Türkiye, insansız hava araçlarının savunma ve güvenlik alanındaki kullanımında küresel ölçekte bir ilke imza attı. Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen PUHU-KBRN insansız hava aracı, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehditlere karşı doğrudan dekontaminasyon yapabilen ilk operasyonel dron sistemi olarak NATO envanterine girdi.

Keşiften Müdahaleye Geçiş

Bugüne kadar KBRN tehditlerine karşı insansız sistemler ağırlıklı olarak keşif, tespit ve ölçüm amaçlı kullanılıyordu. Zyrone Dynamics, bu alandaki kabiliyetlerini bir adım ileri taşıyarak, yalnızca tehdidi tespit eden değil, sahada aktif şekilde etkisizleştiren bir çözüm geliştirdi. PUHU-KBRN, KBRN kirleticilerin bulunduğu alanlarda doğrudan dekontaminasyon yapabilen, ürünleşmiş ve güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan ilk dron sistemi oldu.

NATO Doktrinlerini Zorlayan Performans

PUHU-KBRN, daha önce NATO’nun KBRN doktrin çalışmalarında görev alan JCBRN Defence COE tarafından ortaya konulan “dronların dekontaminasyon görevleri için yetersiz olduğu” yönündeki kabulleri sahadaki performansıyla fiilen aşmış oldu. Sistem, NATO envanterinde bulunan 25 kilogram toz veya sıvı KBRN dekontaminasyon malzemesini 10 kilometre mesafeye taşıyabiliyor, görevini tamamladıktan sonra ek şarj ihtiyacı duymadan güvenli bölgeye geri dönebiliyor.

Bu operasyonel döngüyü tek sortide tamamlayabilen dünyadaki tek dron olması, PUHU-KBRN’yi KBRN tehditleriyle mücadelede önemli bir güç çarpanı haline getiriyor.

Zorlu Askeri Standartlardan Geçti

PUHU-KBRN, 2024 yılında envantere giren ZD300 platformu üzerine inşa edildi. Sistem; CRPA anten, çoklu konum doğrulama, görsel navigasyon kabiliyetleri ile görüş hattı (LOS) ve görüş ötesi (BLOS) veri linklerini entegre biçimde kullanabiliyor. Yapay zekâ destekli otonom beka sistemleri sayesinde, yoğun elektronik karıştırma ve aldatmanın olduğu ortamlarda da görev yapabiliyor.

Gelişmiş akıllı batarya ve enerji yönetim sistemi, platformun geniş sıcaklık aralıklarında, yüksek yoğunluklu toz, şiddetli yağmur ve zorlu çevresel koşullarda görev icra etmesini sağlıyor. Sistem, MIL-STD-810G askeri standardına göre test edilerek sertifikalandırıldı.

Çok Amaçlı ve Hızlı Konfigürasyon

PUHU-KBRN’nin dikkat çeken bir diğer özelliği, ortak faydalı yük arayüz mimarisi. Bu sayede platform, yaklaşık 1 dakika gibi kısa bir sürede görev ihtiyacına göre yeniden yapılandırılabiliyor. KBRN görevlerinin yanı sıra kargo ve çok amaçlı operasyonlarda da ek hazırlık gerektirmeden kullanılabiliyor.

“Personeli İleri Hatta Sürmeden Müdahale”

Zyrone Dynamics Kurucu Ortağı Murat Kanber, PUHU-KBRN’nin NATO envanterine girmesinin KBRN harekât anlayışında kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Kanber, bugüne kadar en riskli aşama olan dekontaminasyonun insanlı unsurlarla yapıldığını belirterek, “PUHU-KBRN ile personeli tehlikeli bölgeye sokmadan, elektronik karıştırma ve zorlu çevresel koşullar altında dekontaminasyon yapabiliyoruz. Bu sadece teknik değil, doktrinel bir dönüşüm” dedi.

Kanber ayrıca, sahada dekontaminasyon için gereken alçak irtifa ve yüksek yoğunluklu püskürtme performansının bugüne kadar hiçbir sistemde bulunmadığını vurgulayarak, “Standart bir tarım dronunun atabildiği yoğunluğun 25 katını uygulayabiliyoruz. Bu da bizi bu alanda hem ilk hem de tek yapıyor” ifadelerini kullandı.

PUHU-KBRN’nin NATO envanterine girmesi, insansız sistemlerin KBRN harekâtındaki rolünü keşiften aktif müdahaleye taşıyan tarihi bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: AA