Lindsey Graham, Halep’te YPG/SDG işgalindeki mahallelere yönelik askeri müdahalelerin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’yi açık şekilde hedef aldı ve “akıllıca bir tercih yapın” sözleriyle tehditvari bir uyarıda bulundu.
Türkiye'ye yönelik açıklamaları gündem oldu
ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Lindsey Graham, 14 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Türkiye’ye yönelik tehditkâr ifadeler kullandı. Açıklamasında, terör örgütü YPG/SDG’yi “Kürt müttefiklerimiz” olarak tanımlayan Graham, Türkiye'nin bu yapılara karşı Suriye ordusuyla birlikte ilerlediğine dair “güvenilir raporlar” aldığını söyledi. Graham, bu gelişmelerin “ABD'den güçlü bir tepki alacağına inandığını” belirtti.
Senatör, “Suriye hükümetine ve Türkiye'ye sesleniyorum: Akıllıca bir tercih yapın,” ifadeleriyle doğrudan uyarıda bulundu. Graham ayrıca, IŞİD’in yok edilmesinde YPG'nin ana güç olduğunu öne sürdü ve bu gruplara yönelik “küstahça saldırıları” ne tolere edeceğini ne de kabul edeceğini dile getirdi.
Bu açıklamalar, 7 Ocak 2026’da Suriye ordusunun Halep’te YPG/SDG işgalindeki mahallelere düzenlediği operasyonların ardından geldi. Operasyonla Eşrefiyye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahalleleri örgütten temizlenmişti.
Lindsey Graham kimdir?
Lindsey Olin Graham, 9 Temmuz 1955’te Güney Karolina, ABD’de doğdu. Güney Karolina Üniversitesi’nde siyaset bilimi (BA) ve hukuk (JD) eğitimi aldı. 1982-1988 yılları arasında aktif olarak ABD Hava Kuvvetleri'nde görev yaptı; ardından 2015'e kadar yedek ve muhafız kuvvetlerde hizmet vermeye devam etti. Askerî kariyerinde Avrupa'da avukatlık ve başsavcılık görevlerinde bulundu; Bronz Yıldız Madalyası ile onurlandırıldı.
Siyasi kariyerine Güney Karolina Temsilciler Meclisi'nde başladı (1992-1994), ardından 1995-2003 yılları arasında ABD Temsilciler Meclisi’nde görev yaptı. 2003’te ABD Senatosu'na seçildi ve dört dönemdir (2003-günümüz) Güney Karolina’yı temsil ediyor. Cumhuriyetçi Parti üyesi olan Graham, 2019-2021 arasında Senato Yargı Komitesi Başkanlığı yaptı. Yeni muhafazakâr çizgide, sert dış politika ve güçlü askerî müdahale yanlısı bir tutum izlemektedir. Özellikle savunma, göçmenlik, yargı reformları ve çevre konularında zaman zaman iki partili iş birliklerine açık tutum sergilemiştir.





