Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını Silivri’de takip eden gazetecilerin duruşma salonundaki çalışma koşulları ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun İstanbul’da sağlık muhabirleriyle gerçekleştirdiği toplantıya yönelik akreditasyon uygulaması hakkında açıklama yayımladı.

Cemiyet, İBB davasının görüldüğü salonda gazeteciler için ayrılan bölümün ve fiziki koşulların, kamu yararı doğrultusunda yürütülen gazetecilik faaliyetini zorlaştırdığını belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen toplantıya bazı medya kuruluşlarının davet edilmemesini de eleştiren TGC, kamu kurumlarının gazeteciler arasında ayrım yapmaması gerektiğini vurguladı.

TGC: Gazetecilik “dürbünle” yapılmaz

Silivri’deki duruşma salonunda gazetecilerin davayı takip ettiği koşullara dikkat çekilen TGC açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Kamu yararı ilkesiyle yurttaşların gerçeklerden haberdar olması için çalışan gazetecilerin görevlerini özgürce yapabilmelerinin önündeki engellere bir yenisi eklendi. Silivri’de İBB davasını izleyen gazetecilerin duruşma salonunda duruşmayı adeta dürbünle takip etmek zorunda bırakılması kabul edilemez.

Gazetecilerin mahkeme salonlarında duruşmaları fiziksel engel olmadan izleyebilmesi, haber kaynağına ulaşabilmesi, basın özgürlüğünün temel koşullarındandır.

Gazetecilerin çalışma alanlarının daraltılması, haber takibinin zorlaştırılması ve fiziksel koşullar nedeniyle duruşmanın sağlıklı biçimde izlenmesinin engellenmesi basın özgürlüğüne müdahaledir.”

Sağlık Bakanlığı toplantısındaki akreditasyona tepki

TGC, açıklamasında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıya da yer verdi. Cemiyet, Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, Birgün ve Diken’in toplantıya çağrılmadığını belirterek akreditasyon uygulamasını eleştirdi.

TGC açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme ve araştırma hakkına sahiptir. Ancak Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen toplantıda akreditasyon uygulaması yapılmıştır. Toplantıya iktidara yakın medya kuruluşları davet edilirken, Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, Birgün, Diken gibi medya kuruluşları çağrılmamıştır. Kamu kurumlarının düzenlediği toplantılarda medya kuruluşlarının yayın politikaları, siyasi görüşleri üzerinden ayrım yapılması basın özgürlüğüyle bağdaşmamaktadır.

Sağlık Bakanlığı her siyasi görüşten yurttaşa sağlık hizmeti sunmaktadır. Her siyasi görüşü savunan medya kuruluşunda görev yapan gazeteciler de Sağlık Bakanı’na ulaşabilmeli ve sorusunu sorabilmelidir. Gazetecinin görevi, sorusunu sormasıdır. Yanıt verip, vermemek Bakanın takdiridir. Kamu kurumlarının görevi, hangi gazetecinin haber yapacağına karar vermek değil, tüm gazetecilerin haber alma ve haber yapma hakkını güvence altına almaktır.”

TGC'den kamu kurumlarına çağrı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, açıklamasının sonunda kamu adına görev yapan yetkililere akreditasyon konusunda çağrıda bulundu:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak kamu adına görev yapan yetkilileri, akreditasyon uygulamasını ayrımcılık amacıyla kullanmamaya ve gazeteciler arasında eşitlik ilkesine uymaya, halkın haber alma hakkını engellememeye çağırıyoruz.”

Kaynak: Haber Merkezi