ÖZEL HABER / ÖZGE UĞULU Tarımda insanların rasyonel ihtiyaçlarına yönelik planlamalar yapılması gerektiğini belirten İzmir Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yüce Ayhan, tütün üretiminin durdurulmasına yönelik yayınladıkları bildirinin Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü faaliyetlerden birisi olduğunu ifade etti.
‘Dışa bağımlı hale geldik’
Tarımdaki sorunlara yönelik eleştirilerde bulunan İzmir Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yüce Ayhan, Türk Tabipler Birliği’nin tütün üretiminin durdurulmasına yönelik çağrısını desteklediklerini bildirdi. Tütün üretimi yerine farklı gıda ürünlerinin üretimine yönelinebileceğini vurgulayarak, “Başka tarımsal ürünlere de ihtiyacımız var. Özellikle tarım ülkesi olan Türkiye bu anlamda son 20 yıldır çok verimsiz hale getirildi. Tohumda bile dışa bağımlı hale geldik. Yerli tohum ortadan kaldırıldı. Tarım alanlarında yapılaşma tehdidi var. Tarımda çok ciddi sorunlar var. Tütüne yönelik tarımı tamamen durdurmak ve bunun yerine bu alanları gıda üretimine insanların ihtiyacı olan ürünlere yöneltmek oldukça rasyonel ve mantıklı bir öneri” şeklinde konuştu.

'Tütünün değil sağlığın tarafıyız'
Tütün kullanımının akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunun kanıtlara dayalı olarak bilimsel literatürde yer aldığını vurgulayan Ayhan, sağlık sorunları olan bireylerde tütün kullanımının hastalığı daha da ağırlaştırdığını aktardı. Astım, koah hastalıklarına da dikkat çekerek, “Tütün hiç kimseye önerilecek bir ürün değil. Organizmanın nikotin ihtiyacı diye bir şey yok. Bu durum bağımlılar ve alışkanlıklar için iddia edilen bir durum. Tabipler Birliği olarak bizler tütünün değil sağlığın tarafıyız. Verimli topraklarımızı gerçekten tütün için değil gıda üretimi için kullanalım” diye söyledi.
Tütün üretimi daraldı
Türkiye’de tütün üretiminin ekonomik gerekçelerle sınırlandırıldığına ya da engellendiğine işaret eden Ayhan, tütün üretiminin eskiden ekonominin en önemli kaynaklarından biri olduğunu hatırlatarak, "Üreticilerin gereksinimlerini, ihtiyaçlarını giderebileceği, haklarına erişebileceği seçenekler sağlanabilir” dedi.
Tütün arazilerinde başka ürün yetişmeyebilir
Aynı topraklarda tütün yerine farklı ürünlerin üretilmesinin zor olduğuna yönelik değerlendirmelerde bulunan İzmir Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, “2000’li yıllara gelesiye kadar tütüncülük daha yaygındı. Tütün tarımı yapılan araziler biraz farklı. Türkiye’de yıllarca daha kıraç, verimsiz arazilerde tütün tarımı yapılıyordu. Çünkü oralarda başka ürünler yetişmiyordu. Tütün üretimi sulu tarım yapmayan dar gelirle üretim yapan çiftçiler için çok cazipti. 2000’li yıllardan sonra ekimle ilgili birtakım sınırlamalar getirildi. Sertifikalı ekim başladı. Öyle olunca ekim alanları daraldı. Genel olarak bakarsak bu durum tarımı olumsuz etkiledi. Bir kısım arazi tarımın dışına çıkmış oldu. Çünkü kıraç arazilerde başka alternatif ürün geliştiremedik. Akhisar gibi Ege’nin bazı bölgelerinde tütün alanları zeytinlik alanlara dönüşmeye başladı” diye ifade etti.

‘Üretimi ortadan kaldırmak mümkün değil’
Akhisar, Kınık, Bergama’nın eskiden tütün şehri olduğunu belirten Çakıcı, üretimin gittikçe azaldığını çiftçinin de tarımdan uzaklaştığını kaydederek üretimin Güneydoğu, Adıyaman, Hatay ve Antakya’ya kaydığını vurguladı. “Göç” faktörünün de üretimin azalmasında rol oynadığına dikkat çekerek, tütün üretiminin zor ve zahmetli olduğunu aktardı. Tütün firmalarının üreticilere sözleşmeli tarımla ekim yaptırdıklarını ifade eden Çakıcı, “Çiftçi de oradan bir gelir elde ediyor. Yani tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Sözleşmeli olduğu için çiftçi için cazip bir üretim şekli. Çünkü birtakım firmalar çiftçiye destekler, ön ödemeler verdiği için çiftçi bu üretim şeklini tercih ediyor. Devlet de üretimi kaldırma yönünde bir tercihte bulunmuyor tabii ki” diye söyledi.





