut. Bir orkestrada olabilecek her şey var. Zaten yakın zamanda bu çocuklardan oluşan bir orkestra kurduk ve üst düzey bir başarı elde ettik” dedi.

Azimli olma ve çalışmanın örneği

Tuğrul Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Orkestra da en küçüğümüz 11 yaşındaki Rüzgar. Yaklaşık 2.5 yıldır bizimle beraber. Kendisi normal bir çocuğun üç katı emek vererek enstrüman çalmayı öğrendi. Tüm handikaplara ve olumsuz koşullara rağmen büyük bir mutlulukla, özveriyle çalışarak bugünlere geldi. Şu anda Türkiye genelinde onunla aynı yaş ve şartlarda bu denli iyi bir gitarist yok. O nedenle öğrencim Rüzgar azmin bir örneğidir.”

Kaynak: Ayselin Uzun