İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, kooperatif davası sebebiyle dün çıktığı mahkemede tutukluluk halinin devamına karar verilmesi üzerine kendi sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Soyer, 6 aydır tutuklu olduğu dosyadan tahliye edildiğini ancak bu sefer de yeni bir suçlama sebebiyle tekrar tutuklandığını belirterek bu durumun kasten gerçekleştirildiğine vurgu yaptı.
HAKİKAT ER YA DA GEÇ ADALETLE BULUŞUR
Mahkemede yaptığı savunmayı kamuoyuyla paylaşan ve yaşadıklarını Sokrates örneği üzerinden aktaran Soyer, “ 2. tutukluluk sebebiyle cezaevine gidiyorum ama 6 aydır tutuklu olduğum dosyadan tahliye oldum.! Hakikat elbet adalet ile buluşacak.! Hakikat elbet adalet ile buluşacak! 5 Ocak 22:30’da yaptığım savunmam: Sayın Başkan, Sayın Heyet, Hayatta haksızlığa uğrayan tek kişi ben değilim elbette. Çevremizde de geçmişte de çok örnek gösterebiliriz. 2000 sene önce Sokrates’e haksızlık yapmışlar. Suçsuz olduğunu bilmelerine rağmen, idam etmişler. Sokrates ölüme giderken eşine; “Üzülme, ya haklı olsalardı” demiş. Ben ve ailem de, sevdiklerim de suçsuz olduğumu bilmenin gücüyle dimdik ayakta durmayı başarıyoruz. Çünkü biliyoruz ki hakikat; kaya gibi, dağ gibi durur. Yel esse tozunu kaldırsa da, depremler sarssa da hakikatin heybetinden bir şey eksilmez. Biliyoruz ki; suçsuz olduğum gerçeği; üzerinden yıllar geçse de, raporlarla, bilirkişilerle çürütülemeyecek, yıkılamayacak. Çünkü hiçbir şey vardan yok edilemeyeceği gibi, yoktan da var edilemez. Hakikat unutulmaz da; ne çekilen eziyetlerin acısı ne de bunları çektirenlerin zalimliği silinip yok edilemez. Bakın; Sokrates ve yargıçlarının hatırası 2000 sene sonra, bu saatte bu salonda bir kez daha tazelendi. Sayın Başkan, Sayın Heyet, Ne ben Sokrates’im ne de sizler onun savcıları, yargıçları. Ama o hikayenin içinde evrensel bir ders saklı ve dersin içinde hepimize düşen bir pay var. Hakikat er ya da geç adaletle buluşur. Sokrates ve yargıçları; bize yüzyıllar geçse de hakikatle adaletin buluşacağını gösterir.
DEVLETİN ÇÖKMESİNİN NEDENİ…
“Devletlerin çöküşünün sebebi ahlak ve vicdanın çürümesidir” diyerek hukuksuz yere tutuklu olduğunu vurgulayan Soyer, “Yüzyıllardır devletlerin çöküşünün temel sebebi; üst yapı demek olan ahlak ve vicdanda yaşanan çürüme olmuştur. Adalet mekanizmasında vicdani çöküntü toplumsal çürümenin en çok kendini gösterdiği yerdir. Bu çöküntü; sadece mağdurun haksız yere acı çekmesi sonucunu doğurmaz. Toplumda adalete olan güven ve inancı sarsar, ki bu durum toplumsal düzenin bozulması, toplumu bir arada tutan bütün değerlerin ve erdemlerin dağılması, çürümesi demektir. Vicdanın kaybolması toplumda büyük tahribat yaratır ayrıca vicdanını kaybeden bireyler için ağır sonuçlar doğurur. Vicdanını kaybetmeye başlamış insanların, mağdurlardan gözlerini kaçırması göz göze gelmemeye çalışması çok normaldir. Zor olan; bakışlarında vicdan arayan çocuklarının, sevdiklerinin gözlerine bakabilmektir” dedi.
ADIMIN LEKELENMEYE ÇALIŞILMASINI REDDEDİYORUM
“Son olarak şunu ifade etmek isterim”diyerek sözlerine devam eden Soyer, “Ben 5 yıl boyunca 6 milyar euro yani bugünün parasıyla 300 milyara yakın bütçe yönettim. Buna ek olarak İzmir’e dışarıdan 1 milyar euro yani bugünün parasıyla 50 milyar lira finansman getirdim. Tek kuruş İzmir’in hakkını kimseye yedirmedim. Bu kadar emeğim karşılığında adımın bu iftiralarla, suçlamalarla lekelenmeye çalışılmasını reddediyorum. Dilerim, hakkın ve hakkaniyetin yanında durur, çekilen bu zulmü ortadan kaldırır, vicdanı hakikat ve adaletle buluşturmak için daha çok beklemezsiniz. Dilerim, bu dünyayı herkes için cennete çevirmek isteyen birine daha fazla cehennemi yaşatmazsınız. Az sonra tutukluluğumuzla ilgili bir karar vereceksiniz. Karardan sonra konuşmak istemem. O nedenle şimdi söyleyeyim. Kararınızdan sonra İzmir’in avukatlarına bir çağrı yapacağım. Bu çağrı yılın son gününde apar topar çıkartılan ikinci tutuklama kararıyla başlatılan yeni sürece dair olacak. Siz de lütfen takip edin. Teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.





