Anadolu Selçuklu döneminin en görkemli yapılarından biri olan Sultanhanı Kervansarayı, yeni düzenlenen odalarıyla ziyaretçilerini 13. yüzyıla götürüyor. 1229 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından İpek Yolu üzerinde konaklama ve güvenliği sağlamak amacıyla inşa ettirilen kervansarayda, özgün döneme uygun şekilde tefriş edilen 10 oda kapılarını açtı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihi yapı, kesme taş duvarları, kulelerle desteklenen savunma mimarisi ve revaklı avlusuyla Selçuklu taş işçiliğinin en önemli örnekleri arasında gösteriliyor.

10 oda müze konseptiyle düzenlendi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hibe desteğiyle gerçekleştirilen çalışmada; mutfak, taht odası, Alaaddin Keykubat’ın yatak odası, kütüphane, ahi odası, misafir kabul odası, hamam, şifahane, koku ve sağlık odası dönemin ruhuna uygun eşyalarla donatıldı. Mimarlardan oluşan ekip tarafından yürütülen düzenleme çalışmalarıyla boş alanlar, Selçuklu yaşam kültürünü yansıtan birer deneyim mekânına dönüştürüldü. Böylece ziyaretçilerin yapı içindeki gezi süresi de uzatılmış oldu.

“Ziyaretçiler 1200’lü yılları yaşıyor”

Sultanhanı Belediye Başkanı Fahri Solak, kervansarayın hem Türkiye hem de dünya mirası açısından önemli bir eser olduğunu belirterek, restorasyon sürecinin 2020 yılında tamamlandığını hatırlattı. Her yıl yaklaşık 500 bin yabancı turistin ziyaret ettiği yapının, yeni açılan odalarla daha kapsamlı bir kültür durağı haline geldiğini söyledi. Solak, yapılan tefrişatın özgün eserlere dayanılarak hazırlandığını belirterek, ziyaretçilerin “zaman içinde yolculuk yapıyormuş gibi” bir deneyim yaşadığını ifade etti.

Turizmde yeni ivme

Konya–Aksaray kara yolu üzerindeki Sultanhanı ilçesi girişinde yer alan kervansaray, tarih ve kültür turizmi açısından bölgenin en önemli çekim merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daha önce açılan halı müzesi ve müze kafe ile ziyaretçilere farklı deneyimler sunan yapı, yeni odalarla birlikte kültürel bütünlüğünü daha görünür hale getirdi. Ziyaretçiler ise yapılan düzenlemelerin tarihi dokuya uygunluğundan memnun. Mekânı gezenler, özellikle taht odası ve şifahane gibi bölümlerin geçmiş dönem yaşamını daha somut biçimde hissettirdiğini belirtiyor.

Selçuklu mirası yeniden canlandı

Sultanhanı Kervansarayı, yalnızca bir konaklama yapısı değil; Selçuklu ticaret ağının ve güvenlik anlayışının da simgesi olarak öne çıkıyor. Yeni tefriş edilen odalarla birlikte yapı, tarihsel işlevini anlatan bir açık hava müzesi kimliğine daha da yaklaştı. Yaklaşık sekiz asırlık bu mimari şaheser, geçmişle bugün arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerini Anadolu’nun ticaret yollarındaki görkemli günlerine davet ediyor.

Kaynak: AA