İzmir’de kış aylarında etkili olan sağanak yağışlar, kentin doğal zenginliklerini yeniden görünür kıldı. Uzun süredir düşük debiyle akan ve yaz aylarında neredeyse tamamen kuruyan Sancaklı Şelalesi, son yağışların ardından coştu. Artan su seviyesiyle birlikte şelale, doğaseverlere kartpostallık manzaralar sunmaya başladı. Kent merkezine birkaç kilometre mesafede yer almasına rağmen doğallığını koruyan şelale, asırlık kızılçam ağaçlarının arasından süzülerek akıyor. Sarp ve yosun tutmuş kayalıkların arasından basamaklar halinde inen sular, devrilmiş ağaç gövdelerini aşarak vadi tabanına ulaşıyor. Dar kanyon yapısı nedeniyle kayalara çarpan suyun çıkardığı güçlü ses, bölgede yankılanarak etkileyici bir atmosfer oluşturuyor.

Yaklaşık 10 metre yükseklikten dökülen ana şelale, özellikle yağış sonrası dönemde beyaz köpüklerle kaplanan görüntüsüyle dikkat çekiyor. Kızılçamların yoğun yeşili, bazalt kayaların gri tonları ve suyun parlak beyazı bir araya gelerek adeta doğal bir renk paleti oluşturuyor. Bölge, ziyaretçilerine Karadeniz’i andıran bir doğa deneyimi yaşatıyor.

Antik kalenin eteklerinde doğal rota

Şelalenin bulunduğu vadi, aynı zamanda Sancaklı Kalesi eteklerinde konumlanıyor. Antik dönemlerden bu yana aynı yatakta akan sular, doğal rotasını takip ederek Ege Denizi’ne ulaşıyor. Bu yönüyle bölge, hem doğal hem de tarihi dokuyu bir arada barındırıyor. Ancak bahar aylarının ardından su seviyesi hızla düşüyor. Mayıs itibarıyla debisi azalan şelale, yazın büyük ölçüde kuruyarak yerini sessiz kayalıklara bırakıyor. Bu nedenle kış ve ilkbahar ayları, şelaleyi en görkemli haliyle görmek isteyenler için en uygun dönem olarak öne çıkıyor.

Ulaşım zor, doğa bakir

Bölgeye araçla doğrudan ulaşım mümkün değil. Engebeli arazi yapısı nedeniyle ziyaretçilerin uygun yürüyüş ekipmanlarıyla patika yollardan ilerlemesi gerekiyor. Herhangi bir turistik tesisin bulunmaması, alanın doğal yapısını korumasını sağlıyor. Bu durum, kontrollü ve bilinçli ziyaretin önemini artırıyor. Yağışlarla birlikte yeniden canlanan şelale, kent yaşamının yoğun temposundan uzaklaşmak isteyenler için kısa mesafede güçlü bir alternatif sunuyor. Doğanın mevsimsel döngüsünü en çarpıcı haliyle gözler önüne seren bölge, İzmir’in saklı kalmış güzellikleri arasında öne çıkmayı sürdürüyor.

Kaynak: İHA