Deprem gerçeğiyle yaşayan toplumlarda bilgiye hızlı erişimin zaman zaman olumsuz sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekiliyor. Klinik Psikolog Gözde Göktaş, özellikle sosyal medyada sürekli deprem içerikleri ve felaket senaryolarını takip etmenin bireyleri gerçek hazırlık yerine kaygı döngüsüne sürükleyebileceğini belirtti. Son yıllarda güvenlik amacıyla kullanılan bazı dijital araçların farkında olmadan ruh sağlığını zorlayabildiğini ifade ederek, deprem uygulamalarını sürekli kontrol etmenin veya sosyal medyada felaket içeriklerine yoğun şekilde maruz kalmanın kaygıyı artırabileceğini vurguladı.

“Felaket kaydırması” riski

Kaygı düzeyi yükselen bireylerin çevredeki küçük uyaranları bile tehdit olarak algılayabileceğine dikkat çeken Göktaş, bu durumun hayatta kalma içgüdüsüyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Yoldan geçen bir kamyonun oluşturduğu titreşimi deprem sanmak, avizeyi sürekli kontrol etmek ya da binalardaki küçük çatlaklara aşırı odaklanmak bu durumun örnekleri arasında gösteriliyor. Sosyal medyada felaket içeriklerini sürekli takip etmenin “felaket kaydırması” olarak adlandırılan bir döngüye yol açabileceğini belirten Göktaş, bunun somut hazırlık yerine soyut korkuların büyümesine neden olabileceğini dile getirdi.

Bilgi akışını tamamen kesmek çözüm değil

Uzmanlar, depremle ilgili bilgiye tamamen uzak kalmanın da doğru bir yaklaşım olmadığını belirtiyor. Göktaş, önemli olanın bilgiye maruz kalma düzeyini kontrol altında tutmak olduğunu ifade ederek deprem uygulamalarındaki bildirimlerin yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırılmasının ve haber takibinin günün belirli saatleriyle sınırlı tutulmasının faydalı olabileceğini söyledi.

Somut hazırlık kaygıyı azaltıyor

Uzmanlara göre felaket içeriklerini sürekli takip etmek yerine hazırlık süreçlerine odaklanmak psikolojik dayanıklılığı artırıyor. Deprem çantası hazırlamak, evdeki eşyaları sabitlemek ve aile afet planı oluşturmak gibi önlemler hem güvenliği artırıyor hem de kaygının yönetilmesine katkı sağlıyor. Göktaş, kontrol edilemeyen risklere odaklanmak yerine kontrol edilebilen önlemlerin bireyleri daha güçlü ve hazırlıklı hale getirdiğini kaydetti.

Muhabir: Aylin Topaloğlu