İzmir’de ev temizliği için gündelik çalışanların ücretleri son bir yılda dikkat çekici biçimde yükseldi. 2025’te 2 bin 500 – 3 bin lira bandında olan ücretler, 2026 itibarıyla hem artan yaşam maliyetleri hem de talep yoğunluğunun etkisiyle yukarı yönlü sert bir artış gösterdi. Kent genelinde ortalama ücretler artık 3 bin ila 4 bin 500 lira arasında değişirken, özellikle Karşıyaka, Narlıdere, Urla ve Güzelbahçe gibi yüksek gelirli bölgelerde bu rakamın 4 bin 500 lirayı aştığı görülüyor.
Aynı şehir içinde semte göre oluşan fark ise dikkat çekici boyutta: Orta gelirli ilçelerde 2 bin 500 – 3 bin 500 lira bandı “piyasa normu” haline gelirken, çevre ilçelerde bu rakam yer yer 2 bin liraya kadar gerileyebiliyor. Sektördeki bu hızlı yükseliş yalnızca enflasyonla açıklanmıyor. Evlerin büyüklüğü, talep edilen işin kapsamı ve özellikle “detay temizlik” beklentisinin artması fiyatları doğrudan yukarı çekiyor. Cam silme, ütü ve dip köşe temizlik gibi ek işler yevmiyeyi birkaç saat içinde binlerce lira artırabilirken, bazı bölgelerde çalışan bulmanın zorlaşması da ücretleri yukarı iten bir başka etken olarak öne çıkıyor. Aynı büyüklükteki iki ev arasında yalnızca konum farkı nedeniyle ücretlerin iki katına kadar çıkabildiği de görülüyor.
Mühendisleri solluyor
Ortaya çıkan bu değişim, çalışma hayatındaki dengelerin de farklılaştığını gösteriyor. 2026 itibarıyla net asgari ücret 28 bin lira seviyesinde kalırken, birçok yeni mezun üniversitelinin ve özel sektörde işe başlayan gençlerin bu seviyeye yakın maaşlarla çalışma hayatına adım attığı belirtiliyor. Buna karşılık İzmir’de gündelik temizlik işine düzenli giden bir çalışanın ayda 15–20 gün çalışması halinde geliri 45 bin ila 70 bin lira bandına ulaşabiliyor. Uzmanlara göre bu durum, “mavi yaka – beyaz yaka” gelir dengesinin sahada tersine dönmeye başladığının en somut göstergelerinden biri. Nitekim kamuda yeni başlayan bir mühendisin maaşı daha yüksek seviyelere çıkabilse de, özel sektörde geniş bir kesimin hâlâ asgari ücret ve civarında çalıştığı biliniyor. Bu süreçte gündelik temizlik işleri, esnek çalışma ve yüksek günlük kazanç avantajıyla özellikle kadın emeği açısından giderek daha cazip bir seçenek haline geliyor.

‘Gençlere cazip geliyor’
İzmir’de ev temizliği için gündelik çalışanların ücretlerindeki artışın yalnızca talep ve enflasyonla sınırlı kalmadığını aktaran Ekonomist Dr. Osman Sirkeci, “Sektörün büyük ölçüde kayıt dışı yapısı da kazanç dengesini kökten değiştiriyor. Kentte gündelik temizlik işine gidenlerin önemli bir bölümü sigortasız çalışırken, elde edilen gelirden vergi ya da prim kesintisi yapılmıyor. Sahadaki gerçeklik, rakamlara da net biçimde yansıyor. İzmir’de gündelik temizlik işine düzenli giden bir çalışanın ayda 15–20 gün çalışması halinde 45 bin ila 70 bin lira arasında gelir elde edebildiği ifade edilirken, bu kazanç hiçbir kesintiye uğramadan doğrudan cebine giriyor. Buna karşılık masa başı çalışan bir kişinin brüt maaşı yükselse bile, ay sonunda eline geçen net tutar ciddi oranda düşüyor. Bu fark, ‘okuyup meslek sahibi olmak mı, yoksa kısa vadede yüksek kazanç sağlayan işlere yönelmek mi?’ sorusunu özellikle gençler arasında daha görünür hale getiriyor” dedi.
‘1 milyon kadın var’
Bu artışın arkasında sadece yüksek talep olmadığını belirten Dr. Sirkeci, “Aynı zamanda iş güvencesizliği de var. Türkiye genelinde yaklaşık bir milyon kadın gündelik temizlik işinde çalışıyor ve bunların yalnızca küçük bir kısmı kayıtlı. Bu insanlar çalışırken kaza geçirdiğinde ya da hastalandığında herhangi bir sosyal güvenceden yararlanamıyor. Çalışamadıkları gün doğrudan gelir kaybı yaşıyorlar. Bu riskler de talep ettikleri ücretlerin yükselmesine neden oluyor. Benzer bir durum bahçıvanlık gibi diğer günlük işlerde de görülüyor; kısa süreli işler için dahi 500 ila bin liranın altında tekliflerin artık kabul edilmediği görülüyor” sözlerine yer verdi.
‘Randevu bulunmuyor’
Fiziksel emek gerektiren işlere olan ilginin azalmasının özellikle gençlerin masa başı ve daha konforlu işlere yönelmesinin gündelik işlere giden çalışanların pazarlık gücünü artırdığını kaydeden Sirkeci, “Herkes masa başı iş istiyor. Fiziksel işlere yönelim azaldıkça bu alandaki çalışanlar daha değerli hale geliyor ve ücretlerini yükseltebiliyor. Özellikle referansla çalışan, müşteri ağı geniş ve talep gören gündelikçilerin günler öncesinden dolu olduğu, yüksek ücret teklif edilse bile kısa vadede randevu bulunamadığı da sektörün geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Ortaya çıkan bu yeni ekonomik denge, İzmir’de ve Türkiye genelinde beyaz yakalılar dahil olmak üzere geniş bir kesimin kendi gelirini yeniden sorgulamasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.





