Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, son yıllarda birçok kişinin stres, yalnızlık ve duygusal paylaşım ihtiyacı nedeniyle yapay zeka destekli sohbet robotlarına yöneldiğini belirtti. Bu tür sistemlerin psikoterapinin yerini tutamayacağını ifade ederek, yapay zeka ile yapılan sohbetlerin profesyonel psikolojik destekle karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Giriş, psikoterapinin belirli bir amacı, yöntemi ve etik çerçevesi olan profesyonel bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Terapi rastgele bir sohbet değildir
Psikoterapinin çoğu zaman yalnızca dertleşmek ya da tavsiye almak olarak algılandığını belirten Giriş, gerçekte çok daha kapsamlı bir süreç olduğunu vurguladı. Terapinin temelinde güven, empati, gizlilik ve klinik uzmanlığın bulunduğunu ifade ederek, terapistin danışanın ihtiyaçlarına yönelik klinik değerlendirme yaptığını ve kanıta dayalı yöntemlerle ilerlediğini belirtti.
Yapay zeka klinik sorumluluk taşımaz
Yapay zeka sistemlerinin büyük dil modellerine dayandığını hatırlatan Giriş, bu teknolojilerin geniş veri setleri üzerinden eğitilerek insan benzeri yanıtlar ürettiğini ancak klinik sorumluluk taşımadığını söyledi. Bu tür sistemlerin kriz durumlarında risk değerlendirmesi yapamayacağını ve etik sorumluluk üstlenemeyeceğini belirterek, bunun yanlış bilgi üretimi ve klinik risklerin gözden kaçması gibi sorunlara yol açabileceğini dile getirdi.
“Aşırı onaylama riski” uyarısı
Yapay zeka sohbet robotlarının kullanıcıyla iletişimi sürdürmek amacıyla sürekli onaylayıcı yanıtlar verme eğiliminde olduğunu belirten Giriş, bunun psikoloji literatüründe aşırı onaylama riski olarak değerlendirildiğini ifade etti. Terapide ise terapistin gerektiğinde danışanın düşünce kalıplarını sorguladığını ve terapötik sınırlar koyduğunu hatırlattı. Kullanıcıların kendilerini sürekli onaylanmış hissetmesi durumunda yapay zeka ile uzun süreli sohbetlere yönelerek gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşabileceğini ve profesyonel yardım arayışını geciktirebileceğini söyledi.
Veri güvenliği önemli
Ruh sağlığı verilerinin en hassas kişisel bilgiler arasında yer aldığını belirten Giriş, birçok yapay zeka sisteminin klinik uygulamaların tabi olduğu etik ve düzenleyici kurallara bağlı olmadığını ifade etti. Veri saklama ve paylaşım politikalarının her zaman şeffaf olmayabileceğini aktararak, bunun kullanıcılar açısından ek risk oluşturabileceğini kaydetti.
Gerekli durumlarda uzmana başvurulmalı
Yapay zekanın tamamen reddedilmesi yerine bilinçli ve sınırlı şekilde kullanılmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Giriş, bu sistemlerin bilgiye erişimi kolaylaştıran yardımcı araçlar olabileceğini ifade etti. Ancak günlük yaşamı etkileyen duygusal sorunlar, ilişkisel problemler ya da işlevsellikte düşüş gibi durumlarda profesyonel ruh sağlığı desteğine başvurulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.





