Dubai merkezli lojistik devi DP World’ün tepe yöneticisi Sultan Ahmed Bin Sulayem, iş dünyasındaki stratejik hamleleri kadar, ABD’de kamuoyuna yansıyan Epstein belgeleriyle de dikkat çekiyor.

Sultan Ahmed Bin Sulayem kimdir?

Sultan Ahmed Bin Sulayem, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai şehrinde dünyaya gelmiş, ülkenin en etkili iş insanlarından biridir. Sulayem ailesi, Dubai’nin hem ticari hem siyasi yapısında yüzyıllardır etkin olan bir soydur. Babası, Dubai Emiri’ne danışmanlık yapmıştır. Bu güçlü soy geçmişi, Bin Sulayem’in devlet ve iş dünyasında hızlı yükselmesine katkı sağlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, Temple Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi almıştır. Kariyerine 1970’lerin sonunda Dubai Gümrüğü’nde başlamış, ardından 1985 yılında dönemin Veliaht Prensi Muhammed bin Raşid el Maktum tarafından Cebel Ali Serbest Bölgesi’nin başına getirilmiştir. JAFZA’nın sadece 19 şirketten 7.500'den fazla şirkete büyümesi, onun yöneticiliği altında gerçekleşmiştir.

2007 yılında DP World’ün yönetim kurulu başkanı olmuş, 2016’da ise CEO’luk görevini üstlenmiştir. Şirketi, dünya çapında üçüncü büyük liman işletmecisi hâline getiren 6,9 milyar dolarlık P&O satın alımıyla uluslararası platformda dikkat çekmiştir. Bununla birlikte Dubai’deki Palm Adaları gibi dev projelerin geliştiricisi olan Nakheel Properties’in yönetiminde de yer almıştır. Ayrıca Istithmar World ve Virgin Hyperloop gibi stratejik projelerde liderlik yapmıştır.

Bin Sulayem, Dubai İcra Konseyi, BAE Federal Vergi Otoritesi gibi birçok kamu kurumunun da aktif üyesidir.

Jeffrey Epstein ile ilişkisi

Sultan Ahmed Bin Sulayem’in adı, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgeler ve Bloomberg tarafından ele geçirilen e-postalar aracılığıyla Jeffrey Epstein ile olan uzun soluklu ilişkisi kapsamında kamuoyunun gündemine gelmiştir. Belgeler, Bin Sulayem’in Epstein ile 2000’li yılların başlarından başlayarak, 2019’daki tutuklanma gününe kadar iletişim hâlinde olduğunu göstermektedir.

Yazışmalarda; potansiyel yatırım projeleri, iş bağlantıları, ticari iş birlikleri ve siyasetçilerle tanıştırma planları yer almaktadır. Epstein’ın, Bin Sulayem’i Andrew Farkas, Les Wexner, Tom Pritzker gibi Amerikan iş dünyasından figürlerle; Ehud Barak, Nicolas Sarkozy’nin danışmanları ve Peter Mandelson gibi siyasetçilerle tanıştırdığı anlaşılmaktadır.

Bir başka çarpıcı detay ise ABD Virgin Adaları’ndaki Great St. James adlı özel adanın alım-satım işlemlerinde Bin Sulayem’in adının geçmesidir. “Great St. Jim LLC” adlı şirketin faydalanıcısı olarak isminin yer aldığı, ancak daha sonra izin belgelerinde Epstein’ın adına geçiş yapıldığı görülmüştür. 2019'da Bin Sulayem’in bir yardımcısı, Epstein’ın ismini bir iş anlaşmasında kullanmak istediğini, ancak buna izin verilmediğini açıklamıştır.

E-postalarda ayrıca 2017 yılında Dubai’ye gönderilmek istenen 30 adet DNA test kitine dair yazışmalar, özel ada ziyaret planları ve kişisel içerikli mesajlar da bulunmuştur. Son e-posta 7 Temmuz 2019 tarihini taşımakta; bu, Epstein’ın tutuklandığı gün olarak kayıtlara geçmiştir.

Bugüne kadar Bin Sulayem hakkında bu ilişkiler nedeniyle herhangi bir resmi suçlama yöneltilmemiştir.

Kaynak: Haber Merkezi