İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde, İzmir Planlama Ajansı koordinasyonuyla oluşturulan İzmir Spor Konseyi ilk toplantısını gerçekleştirdi. Daha önce Turizm, Tarım ve Çevre, Yapay Zekâ, Gastronomi ve Eğitim gibi farklı alanlarda konseyler oluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kez spor alanında ortak akıl mekanizmasını devreye aldı. İzQ Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen toplantıya belediye bürokratları, akademisyenler, spor kulübü temsilcileri, federasyon yöneticileri ve milli sporcular katıldı.
“Bir masa etrafında konuşabilmemiz lazım”
Toplantının açılışında konuşan Tugay, kentin geleceğine ilişkin kararların yalnızca belediyeler tarafından değil, şehrin tüm dinamikleriyle birlikte şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Katılımcı yönetim anlayışını benimsediklerini belirterek, farklı kurumların aynı masa etrafında buluşmasının İzmir’in gelişimi açısından önemli olduğunu ifade etti. Kentte sporun geleceğine ilişkin ortak bir vizyon oluşturulması gerektiğini vurgulayan Tugay, İzmir’in hangi branşlarda öne çıkacağının netleşmesi gerektiğini söyledi. İzmir’in futbol, basketbol ya da voleybol kenti olarak hangi kimlikle anılacağının belirlenmesinin önemine dikkat çekti.
Tesisleşme ve spor ekonomisi gündemdeydi
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise sporun temelinde tesisleşmenin bulunduğunu söyledi. Sporun artık büyük bir ekonomi haline geldiğini ifade eden Özgener, İzmir’in spor ekonomisinden aldığı payı artırması gerektiğini belirtti. Kentteki tesisleşme seviyesinin yeterli olmadığını dile getirerek, ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilmek için güçlü altyapının şart olduğunu kaydetti. Ayrıca spor yatırımlarını desteklemek amacıyla bir spor fonu kurulmasını önerdi.
Başarı ve altyapı vurgusu
Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil de tesisleşmenin zorunlu olduğunu belirterek, İzmir’in spor alanındaki mevcut durumunun sorgulanması gerektiğini söyledi. Üniversiteler ve federasyonlarla iş birliklerinin önemine dikkat çeken Sepil, sürdürülebilir bir spor ekonomisi kurulmadan başarı elde etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve eski milli basketbolcu Hüseyin Beşok ise çocukların spor yapabileceği alanların artırılması gerektiğini belirtti. İzmir’in sporcu yetiştiren güçlü bir kent olduğunu söyleyen Beşok, özellikle antrenman salonlarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
“İzmir’in spor lobisi eksik”
Karşıyaka Spor Kulübü eski Başkanı Turgay Büyükkarcı, mevcut spor yasasının yetersiz olduğunu savunurken, büyük organizasyonların İzmir’e getirilememesinde tesis eksikliğinin etkili olduğunu söyledi. Milli atlet Semra Aksu ise İzmir’in geçmişte Akdeniz Oyunları ve Dünya Üniversite Yaz Oyunları gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Kentin yeniden büyük yatırımlar alabilmesi için güçlü bir spor lobisine ihtiyaç duyduğunu belirten Aksu, federasyon yönetimlerinde İzmir’in yeterince temsil edilmediğini ifade etti.
“Öncelikle analiz yapılmalı”
Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran, İzmir’in hangi branşlarda güçlü olduğunun bilimsel analizlerle ortaya konulması gerektiğini söyledi. Her alanda aynı anda başarı hedeflemenin gerçekçi olmadığını ifade eden Özçaldıran, toplumun tüm kesimlerine ulaşacak bir spor politikası geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı ise başarılı sporcuların İzmir’in tanıtımında aktif rol üstlenebileceğini belirtti. Sporcuların birer spor elçisi gibi değerlendirilmesinin kentin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi.





