AK Parti Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Hasan Ünal, Cemil Tugay’ın Menemen Ulukent’te yapımı büyük ölçüde tamamlanan kütüphane için her türlü desteğe hazır olduklarını, gerekirse projeyi tamamen üstlenebileceklerini açıklamasının kamuoyunda ciddi bir çelişki yarattığını savundu. Ünal’a göre bu açıklama, İzmir’de ilçeler arasında farklı muamele yapıldığı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bu açık bir çifte standarttır
Ünal, Menemen Belediyesi’nin mevcut yönetimiyle herhangi bir kaynak sıkıntısı yaşamadığını, Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın hayata geçirdiği projelerle mali yeterliliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Ulukent’teki kütüphane için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden talep edilmiş bir finansman ihtiyacının bulunmadığını hatırlatan Ünal, buna rağmen destek açıklaması yapılmasını eleştirdi. Buna karşılık, Karşıyaka Mavişehir’de 2018 yılında temeli atılan opera binası ve kültür merkezinin yıllardır tamamlanamadığını vurgulayan Ünal, milyonlarca liralık kamu kaynağı harcanmasına rağmen yapının bugün harabeye döndüğünü söyledi. Ünal’a göre neredeyse bitmiş ve ek kaynağa ihtiyaç duymayan bir projeye sahip çıkılırken, Karşıyaka’daki bu kültür yatırımının gündeme dahi alınmaması açık bir tutarsızlık oluşturuyor.
İzmirliler artık açıklama değil icraat bekliyor
Bir dönem Karşıyaka Belediye Başkanlığı da yapan Cemil Tugay’ın Mavişehir’deki tabloyu bilmemesinin mümkün olmadığını dile getiren Ünal, konunun ne yetki ne de imkân sorunu olduğunu savundu. Yaşanan durumun tamamen siyasi bir tercih ve belediyecilik anlayışı meselesi olduğunu belirtti. Mavişehir Opera Binası’nın yalnızca yarım kalmış bir yapı olmadığını kaydeden Ünal, bu yapının CHP’li belediyeciliğin plansızlığını ve başlanan projelerin tamamlanamamasını simgeleyen bir örnek haline geldiğini söyledi. İzmir halkının artık açıklamalardan ziyade somut adımlar, net bir takvim ve gerçekçi bir irade görmek istediğini ifade etti.
Eşit belediyecilik vurgusu
Ünal, İzmir’in hem kütüphanelere hem opera binalarına hem de kültür merkezlerine ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, asıl sorunun ilçeler arasında farklı yaklaşım sergileyen belediyecilik anlayışı olduğunu dile getirdi. Kentin en büyük ihtiyacının, bir ilçeye cömert davranırken diğerine sessiz kalan bu çifte standarttan kurtulmak olduğunu sözlerine ekledi.




