Venezuela’da siyaset sahnesini doğrudan etkileyecek kritik bir adım atıldı. Siyasi gerekçelerle tutuklu bulunan çok sayıda kişinin serbest kalmasının önünü açacağı belirtilen af yasası, Ulusal Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe giden sürece girdi. Tasarı, Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez tarafından önerildi ve meclisten geçmesinin ardından imzalanarak resmileştirildi. Karar, yıllardır muhalefetin ısrarla gündeme taşıdığı “siyasi tutuklular” başlığında yeni bir sayfa açma iddiası taşıyor. Ancak ülkenin son aylarda yaşadığı sert politik kırılmalar, af düzenlemesinin yalnızca bir “yumuşama” hamlesi mi yoksa kapsamlı bir yeniden yapılanma mı olduğu tartışmasını da beraberinde getirdi.

“Hoşgörüsüzlüğü bırakıp yeni yollar açıyoruz” mesajı

Yasayı imzalayan Delcy Rodriguez, düzenlemeyi “ülkenin siyasi liderlerinin hoşgörüsüzlüğü geride bırakıp Venezuela’da siyaset için yeni yollar açtığını” gösteren bir adım olarak tanımladı. Bu ifade, af tasarısının yalnızca cezaevlerindeki tabloyu değil, Venezuela’daki siyasal iklimi de dönüştürmeye yönelik bir niyet beyanı olarak yorumlanıyor. Rodriguez’in vurgusu, özellikle son dönemde yoğunlaşan gerilim, güvenlik eksenli politikalar ve karşılıklı suçlamalarla şekillenen atmosferin ardından, yönetimin “kontrollü normalleşme” arayışına girdiği izlenimini güçlendiriyor.

Kimleri kapsayacak?

Yasa, 1999’dan bu yana Venezuela’da “siyasi çatışmaların yaşandığı belirli dönemlerde” işlendiği öne sürülen suçlara yönelik “genel ve tam af” hedefiyle hazırlandı. Düzenlemenin; siyasetçiler, gazeteciler ve avukatlar dahil olmak üzere, siyasi gerekçelerle tutuklandığı belirtilen çok sayıda kişiye fayda sağlaması bekleniyor. Metinde ayrıca 2024 başkanlık seçimleri döneminde “siyasi nedenlerle işlenen şiddet eylemleri” ifadesiyle tanımlanan olayların da kapsama dahil edildiği bilgisi yer alıyor. Bu bölüm, af yasasının yalnızca “tutukluların tahliyesi” değil, aynı zamanda son yılların tartışmalı dosyalarında bir “sayfa kapatma” girişimi olduğu yönündeki değerlendirmeleri artırıyor.

Zamanlama dikkat çekti: Maduro’nun yakalanması sonrası yeni dönem

Af yasası, Venezuela’nın yakın dönemde yaşadığı sarsıcı gelişmelerin hemen ardından geldi. Ülkede 3 Ocak’ta patlama ve uçak seslerinin duyulduğu, yönetimin bunu ülkenin farklı bölgelerine yönelik saldırılarla ilişkilendirdiği bir süreç yaşandı. Bu gerilim hattının ardından, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanması ülke siyasetinde olağanüstü bir kırılma yarattı. Bu gelişmelerin sonrasında Delcy Rodriguez, mecliste yemin ederek 5 Ocak’ta Geçici Devlet Başkanlığı görevini üstlendi ve yönetim, önemli sayıda mahkûmun serbest bırakılacağına dair mesajlar vermeye başladı. Af yasasının kabulü, işte bu “yeni dönemin” en somut ve en geniş etkili adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Muhalefetin yıllardır talep ettiği başlık: Siyasi tutuklular

Venezuela’da muhalefet, uzun süredir “siyasi tutukluların serbest bırakılması” talebini hem iç siyasetin hem de uluslararası temasların ana gündem maddelerinden biri haline getirmişti. Af düzenlemesi, bu talebin ilk kez bu ölçekte bir yasal çerçeveye kavuşması anlamına geliyor. Bu nedenle yasa, yalnızca cezaevi kapılarını değil; siyasi rekabetin dili, seçim süreçlerinin iklimi ve toplumsal kutuplaşmanın dozunu da etkileyebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Uygulama süreci belirleyici olacak

Af yasasının kabul edilmesi, pratikte “kim, ne zaman, hangi prosedürle” serbest kalacak sorusunu da öne çıkardı. Düzenlemenin kapsamının genişliği, uygulamada idari ve hukuki adımların nasıl işletileceğini kritik hale getiriyor. Serbest bırakmaların hangi takvimle gerçekleşeceği, dosyaların nasıl ele alınacağı ve sürecin güvenlik bürokrasisiyle nasıl yönetileceği, yasanın gerçek etkisini belirleyecek. Öte yandan bu tür kapsamlı af düzenlemelerinde, bazı dosyaların “yorum farkı” nedeniyle tartışma yaratması da olası görülüyor. Bu nedenle siyasi aktörler, kararın bir “toplumsal rahatlama” üretip üretmeyeceğini, sahadaki uygulamaya bakarak değerlendirecek.

İç siyaset kadar dış politika mesajı da taşıyor

Af yasası, Venezuela’nın yalnızca iç gündemi açısından değil, dış politika mesajları açısından da önem taşıyor. Ülkenin son dönemde yaşadığı sert uluslararası gerilim ve güvenlik odaklı başlıklar sonrası gelen bu adım, yönetimin “siyasi kanalları yeniden açma” isteğini vurgulayan bir hamle olarak okunuyor. Bu da af düzenlemesini, bir yandan içeride tansiyonu düşürmeyi amaçlayan bir “siyasi normalleşme” aracı, diğer yandan dışarıya dönük “yeni sayfa” mesajı taşıyan bir politika tercihi haline getiriyor.

Venezuela’da siyasi tutuklulara yönelik af yasasının kabulü, ülkede uzun süredir kilitli kalan tartışmalı bir dosyada tarihi bir eşik olarak görülüyor. Ancak bu eşik, tek başına sonucu garantilemiyor. Yasanın kapsamı, uygulanma hızı, serbest bırakmaların şeffaflığı ve siyasi iklime etkisi; bu adımın “kalıcı rahatlama” mı yoksa “geçici manevra” mı olacağını netleştirecek.

Kaynak: AA