İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kredi onaylarının bekletildiği yönündeki açıklamalarına yanıt veren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Dünya Bankası’ndan sağlanan 170 milyon Euro’luk kredinin İzmir’e aktarıldığını, ancak bu kaynağın 1,5 yıl boyunca kullanılamadığını dile getirdi. Saygılı, belediyenin SGK ve vergi borçları nedeniyle kredi kullanımının sekteye uğradığını ve bu durumun sorumlusunun hükümet değil, borçları biriktiren belediye yönetimi olduğunu ifade etti.
AK Parti'yi suçlamaya harcadığı enerjiyi İzmir’e harcasın
Saygılı, Cemil Tugay’ın kamuoyuna yönelik açıklamalarında sık sık AK Parti’yi hedef aldığını, ancak bu eleştirilerin kentteki hizmet eksikliğini örtmeye yetmediğini belirtti. Tugay’ın enerjisini polemiklere değil, İzmir’in ihtiyaçlarına yöneltmesi gerektiğini söyleyen Saygılı, İzmir’in artık söylem değil, eylem beklediğini vurguladı.
İzmir'in en çok borç üreten belediye başkanı
Tugay’ın “İzmir üvey evlat muamelesi görüyor” sözlerine de sert çıkan Saygılı, bu ifadenin gerçeği çarpıttığını savundu. Belediyenin görevi devraldığında 7,5 milyar TL olan borcunun bugün 18 milyar TL’ye ulaştığını belirten Saygılı, toplam borcun 1,2 milyar dolar seviyesine çıktığını ifade etti. Tugay’ın kısa sürede İzmir’in en çok borçlanan belediye başkanı olduğuna dikkat çekti.
CHP’li vekiller ortada yok
AK Parti’nin İzmir’de aktif sahada olduğunu dile getiren Saygılı, milletvekillerinin projelerin takibini yaptığını, Ankara’da İzmir için finansman kaynaklarını zorlarken CHP’li vekillerin ortalıkta olmadığını söyledi. AK Parti’nin 24 yılda Türkiye’ye kazandırdığı eserleri örnek gösteren Saygılı, CHP’nin bu süreçte yalnızca polemik ürettiğini savundu.
İzmir algıdan değil, hizmetten yanadır
Saygılı açıklamasını, CHP’li yöneticilerin algı üzerinden siyaset kurarak İzmir’in temel sorunlarını çözemediklerini belirterek tamamladı. İzmir’in artık bahanelerden değil, çözümlerden yana olduğunu kaydeden Saygılı, “Borç ödemeden kredi isteyen, hizmet üretmeyince suçlayan bir anlayış bu kenti ileri taşıyamaz. Bizim durduğumuz yer nettir: Polemik değil hizmet, mazeret değil çözüm, laf değil icraat” sözleriyle noktaladı.



