İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa etti. Çiçek, CHP Genel Merkezi'ne sunduğu istifa dilekçesinde hakkında yürütülen soruşturma, tutuklama süreci ve partisinin aldığı kararlara ilişkin değerlendirmelere yer verdi.

İlkay Çiçek tutuklama gerekçesine ilişkin açıklama yaptı

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, istifa dilekçesinde tutuklama gerekçesinde yer aldığını belirttiği delillere ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiçek, “gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajlarının” tutuklanmasına gerekçe olarak delil gösterildiğini savundu.

Söz konusu WhatsApp mesajlarıyla ilgili daha önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunu belirten Çiçek, hakkındaki soruşturma ve tutuklama sürecine ilişkin görüşlerini CHP Genel Merkezi'ne sunduğu dilekçede aktardı.

CHP'nin disiplin kararına tepki gösterdi

İlkay Çiçek, istifa dilekçesinde CHP Genel Merkezi tarafından ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesine de tepki gösterdi. Hakkında yöneltilen suçlamalar konusunda savunmasının alınmadığını belirten Çiçek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı halde ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildiğini ifade etti. Çiçek, dilekçesinde, “Kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim” ifadelerine yer verdi.

İlkay Çiçek CHP yönetimini eleştirdi

CHP yönetiminin kendisine yönelik tutumunu eleştiren Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, yaşanan süreçte kendisiyle birlikte bazı Menderes Belediye Meclis üyelerinin de “gözden çıkarıldığını” savundu.

Çiçek, hakkında yürütülen soruşturma ve tutuklama sürecinin yanı sıra CHP Genel Merkezi'nin kendisini ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk etmesine yönelik değerlendirmelerinin ardından partisinden istifa etti.

Çiçek'in istifa dilekçesi şu şekilde:

"04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise "örgüt kurma" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandım.

Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajları gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK'ya telefon İMEİ tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Daha da vahimi, bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı yaratılmış; lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.

Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da; hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.

Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.

Şunu bilesiniz ki, kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisi'nden İSTİFA ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim."

Kaynak: Haber Merkezi