Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), yapay zekâ, veri analitiği ve dijital dönüşümün şirketlerin rekabet gücü üzerindeki etkilerini Yapay Zekâ ve Veri Odaklı Dönüşüm Semineri’nde değerlendirdi. Çevrim içi düzenlenen etkinlikte, şirketlerin stratejik karar alma süreçlerinden üretim ve Ar-Ge faaliyetlerine kadar yapay zekânın yarattığı değişim ele alındı. Uygulamalı Veri Analitiği Eğitmeni Dr. Atilla Yardımcı’nın katılımıyla gerçekleştirilen seminerde veri odaklı yönetim, yapay zekâ destekli stratejik karar alma süreçleri, üretim ve Ar-Ge uygulamaları ile yeni nesil teknolojilerin iş dünyasına etkileri değerlendirildi.
Şirketler için yeni rekabet alanı: Veriden değer üretmek
Seminerin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, yapay zekânın kısa süre içerisinde yalnızca teknoloji dünyasının gündemindeki bir konu olmaktan çıkarak şirketlerin strateji, yönetim ve rekabet süreçlerinin merkezine yerleştiğini belirtti. Yapay zekâyı işleri hızlandıran veya belirli görevleri otomatikleştiren bir teknoloji olarak değerlendirmenin artık yeterli olmadığını ifade eden Özhelvacı, şirketler açısından yeni rekabet alanının sahip olunan veriden değer yaratabilmek olduğunu kaydetti. Dönüşümün şirketlerin veriyi nasıl yönettiği, bu verilerden nasıl anlam ürettiği ve ortaya çıkan içgörüleri ne kadar hızlı ve doğru biçimde kararlara dönüştürebildiği üzerinden gerçekleştiğini belirterek, yalnızca yapay zekâ araçlarına sahip olmanın yeterli olmayacağını ifade etti. Doğru verinin uygun teknoloji ve yönetim anlayışıyla bir araya getirilmesinin önümüzdeki dönemde şirketler açısından belirleyici olacağını aktardı.
Kuruluşların yüzde 88’i yapay zekâ kullanıyor
Yapay zekânın küresel ölçekte kullanımına ilişkin verileri de paylaşan Özhelvacı, Stanford Üniversitesi’nin 2026 Yapay Zekâ Endeksi Raporu’na göre 2025 yılında araştırma kapsamındaki kuruluşların yüzde 88’inin yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda kullandığını belirtti. Üretken yapay zekânın ise kuruluşların yüzde 70’inde en az bir iş fonksiyonuna dahil edildiğini aktaran Özhelvacı, küresel ölçekte kurumsal yapay zekâ yatırımlarının da hızla arttığına dikkat çekti. Verilerin yapay zekânın artık deneme aşamasındaki bir teknoloji olmaktan çıktığını gösterdiğini belirterek, teknolojinin şirketlerin rekabet gücü, verimliliği ve gelecekteki iş modellerini şekillendiren temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’de yapay zekâ kullanımı yükseliyor
Türkiye’deki şirketlerin yapay zekâ kullanımının da arttığını belirten Özhelvacı, TÜİK verilerine göre yapay zekâ kullandığını bildiren girişimlerin oranının 2021 yılında yüzde 2,7 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 7,5’e çıktığını aktardı. 250 ve daha fazla çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimlerde yapay zekâ kullanım oranının yüzde 24,1’e ulaştığını belirten Özhelvacı, teknolojinin şirketlerin temel faaliyetlerine de giderek daha fazla entegre edildiğini kaydetti. Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 41,1’inin teknolojiden üretim veya hizmet süreçlerinde yararlandığını aktararak, bu oranın Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde yüzde 41, işletme süreçleri ve yönetim organizasyonunda ise yüzde 40 olduğunu bildirdi.
“Dönüşümü izleyen değil, yöneten şirketlere ihtiyacımız var”
EGİAD’ın dijital dönüşümü yalnızca teknolojik bir değişim olarak değerlendirmediğini belirten Özhelvacı, sürecin insan kaynağından yönetim kültürüne, üretimden karar alma mekanizmalarına kadar geniş bir alanı yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Derneğin üyelerinin yeni teknolojileri anlamalarını ve kendi şirketlerinde uygulamalarını desteklemeyi kurumsal önceliklerinden biri olarak gördüğünü kaydederek, iş dünyasının dönüşümü yalnızca izlemek yerine kendi şirketlerinde yönetebilecek ve geliştirebilecek kapasiteye ulaşmasının önemine dikkat çekti. Yapay zekânın şirketlerin rekabet gücünü artırabilecek stratejik bir dönüşüm alanı olarak ele alınması gerektiğini belirten Özhelvacı, veri odaklı yönetim kültürünü geliştiren ve teknolojiyi uygun insan kaynağı ile stratejiyle birleştiren şirketlerin yeni dönemde avantaj sağlayacağını söyledi.
Yaratıcı yıkımın yeni itici gücü: Yapay zekâ
Özhelvacı, EGİAD tarafından hazırlanan Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir – Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı başlıklı rapora da değindi. Joseph Schumpeter’in yaratıcı yıkım yaklaşımının günümüz ekonomisinde yapay zekâ ve veri teknolojileri üzerinden yeniden karşılık bulduğunu belirten Özhelvacı, ekonomik gelişmenin mevcut yapıların daha yenilikçi ve daha fazla değer üreten yapılarla yer değiştirmesiyle gerçekleştiğini hatırlattı. Yapay zekâ ve veri analitiğinin bu sürecin güçlü itici unsurları arasında bulunduğunu kaydederek, iş modellerinden üretim süreçlerine, çalışanlardan beklenen yetkinliklerden şirketlerin karar alma mekanizmalarına kadar birçok alanın yeniden şekillendiğine dikkat çekti. Şirketlerin bu değişim karşısında hazırlık yapması ve mümkün olduğunca dönüşüme yön vermesi gerektiğini aktardı.
EGİAD’dan öğrenen ve dönüşen iş dünyası vurgusu
EGİAD’ın iş insanları derneği olmasının yanı sıra liderlik ve öğrenme platformu olarak da faaliyet gösterdiğini belirten Özhelvacı, yapay zekâ ve veri okuryazarlığının önümüzdeki dönemde iş dünyasının temel yetkinlikleri arasında yer alacağını kaydetti. Miuul’un katkılarıyla gerçekleştirilen seminerin şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirterek, iş dünyası açısından tartışmanın artık yapay zekânın kullanılıp kullanılmayacağından çok, teknolojinin ne kadar doğru, verimli ve stratejik kullanılacağı noktasına taşındığını ifade etti. Teknolojinin hızlı değişimine dikkat çeken Özhelvacı, rekabet avantajında değişimin hızına yetişmenin yanı sıra teknolojik gelişmeleri doğru okuyarak iş modeline aktarabilmenin de belirleyici olacağını kaydetti.





