İklim krizi, su kıtlığı ve enerji verimliliği küresel ölçekte öncelikli gündem maddeleri arasında yer alırken, Yaşar Üniversitesi sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda dikkat çeken bir projeyi hayata geçirdi. Üniversitenin yeni eğitim yapısı M Blok, yağmur suyu hasadı, güneş enerjisi üretimi ve akıllı bina teknolojileriyle çevreci mimarinin İzmir’deki güçlü örneklerinden biri oldu.

Sürdürülebilir bir ekosistem anlayışıyla tasarlanan bina, çatısına düşen her damla yağmurun değerlendirildiği altyapısı ve dijital olarak izlenen su–enerji yönetim sistemiyle yalnızca bugünün değil, geleceğin eğitim yapıları için de model oluşturuyor. Yapı, aynı zamanda LEED Yeşil Bina Sertifikası alma hedefiyle ilerliyor.

Yağmur hasadıyla her damla kayıt altında

M Blok’un çatısında kurulan sifonik yağmur suyu toplama sistemi, yağışları 420 ton kapasiteli dev bir sarnıçta depoluyor. Arıtılan bu sular, peyzaj sulaması başta olmak üzere ortak kullanım alanlarında yeniden değerlendiriliyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, akıllı sayaçlarla olası kaçaklar uzaktan tespit edilerek anında müdahale ediliyor. Bu sistemle hem ciddi bir su tasarrufu sağlanıyor hem de kaynak kullanımı şeffaf biçimde yönetiliyor.

Enerjisini üreten ve tüketimi optimize eden yapı

M Blok yalnızca su yönetimiyle değil, enerji verimliliği ile de öne çıkıyor. Binanın enerji ihtiyacının yüzde 30’a varan bölümü, çatıya kurulan güneş panellerinden karşılanıyor. Yapı içinde bulunan 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu algılayarak aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini otomatik biçimde yönetiyor. Kullanılmayan alanlarda sistemlerin devre dışı kalmasıyla gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiliyor. Bu yaklaşım, üniversitenin karbon ayak izini azaltma hedeflerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

“Doğaya saygılı bir yaklaşımı merkeze aldık”

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda projeyi anlatan Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, M Blok’un temel felsefesine dikkat çekti. Güneş, “Kentleri betonlaştırarak yağmurun toprağa ulaşmasını engelledik. Bu projede doğal döngüyü yeniden kurmayı hedefledik. 32 bin metrekarelik yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekân sistemleri ve ürün seçimleriyle yüzde 50 su tasarrufu hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

LEED sertifikasıyla tescillenmesi hedefleniyor

Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise projenin uluslararası bir belgeyle taçlandırılacağını belirterek, “Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Blok’u üst seviye bir LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor” dedi. Yağmur suyunu dönüştüren, enerjisini yöneten ve kullanıcı alışkanlıklarını merkeze alan M Blok, Yaşar Üniversitesi’nin sürdürülebilir kampüs hedefini somut bir yapıya dönüştürürken; eğitim yapılarında çevre dostu mimarinin nasıl uygulanabileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor.

Kaynak: Bülten